Merhaba,

Biliyorsun artık Bilişim 2000’e sadece birkaç hafta kaldı. Tüm bilişim sektörü var gücüyle Bilişim 2000’e hazırlanıyor. Tahmin edersin ki herkes gelecek yıllarda pazara sunacakları ürünleri, teknolojileri sergilemek, sektörün gündemini oluşturan önemli konuları tartışmak üzere biraraya gelecek. Sektör hem çalışacak hem de sosyal etkinliklerle yorunluk atacak. Kısacası hepimiz nefesimizi tuttuk, Bilişim 2000’i bekliyoruz.

Bu hafta da sana bir evlilik haberim var. AMD Türkiye Bölge Temsilcisi Zehra Erem, geçtiğimiz günlerde evlendi. Duyduğuma göre Erem’in Kadıköy Evlendirme Dairesi’ndeki nikahında birçok sektör yetkilisi varmış. Daha sonra Erem ve eşi, yakın arkadaşlarıyla biraraya gelerek Arnavutköy sahilinden bir tekneye binmişler ve güzel bir Boğaz gezintisi yapmışlar. Yeni evliler balayılarını geçirmek üzere yunan adalarına gitmişler. Eh, bize de ömür boyu mutluluklar dilemek kalıyor tabi…

Geçen gün bir arkadaşımdan çok ilginç bir e-posta aldım. Bu e-postada Oracle Başkanı Larry Ellison’ın Yale Üniversitesi 2000 yılı mezunlarına yönelik yaptığı konuşma yer alıyordu. Sen de bilirsin, Amerikan üniversitelerinin mezuniyet törenlerinde kendi alanlarında önemli, yükselmiş kişiler öğrencilere gelecek ve iş hayatıyla ilgili tavsiyeler vermek üzere konuşmalar yaparlar. Ellison da konuşmasında öğrencilere bazı öğütler vermiş. Ama bu tavsiyeler, klasik tavsiyelerden biraz farklı… Üniversite öğrenimini bırakıp iş hayatına atılan ve şu anda dünyanın en zengin adamları arasında yer alan Ellison, öğrencilere zamanında okulu terk etmedikleri için hata ettiklerini söylüyor. Bilirsin Ellison’ın çok enteresan konuşmaları vardır. Ama dünyanın en prestijli üniversitelerinden birinin öğrencilerine yaptığı bu konuşma gerçekten de çok ilginç. Şimdi Ellison’ın gerekçelerini merak ediyorsundur tabi. İşte sana birkaç örnek:

“…..Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki de aslında hiçbir şey başaramamış olacak. Ve siz, ortadaki? Siz de başaramayacaksınız.”
“….Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir birşey. Ben, Lawrence ‘Larry’ Ellison, üniversite terk, kim oluyorum ve bu yetkiyi nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli yükseköğrenim kurumunun bu yılki mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum? Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim: Çünkü ben, Lawrence ‘Larry’ Ellison, üniversite terk ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. Siz değilsiniz.
Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve dünyanın -şimdilik- en zengin adamı.
Siz değilsiniz.
Çünkü Paul Allen, o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı. Siz değilsiniz. Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve siz o listede hala yoksunuz.”
“…arkadaşlık bağlantılarına fena halde ihtiyacınız olacak. İhtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz. Dolayısıyla asla dünyanın en zengin insanları arasına katılamayacaksınız. Elbette, belki de listeye10 ya da 11. sıradan, Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi girebilirsiniz. Ama herhalde onun kimin için çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi? Sadece kayda geçsin diye söylüyorum, o da zaten master sınıfından terk. Biraz geç kalmış anlayacağınız. Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu konuşmadan sonra çoğunuz kendi kendinize soruyorsunuz: ‘Yapabileceğim bir şey var mı? Bir umudum var mı?’ Maalesef hayır. Çok geç kaldınız.”
“……Sizi, yılda 200 bin dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa bırakıyorum. Üstelik o maaş çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu terk etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek. Öğütlerim size değil, daha alt sınıfta okuyanlara. Size söylüyorum! Hemen ayrılın. Daha güçlü söyleyemem. Ayrılın! Hemen toplayın eşyalarınızı ve fikirlerinizi ve bir daha geri dönmeyin. Terk edin. Herşeye yeniden başlayın…”
Çok ilginç değil mi? Şaşkınlıkla okuduğunu biliyorum. Haftaya görüşmek üzere...

Hoşçakal