Akın Evren akine@interpro.com.tr

Eski köye yeni ekonomi

Bilişim teknolojilerinin tetiklediği büyüme ve yaratılan yeni iş modelleri, özellikle ABD kökenli iş teorisyenlerine "paradigma değişiklikleri" diye adlandırılan ve de klasik kapitalist ekonominin kurallarının da değiştiğini öne süren bir "yeni ekonomi" kavramı yarattı.

Bizim sektörümüzü yakından ilgilendirdiği için ve biraz da, geleceğe ilişkin umutları içerdiği için bu terim bizim de dilimize pelesenk oldu. Kısaca özetlersek, atomların yerine "bit"lerin yer değiştirdiği ve bir meta olarak değer kazandığı bir dünyanın kendine özgü kurallarından söz edilmekte. Bu dünyada değer ölçüleri de değişik. Değer, yokluktan değil, bolluktan kaynaklanıyor. Denge kurallarının yerini akışa ayak uydurma stratejileri, etkinliğin yerini fırsatçılık alıyor.

Genelde mecut durumun çok kısa dönemli gözlemlerinden evrensel çıkarsamalar yapmayı seven Amerikalı iş guruları klasik ekonomiye bulaşarak biraz fazla cesaret gösteriyorlar. Konuya bir diğer açıdan baktığınızda da geleneksel modeller ve kavramlarla açıklanamayacağı iddia edilen, örneğin ağ şirketlerinin "önlenemez yükselişi" gibi olguların temelde "arz ve talep dengesi"ne ve Adam Smith'in artık gerçekten "herşeyi bilen" Homo Economicus'unun anında gerçekleştirebildiği "al/sat" kararlarına bağlı olduğunu görüyoruz. Yaşlı Grenspan'ın "Gaza gelmeyelim arkadaşlar" diye neden bağırdığını birkaç ay sonra görerek anlayabiliyoruz.

Kanada Borsası’nın ilk kuruluş yıllarında borsanın en cazip hisseleri altın arama şirketlerinin hisseleriymiş.

"Klondike nehrinin kıyısında bir altın damarı bulundu" haberi ile birden prim yapan hisse senetleri satın alan garibanların elinde kalırken kurnazlar yeşil dolarlarla toz olurlarmış. Daha sonra, ağır kanlılığı ve yavaş iz sürmesi ile ünlü Kanada Atlı Polisi ağır ağır peşinden gidermiş üçkağıtçıların.

Ağ şirketleri bana neden bu öyküyü çağrıştırdı bilmiyorum. Bildiğim bir şey var. Ağda olsun, bağda olsun, gerçek bir değer üretilmeden farklılık yaratılamaz. Ne varki bugün "Homo Economicus"lar çok uyanık. Sadece yaratılan değeri değil, yaratılacak değeri de değerlendirip satın alıyorlar. Buna kumar da diyebilirsiniz. Borsacılar "forwarding" diyor.

Ne derseniz deyin, eski köye yeni adetler geliyor…