|
|
|
|
| Bilişim çalışanı aranıyor
Türkiye’de birçok mühendislik bölümü mezunları iş bulma sıkıntısı yaşayıp büyük oranda açıkta kalırken bilgisayar mühendisliğine gereksinim duyan sektör büyük bir açlık yaşıyor. Açığın kapatılması yolundaki en büyük engel ise nitelikli öğretim üyesi eksikliği olarak görülüyor. Aslı EVREN Bu yıl ÖSS sınavı ile üniversiteye girecek olan bilişim çalışanı adayı sayısı öğretmenlik, iki yıllık bilgisayar programcılığı ve mühendislik bölümleri ile birlikte 10 bin 678. 2 bin 646 kişilik bilgisayar mühendisliği kontenjanının yanı sıra İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri, Yönetim Bilişim Sistemleri, Bilgisayar, Matematik-Bilgisayar, Bilgisayar ve Enformasyon Sistemleri, Enformasyon Teknolojileri ve Enformatik gibi çoğu yeni olan dört yıllık bölümlere de toplam 906 kişi alınacak. İki yıllık bilgisayar donanımı ve bilgisayar programcılığı bölümlerinin toplam kontenjanı ise 5bin 786. Akademisyenler, bu sayının hepsinin nitelikli işgücü olarak sayıldığı taktirde bile umut verici bir sayı olduğunu ancak bir elin parmaklarını geçmeyen okullar dışında verilen eğitimlerin öğretim üyesi açığı sebebiyle son derece yetersiz olduğunu söylüyorlar. Geçtiğimiz yıl TBV adına “Bilgisayar Mühendisliği Bölümlerinde Öğretim Üyesi Açığı” konulu bir araştırma yapan ODTÜ Rektör Danışmanı Fatoş Yarman Vural, araştırma döneminde belirlenen 70 bin bilgisayar mühendisi açığının günümüzde 100 binlere yaklaştığının tahmin edildiğini ve nitelikli öğretim üyesi açığı kapatılmadıkça bu açığın gün geçtikçe büyüyeceğini söyleyerek şöyle devam etti: “Avrupa ve Amerika bağırıyor ‘bilgisayar mühendisi açığım var’diye ama Türkiye’deki durum çok daha vahim. 2 bin 500 öğrencinin en fazla 500’ü gerçek anlamıyla mühendislik eğitimi alabiliyor. 500 sayısının da en az yüzde 15’ini yurtdışına kaptırıyoruz. Bu yıl ODTÜ’den mezun olan 80 kişinin 15’i yurtdışına çalışmaya gitti. Doktorasını yapmış, uzman öğretim üyelerine gereksinim var, ancak doktorasını yapmış olan bir bilgisayar mühendisi yurtdışında en az 5 bin dolar alırken biz burada ona 500 dolar vermekten söz ediyoruz. Devletin maaş politikası bu yönde değişmedikçe birşey olacağını sanmıyorum.” Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akgül de konuyla ilgili alınması gereken en önemli tedbirin öğretim üyeliğinin cazip hale getirilmesi olduğunu söyledi. Akgül, sorunn giderilme mekanizmasının üç aşamaya bağlı olduğunu, ilk aşamanın da öğretim üyeliği mesleğinin cazip hale gelmesi olduğunu kaydetti. “Bütün iyi beyinleri kaçırıyoruz, kimse üniversitede kalmak istemiyor” diyen Akgül sözlerine şöyle devam etti: “İkinci aşama üniversitelerin yeniden yapılanma gereği. Talep edilmeyen ve piyasada iş imkanı bulamayan bölümlerin azaltılıp insanların kendilerini yenileyebileceği, yeni iş alanlarına kolayca adapte olacağı, esnek ve bilişim teknolojileri ağırlıklı yeni bölümlerin açılması lazım. En büyük darboğazımız öğretim üyesi. Gerekirse onlar da yeniden eğitilmeli, çünkü eğitimin kalitesiyle ilgili olarak da ciddi sorunlarımız var.” Akgül, üçüncü çözümü de çeşitli teknik bölümlerden mezun olup da iş bulamayan kesimi yeniden eğiterek bu kesimi bilişim sektörüne kazandırmak olarak açıkladı. Öte yandan bu yıl bilgisayar mühendisi toplam kontenjanı 2 bin 646 iken, eleman açığı kalmadığı ve yeni mezunların büyük çoğunlukla açıkta kalacağı belirtilen İnşaat Mühendisliği bölümlerine toplam 3 bin 78, aynı zorluğu yaşayan maden mühendisliği bölümlerine 884, iş alanı bulması şans sayılan ziraat mühendislikleri bölümlerine ise 3 bin 337 kişi alınacak. Devşirme bilişimci modeli Bilişim sektöründeki çalışan açığını kapatmaya yönelik olarak önerilen önemli modellerden biri farklı meslek sahiplerini bilişim konusunda yetiştirerek sektöre kazandırmak. “Devşirme bilişimciler” olarak da adlandırılan bu uygulama birçok özel kuruluş, üniversiteler ve sivil toplum örgütü tarafından desteklenmekte. Microsoft Türkiye, KoçSistem gibi bazı bilişim şirketleri, eğitim uygulamalarında “devşirme” bilişim çalışanı yetiştirmek üzere programlara yer veriyorlar. Devşirme bilişimci yetiştirme konusunda çalışmalar yürüten diğer bir kuruluş ise Türkiye Bilişim Vakfı. Konuyla ilgili olarak görüşlerini aldığımız TBV Projeler Koordinatörü Tuncer Üney, devşirme bilişimciler yetiştirmek üzere çeşitli özel kuruluşlar ve üniversitelerle görüşmeler yaptıklarını, bu modelin uygulanabilmesi için özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin birlikte hareket etmeleri gerektiğini düşündüklerini belirtti. Üney, “Bu kuruluşların birarada çalışması gerekli ancak yeterli değil. Özel bir şirket ya da üniversiteyle birlikte vereceğiniz eğitimlerle her sınıfa ancak 20-30 kişi alabilirsiniz. Sektörümüzdeki eleman açığının büyüklüğü düşünüldüğünde sadece bu eğitimlerle bir yere varılamayacağı görülüyor” dedi. Bu konuyu daha kapsamlı bir şekilde ele almak üzere bir proje üzerinde çalıştıklarını bildiren Üney, TBV olarak amaçlarının bir “Bilişim Enstitüsü” açmak olduğunu kaydetti. Üney, sözlerine şöyle devam etti: “Biz devşirme bilişimci yetiştirmek için daha büyük düşünüyoruz. Bunun için en uygunu bir Bilişim Enstitüsü açmak. Bu enstitü çeşitli kuruluşlarla işbirliği yaparak uluslararası standartlarda eğitim verecek. Eğitimin geniş kapsamlı olarak verilebilmesi için uzktan eğitim modelinin uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak bunun maliyetleri çok yüksek. Sermayeye gereksinimimiz var”. Bu projeye finansal kaynak bulabilmek için Avrupa Birliği’ne başvurduklarını söyleyen Üney, AB’nin projenin bölgesel bir proje olarak tasarlanması halinde destek verebileceğini bildirdiğini belirtti. Üney, proje için Yunanistan’daki bazı sivil toplum örgütleri ve kuruluşlarla da işbirliği yapabileceklerini sözlerine ekledi. |
|