Meltem Yaman
meltemy@altavista.com
Pozitif Danışmanlık

Teknik işlerde çalışmak

Teknik olumluluk ya da olumsuzluk içermeyen nötr bir ifade. İçinde ne estetik var, ne sanat, ne duygu, ne mana. Sadece fonksiyonellik ve fayda. Makine gibi... Bilgisayarların memnuniyeti bizi ilgilendirmiyor. Güzelliği, nezaketi, olumlu ya da olumsuz tutumları yok. Aslında genelde yüzyılımız böyle. Odaların kapılarını kapatmamız gerekmiyor. Onlar kendileri kapanıyorlar.

Hamburger yerken çatal bıçak kullanamıyoruz. Bilgisayarların komutları, hemen ve hatasız yerine getirmesini bekliyoruz. Sorun çıkaranı değiştiriyoruz. Makineler sayesinde bol üretim var ve biz tükettikçe tüketiyoruz. Yeni bir cep telefonu, daha yeni bir cep telefonu, ve daha yenisi... Sabır kayıp, vefa yok, nezaket gereksiz. Önemli olan hız, fonksiyonellik, yenilik... Maalesef beyaz adamın durumu da aynıydı. Hızla daha büyük, çok daha büyük çiftlikler kurmaya çalışıyordu. Karşısına çıkan yerlileri yok edip, zencileri köle ederken sadece fonksiyonellik ve fayda peşinde koşuyordu. Nezakete vakti yoktu.

Teknokratlığın ve başdondürücü bir hızla ilerleyen teknolojinin en fazla etkisinde olanlar bilgisayar sektöründekiler. Mühendislik eğitiminin insanı nasıl analitik, fonksiyonellik ve fayda odaklı hale getirdiğini hepimizin bildiğini sanıyorum. Doğa nasıl bu kadar tahrip edildi sanıyoruz? Fonksiyonel olmadığı düşünülen canlı ve cansızların ortadan kaldırılmasıyla... Bir barajın çevreye en az zararlı olabileceği yerin seçilmesi gerektiği düşünülmedi bile.. Çünkü baraj yararlıydı. 50 yıl için! Orada binlerce yıldır varolagelmiş kurdun kuşun, börtü böceğin, toprağın, çamurun ne yararı vardı? Kuş sesinin güzelliğini, doğa manzarasının, temiz havanın iç açıcılığını kimse umursamadı. Sadece biz değil, dünya bu hatayı yaptı. Binlerce yıllık tarihi kültürel arkeolojik bölgeler, enkaz gibi algılandı. Ve bu hala böyle sürüyor. Bir yenisi asla oluşturulamayacak değerler tek tek elden gidiyor; kısa vadeli fayda ve fonksiyonellik adına.

Bu yüzyılda yaşıyor olmakla ve teknik alanda bulunmakla tehdit altındayız. Sezgilerimizi, estetik değerlerimizi yitirme tehdidi altında. Analitik kafalarımız, bizlerle aynı yüzyılda yaşayan pek çok kişiden de ileri. Bu, zihinlerimizi belirli bir alanda derinleştiriyor. Makineleşmemek için ve dengeleri korumak için teknikdışı alanlara da kaymamız gerekiyor. Renkler, şekiller, müzik, spor, doğa, kültür, arkeoloji, tarih, insanlarla iletişim kurmak bizler için gerekli. Bir çiçek ekip onun gelişmesini izlemek, hem ne kadar yavaş, hem de ne kadar hızlı olduğunu görmek, bir şiirdeki anlamı içivermek, doğanin mükemmelliğini ve estetiğini gözlemlemek bizler için çok önemli. Tarih bilmek, çok kültürlü düşünceyi geliştirmek, sevgiyi, saygıyı, nezaketi, yıllar içinden süzülerek gelmiş toplumsal kuralları öğrenmek önemli. Olumlu ve yapıcı olmak, eğitici ve geliştirici olmak gibi gönüllü model-antrenör-öğretmen davranışları, incelmemiz icin çok onemli.Toplumsal kural derken kadınların dövülmesini, putlaştırılmış anlamsız adetlerin tabu gibi uygulanmasını, sahtekarların uydurma tedavi yöntemlerinden yararlanılmasını kasdetmiyorum. Gerçek, güzel ve anlamlı toplumsal kurallardan söz ediyoruz. Toplumsal bağları kuvvetlendiren, olumluluk üreten...

Fonksiyonellik, fayda ve kolaylaştırma tabii ki olacak, ama incelme yolundaysak makineleşmeden bunu başarabileceğiz. Makinelerin dünyasında makineleşmeden insanlıkta derinleşebilmek için birşeyler yapmamız gerekiyor. Olumluluk, güzellik, incelik peşinde koşmanın bizi inceltince zayıflatacağını da sanmayalım. Mühendis olarak biliyoruz ki ince, hassas olup da, esnekliği de, dayanıklılığı da çok yüksek olan maddeler vardır. Fikrimizi, zihnimizi ince, hassas ama güçlü, dayanıklı ve esnek hale getirmek bizi zayıflatmaz, ancak yüceltir. Bu düşünceleri çevremize aşılamak da yalnız kalmamızı engelleyecektir.