| Teknik olumluluk ya da olumsuzluk içermeyen
nötr bir ifade. İçinde ne estetik var, ne sanat, ne duygu, ne mana.
Sadece fonksiyonellik ve fayda. Makine gibi... Bilgisayarların
memnuniyeti bizi ilgilendirmiyor. Güzelliği, nezaketi, olumlu ya da
olumsuz tutumları yok. Aslında genelde yüzyılımız böyle. Odaların
kapılarını kapatmamız gerekmiyor. Onlar kendileri kapanıyorlar.
Hamburger yerken çatal bıçak kullanamıyoruz.
Bilgisayarların komutları, hemen ve hatasız yerine getirmesini
bekliyoruz. Sorun çıkaranı değiştiriyoruz. Makineler sayesinde bol
üretim var ve biz tükettikçe tüketiyoruz. Yeni bir cep telefonu,
daha yeni bir cep telefonu, ve daha yenisi... Sabır kayıp, vefa yok,
nezaket gereksiz. Önemli olan hız, fonksiyonellik, yenilik... Maalesef
beyaz adamın durumu da aynıydı. Hızla daha büyük, çok daha büyük
çiftlikler kurmaya çalışıyordu. Karşısına çıkan yerlileri yok
edip, zencileri köle ederken sadece fonksiyonellik ve fayda peşinde koşuyordu.
Nezakete vakti yoktu.
Teknokratlığın ve başdondürücü bir
hızla ilerleyen teknolojinin en fazla etkisinde olanlar bilgisayar sektöründekiler.
Mühendislik eğitiminin insanı nasıl analitik, fonksiyonellik ve
fayda odaklı hale getirdiğini hepimizin bildiğini sanıyorum. Doğa
nasıl bu kadar tahrip edildi sanıyoruz? Fonksiyonel olmadığı düşünülen
canlı ve cansızların ortadan kaldırılmasıyla... Bir barajın çevreye
en az zararlı olabileceği yerin seçilmesi gerektiği düşünülmedi
bile.. Çünkü baraj yararlıydı. 50 yıl için! Orada binlerce yıldır
varolagelmiş kurdun kuşun, börtü böceğin, toprağın, çamurun ne
yararı vardı? Kuş sesinin güzelliğini, doğa manzarasının, temiz
havanın iç açıcılığını kimse umursamadı. Sadece biz değil, dünya
bu hatayı yaptı. Binlerce yıllık tarihi kültürel arkeolojik bölgeler,
enkaz gibi algılandı. Ve bu hala böyle sürüyor. Bir yenisi asla oluşturulamayacak
değerler tek tek elden gidiyor; kısa vadeli fayda ve fonksiyonellik adına.
Bu yüzyılda yaşıyor olmakla ve teknik
alanda bulunmakla tehdit altındayız. Sezgilerimizi, estetik değerlerimizi
yitirme tehdidi altında. Analitik kafalarımız, bizlerle aynı yüzyılda
yaşayan pek çok kişiden de ileri. Bu, zihinlerimizi belirli bir
alanda derinleştiriyor. Makineleşmemek için ve dengeleri korumak için
teknikdışı alanlara da kaymamız gerekiyor. Renkler, şekiller, müzik,
spor, doğa, kültür, arkeoloji, tarih, insanlarla iletişim kurmak
bizler için gerekli. Bir çiçek ekip onun gelişmesini izlemek, hem ne
kadar yavaş, hem de ne kadar hızlı olduğunu görmek, bir şiirdeki
anlamı içivermek, doğanin mükemmelliğini ve estetiğini gözlemlemek
bizler için çok önemli. Tarih bilmek, çok kültürlü düşünceyi
geliştirmek, sevgiyi, saygıyı, nezaketi, yıllar içinden süzülerek
gelmiş toplumsal kuralları öğrenmek önemli. Olumlu ve yapıcı
olmak, eğitici ve geliştirici olmak gibi gönüllü model-antrenör-öğretmen
davranışları, incelmemiz icin çok onemli.Toplumsal kural derken kadınların
dövülmesini, putlaştırılmış anlamsız adetlerin tabu gibi
uygulanmasını, sahtekarların uydurma tedavi yöntemlerinden yararlanılmasını
kasdetmiyorum. Gerçek, güzel ve anlamlı toplumsal kurallardan söz
ediyoruz. Toplumsal bağları kuvvetlendiren, olumluluk üreten...
Fonksiyonellik, fayda ve kolaylaştırma
tabii ki olacak, ama incelme yolundaysak makineleşmeden bunu başarabileceğiz.
Makinelerin dünyasında makineleşmeden insanlıkta derinleşebilmek için
birşeyler yapmamız gerekiyor. Olumluluk, güzellik, incelik peşinde
koşmanın bizi inceltince zayıflatacağını da sanmayalım. Mühendis
olarak biliyoruz ki ince, hassas olup da, esnekliği de, dayanıklılığı
da çok yüksek olan maddeler vardır. Fikrimizi, zihnimizi ince, hassas
ama güçlü, dayanıklı ve esnek hale getirmek bizi zayıflatmaz,
ancak yüceltir. Bu düşünceleri çevremize aşılamak da yalnız
kalmamızı engelleyecektir. |