|
|
|
| Cep telefonu baz
istasyonlarının yaydığı enerjinin toplum sağlığı üzerine
etkileri tartışılmaya devam ediyor. Tartışmalar bir süre daha süreceğe
benzer. İlgili ve bilgili olanların belki de yanıt vermeye değer
bulmadıkları için suskun kalmaları, toplumun gerçeklere değil de
inanmak istediklerine inanmasına ortam hazırladı.
Evet doğrudur, cep telefonu baz istasyonları, fazlası insan sağlığına olumsuz etki edecek bir enerji yaymaktadır. Ama; bir kullanıcı, baz istasyonundan aldığı enerjinin on binlerce katını kendi kullandığı cep telefonundan almaktadır. Kullanmayanların ortamdaki enerjiden etkilenebilecekleri de doğrudur. Bu nedenle insan sağlığı için belirlenmiş olan sınır değerin geçilmemesi sıkı bir şekilde denetlenmelidir. Beri yanda, toplum sağlığına olumsuz etki açısından elimizde henüz yeterli istatistiki bilgi yoktur. Bu nedenle söz konusu sınır değerin bile güvenli olduğu kesin değildir. Üstelik, insan sağlığına olumsuz etkileri olan tek enerji kaynağı cep telefonu değildir ki? Belki en büyük kaynak evlerde sabahtan akşama açık duran televizyon alıcılarıdır. Bunların yaydığı enerjinin sağlığa olumsuz etkileri yönünde elimizde daha tutarlı bilgi mevcuttur. Ama kimseler çıkıp TV alıcıları şehir dışına taşınsın da demiyor! Konunun olumlu yanlarına bakalım: GSM’in enerji kontrolü var. Baz istasyonu yakınsa, enerjiyi azaltıyor. Bu nedenle daha sık baz istasyonu kurulması toplum sağlığı açısından yararlı. Yakın zamanda kullanmaya başlayacağımız DCS, GSM’e göre on kat daha az enerji yayıyor. Bir süre sonra bu nedenle sorun oldukça azalacak. (UMTS) üçüncü kuşakta da enerji DCS düzeyinde. Girişimcilere bir çağrı: “International Comission on Non-Ionizing Radiation Protection Guidelines”a göre GSM için 42 V/m, DCS için 59 V/m olan sınır değerlere göre bir radyasyon birikimi ölçer cihaz yapsınlar. Meraklı olan da alsın cebinde taşısın, ne dozda enerji aldığını ölçsün. Eğer toplumun çoğunluğu sınır değer düzeyinde enerji alıyorsa, fırtınayı o zaman koparalım. |
||||||||
|