VakıfRisk’ten yüksek teknolojiye destek

VakıfBank tarafından 1996’da kurulan ve Türkiye’nin ilk risk sermayesi şirketi olduğu iddia edilen VakıfRisk’in destek verdiği projelerin üçü yüksek teknoloji projeleri.

Gamze GÖKER

VakıfBank tarafından 1996’da kurulan VakıfRisk proje değerlendirmeye devam ediyor. Bugüne dek incelediği 400’e yakın projeden desteklemeye değer bulduğu üç projenin de ortak özelliği ileri teknoloji projeleri olmaları.

SPK’nın 1993’te yayınladığı risk sermayesi yatırım ortaklıkları tebliğine dayanarak kurulan VakıfRisk 1,5 ay önce halka açıldı. 2800 lira ile borsaya giren VakıfRisk’in şu an ki hisse değeri 7000 TL.

Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu’da uzun bir süredir kullanılmakta olan risk sermayesi sisteminin uygulandığı ülkelerin, teknolojik yenilenmesine, ilerlemesine büyük katkıları olan bir finans aracı olduğunu belirten VakıfRisk Genel Müdürü Cengiz Erdal, Microsoft, Amazon com., Yahoo, Apple bilgisayarları, Parker kalemlerinin de risk sermayesi yatırım ortaklıklarının yatırım yaptığı projeler olduğunu söyledi. Erdal, VakıfRisk Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin risk sermayesi uygulamasının Türkiye’de de yapılabileceğini göstermek ve bu işe öncülük etmek üzere kurulduğunu vurguladı.

Risk sermayesi yatırımlarının yapılabilmesi için ekonomide ilerinin görülebilir olması gerektiğini vurgulayan Cengiz Erdal, şu anda dünyada bu uygulamanın içerisinde 100 milyar dolarların üzerinde fonlar bulunduğunu kaydetti.

Metal, sağlık ve telekomünikasyona destek verildi

VakıfRisk’in ilk yatırım yaptığı proje ODTÜ yerleşkesindeki KOSGEB ortaklığıyla kurulan Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde faaliyet gösteren Teknoplazma İleri Teknoloji Malzemeleri A.Ş. Küçük kesici ve delici aletleri kaplayarak ömürlerini 7 ila 20 kat artırma projesi üzerinde çalışan şirketin tam kapasiteyle üretim yapar durumda olduğunu hatırlatan Erdal projeye 500 bin dolarlık yatırım yaptıklarını açıkladı.

İkinci yatırım ise Tübitak-MAM’da faaliyet gösteren sağlık sektörüyle ilgili bir proje. Proje sahipleriyle yapılan görüşmeler sonrasında proje merkezinin Tübitak’ın Gebze’deki bölgesinden alınıp İzmir’de Ege serbest bölgesinde İnova Biyoteknoloji A.Ş. olarak kurulduğunu söyleyen Erdal Hepatit B, Hepatit C, HIV ve benzeri hastalıklar ile hamileliğin hızlı bir şekilde teşhisinde kullanılan tanı kitleri ürettiklerini ifade etti. Bu projeye verilen destek de 500 bin dolar civarında.

VakıfRisk TR-net’e ortak

Üçüncü yatırımını Türkiye’nin ilk ISS’i olan TR-net’i işleten Ortadoğu Yazılım A.Ş.’ye ortak olarak gerçekleştiren VakıfRisk, geçtiğimiz aylarda yüzde 55’lik oranla TR-net’e ortak olan VakıfBank’ın hissesi içinde yüzde 15’lik paya sahip. ODTÜ Geliştirme Vakfı’na bağlı Ortadoğu Yazılım Hizmetleri A.Ş.’nin 10 yıl önce kurduğu TR-net’in yüzde 20’sini ise Global Menkul Değerler ve bağlı şirketi Avrasya Menkul Değerler’in satın aldığını daha önce duyurmuştuk. VakıfRisk’in bu proje için yaptığı yatırım miktarının 1,5-2 milyon dolar olduğu belirtiliyor.

Dünyada risk sermayesi şirketlerinin ileri teknoloji projelerine destek verdiğini ya da bir alanda yoğunlaştıklarını ancak Türkiye’nin ilk risk sermayesi kuruluşu olduğu için VakıfRisk’in bir sektör belirlemediğini söyleyen Cengiz Erdal, destek verdikleri üç örnekte yönetim kurulunda bulunduklarını ancak şirketin işleyişine kesinlikle karışmadıklarını, stratejik, ileriye dönük kararlarda görüş belirttiklerinin altını çizdi.

