Bilime duyulan merak

Sektörün az sayıdaki kadın yöneticilerinden biri olan Ayla Türkmen bir bilim tutkunu. Çocukluk yıllarından beri fizik ve matematiğe ilgi duyan Türkmen, bilişim sektöründe çalışmaktan büyük keyif aldığını, daha lise yıllarındayken bu alanda çalışmaya karar vermiş olduğunu anlattı.

Beliz Kudat

25 yılı aşkın bir süredir bilişim endüstrisinin içinde olan Ayla Türkmen, sektörde az sayıdaki bayan yöneticilerden biri . Geçtiğimiz aylarda AC Türkiye’yi kurarak şirketin genel müdürlük görevini yürütmeye başlayan Türkmen, uzun yıllar sektörün önemli kuruluşlarında çalıştı.
İngiltere’de bilgisayar mühendisliği eğitimi alan Türkmen, bilişim sektörünün Türkiye’de yeni filizlenmeye başladığı dönemlerde çalışma hayatına atıldı. Profesyonel iş hayatına 1975 yılında Aygaz’ın bilgiişlem bölümünde başlayan Türkmen, yaklaşık 7 yıl çeşitli şirketlerin bilgiişlem departmanlarında görev yaptı. Bir süre sonra Kanada’ya yerleşen Türkmen, yurtdışındayken de sektörden kopmadı ve Kanada’da da bir şirketin sistem analizi bölümünde yazılımcı olarak çalıştı. 1982 yılında Türkiye’ye döndü ve sırasıyla NCR, Ereğli Demir Çelik Fabrikası, Hewlett Packard Türkiye’de görev yaptı. AC Türkiye’yi kurmadan önce Türkmen, daha sonra Vanenburg Türkiye olarak isim değiştiren Baan Türkiye’de Genel Müdür olarak çalışmaktaydı.

Bilinçli seçim

Ayla Türkmen’in iş hayatında bilişim sektörünü seçmesi tesadüf değil. Çocukluğundan itibaren fizik ve matematik gibi bilimlere ilgi duyan Türkmen, ilk, orta ve lise hayatında bu konularda çok iyi bir eğitim aldığını söylüyor.
Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Bartın’da geçiren Türkmen, o günleri şöyle anlatıyor: “Bartın yemyeşil, çok güzel bir yerdi. Aynı zamanda modern ve renkliydi. Babam Bartın’da bir fabrikanın işletme müdürlüğünü yapıyordu. İşi gereği biz de fabrikanın lojmanlarında kalıyorduk. Oturduğumuz lojmanlar şehrin dışındaydı.
Bartın’da okuduğum yıllarda çok iyi öğretmenlerimiz vardı. Ortaokul yıllarından itibaren bilime karşı ilgim büyüktü. Liseye gitme çağım geldiğinde İstanbul’a geldim”.
Türkmen, liseyi İstanbul Şaşkınbakkal’daki Fenerbahçe Lisesi’nde okudu. 1970 yılında mezun olan Türkmen, Fenerbahçe lisesinin ilk mezunlarından.
Üniversitede okuyacağı bölümü seçerken de ne istediğini bilerek hareket ettiğini söyleyen Türkmen, o yılları şöyle anlatıyor: “Fenerbahçe lisesi, o yıllarda çok iyi eğitim veren bir okuldu. Lise yıllarımdayken mühendis olmayı kafama koymuştum. Bilgisayar mühendisliğini seçmem de son derece bilinçliydi. O yıllarda bilişim dünyası çok farklıydı. Bilgisayarlar hayatımıza yeni yeni giriyordu. Bu nedenle bana bu alan çok cazip geliyordu.”

Düzeni keşfetmek

İngiltere’deki okul yıllarını gülümseyerek hatırlıyor Türkmen ve devam ediyor: “O dönemlerde Çok güzel bir okulumuz vardı. Biliyorsunuz eğitim sistemleri yurtdışında çok rahat. Çok tepelerde bir öğrenci değildim. Ama sorunsuz okudum ve son derece keyif aldım. Bunda Türkiye’de aldığımız eğitimin büyük payı vardı. İngiltere’de birkaç Türk öğrenciydik ve okulun ilk Türk öğrencileriydik. Bunun verdiği bir keyif ve gurur vardı.
Bilgisayar programcılığı o zamanlar cazip geliyordu. Okulda analitik yapılar hakkında da eğitim görüyorduk. Bu bana eğlenceli geliyordu. Ben zor bilimleri çok severim. Hala matematik ve fizik kitapları okurum. İnsan bu gibi konulara ilgi duyup araştırmaya başlayınca evrenin düzenini keşfetmeye başlıyor. Bu düzeni keşfetmeye çalışmak çok eğlenceli. Öğrendikçe anlıyorsunuz ki hiçbirşey tesadüflerle olmuyor”.

En büyük hayal

Ayla Türkmen, emekli olmaya inanmayanlardan. Hayat boyu öğrenmeye ve çalışmaya inanıyor. Bazı hayallerin emekliliğe ertelenmesine de son derece karşı. Ona göre, hayaller ve gerçekten yapılması istenen şeyler için beklemek yersiz. Sadece istenilen şeyler için vakit ayırmak gerekiyor.
Ancak Türkmen’in hayalleri biraz sıradışı. Böyle bir hayalin gerçekleşip gerçekleşemeyeceğini de bilmiyor.
“Hayalim tekrar öğrenci olmak. Matematik, fizik, tarih gibi ilgilendiğim konularda eğitim alabileceğim bir ortam istiyorum. Bir eğitim kampı düşünün. Konularında uzman profesörlerin ders verdiği, uzaklarda bir yerde bir kamp. 15-20 gün bu kampa kapansam ve ilk çağlardan başlayarak tüm bu ilgilendiğim konularla ilgili birşeyler öğrensem. Ne kadar harika birşey olurdu, değil mi?”.

belizk@interpro.com.tr