" Proje sizden finansman bizden"

Yüksek teknoloji içermeyen ancak potansiyeli olan yatırımlara da rahatlıkla yatırım yapabileceklerini belirten Cengiz Erdal, şimdiye kadar risk sermayesinin ruhuna uygun projelere yatırım yaptıklarını, bundan sonra da alan olarak bir tercihleri olmadığını, her sektörden projeye destek verebileceklerini ifade etti. VakıfRisk’in sloganı " Proje sizden finansman bizden".

Erdal sözlerine şöyle devam etti: "Ekonomik durum düzeldikçe bu iş gelişiyor. 2000 yılının başından itibaren çok güzel sinyaller almaya başladık. Bizden sonra birtakım bankaların risk sermayesi şirketi kurma çabalarının olduğunu görüyoruz. Risk sermayesi şirketleri artacak. Türkiye’de birkaç sene içinde çok güzel bir risk sermayesi sisteminin oluşacağına inanıyorum."

250 milyar TL sermaye ile kurulan Vakıf Risk’in şu anki ödenmiş sermayesi 500 milyar lira. 2 trilyon kayıtlı sermayesi bulunan şirketin yüzde 37,5’i halka açılmış durumda. 8 kişilik bir personelle çalışan VakıfRisk teknik elemana gereksinim duyduğunda ilgili kurumlardan, Tübitak’tan, üniversitelerden ediniyor.

Foto: VakıfRisk Genel Müdürü Cengiz Erdal, Internet konusunda start up projelere de rahatlıkla yatırım yapabileceklerini söyledi.

Risk sermayesi sistemi nasıl işliyor?

Risk sermayesinin tanımına gelince. Yeni bir ürün, teknoloji, üretim ya da hizmet biçimi amaçlayan verimli ve karlı yatırım projelerine özkaynak desteği sağlayan bir finansman sistemi olan risk sermayesi, hisse senedi alıyor, ürün ve hizmet üretimine yardımcı oluyor, şirket yönetimine katılıp stratejik kararlara katılıyor. Uzun dönemli destek veren risk sermayesi aranan özelliklere sahip projesi bulunan ancak kendi olanakları ile finans sağlayamayan ya da bankadan borç alamayan kişilere destek oluyor.

Risk sermayesi sisteminin işleyiş şekli şöyle: Proje sahibi girişimci risk sermayesi ile iletişime geçtikten sonra eğer karşılıklı çalışmanın sürdürülmesine karar verilirse bir proje planı hazırlayarak risk sermayesi şirketine yazılı olarak başvuruyor. Değerlendirme aşamasında projeyi inceleyen şirket kendi normlarına uygun olan proje sahiplerini görüşmeye çağırıyor. Eğer anlaşmaya varılırsa proje ekonomik, teknik ve mali açıdan en az beş yıl gözönünde bulundurularak ayrıntılı biçimde inceleniyor. Fizibilite sonuçları değerlendirilen proje risk sermayesi tarafından olumlu değerlendirilirse projenin özgün koşullarına göre yatırım tutarı ve yatırım esasları belirleniyor ve karşılıklı hak ve yükümlülükleri içeren bir yatırım sözleşmesi imzalanıyor. Böylece kurulan bir anonim şirket ile gerçekleştirme aşamasına geçiliyor, görev bölüşümü yapılıyor. Projenin önceden belirlenen başarı noktasına gelmesi ile de risk sermayesi şirketi yatırım sözleşmesinde belirlenen şekilde yatırımdan çıkıyor.

Başlangıç yatırımlarının yaygın uygulanan yatırım süresi 5-10 yıl arası ancak risk sermayesi yatırımları çok uzun dönemli ya da likit yatırımları olarak değerlendirilmemeli. Başlangıç sermayesi yatırımlarından çıkış 3 ila 7 yıl arasında değişiyor. Yatırımdan en uygun çıkış şekli halka açılma. Son yirmi yıllık dönemde dünyada yaklaşık 3 bin risk sermayesi yatırımı halka açıldı.

Risk sermayesi nasıl para kazanıyor?

Belli bir sermayeyle oluşturulan fon çeşitli yatırımlara dağıtılıyor. Sonra yatırımlardan geri dönüşler başlıyor. Şirket istenilen düzeye geldikten sonra daha önceden belirlenen yatırımdan çıkma yöntemi uygulanıyor. Yani risk sermayesi şirketi kendi hisselerini şirketin hissesinin rayiç bedeli üzerinden ya girişimciye satıyor ya da İMKB’de halka açıyor. Geri dönüşlerin ve projeden çıkarken elde edilen gelirlerin toplamı da risk sermayesinin gelirini oluşturuyor.