|
|
|
|
| e-kent fay hattında
1 yıl ne çabuk geçti. 17 Ağustos depreminde ülkece yaşadığımız acılar, çaresizlikler hala belleklerimizde. Gördüğümüz manzaralar korkunçtu. Hayatını kaybeden insanlar, iskambil kağıdı gibi yıkılan evler, enkazda kurtarılmayı bekleyenlerin çığlıkları… Depremde hemen hepimiz insani olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirdik. Kurumlar acil olarak yardım ekipleri oluşturup deprem bölgesine gittiler ve ellerinden gelen her türlü yardımı yapmakta hiç tereddüt etmediler. Bilişim sektörü de gerek bireysel gerekse kuruluşlar olarak deprem felaketinin yaralarını sarmaya çalıştı, acil durum projeleri geliştirdi ve bunları uygulamaya koydu. Deprem sonrası evlerin, sokakların, kentlerin, şehirlerin kısacası ülkenin yeniden inşasında bilişim sektörünün katkısı çok açık olarak ortaya çıktı. Bunların da ötesinde deprem hepimize acı da olsa bir gerçeği gösterdi. Ülke olarak ulaştırmadan iletişime, sağlığa, imar planlarına kadar hemen her alanda bir altyapı eksikliği olduğunu somut bir şekilde gö rdük.BThaber olarak tüm bu eksikliklerin giderebilebileceği uzun vadeli projeleri üretmek için sektöre çağrıda bulunduk. Çağrımız üzerine biraraya gelen sektör yetkilileri, bilişim teknolojileri ile ayağa kalkan örnek bir kent, e-kent yaratma projesini geliştirdiler. Depremden en çok etkilenen beldelerden biri olan Değirmendere’de bir e-kent inşa edilmesine karar verildi. Değirmendere Bilişim Projesi’ni başlatmak için oluşturulan komite son olarak 1999’un Ekim ayında toplanarak projeyi yürütmek için Değirmendere Bilişim Vakfı’nın kurulmasına karar verdi. Turgut Oğuz’un başkanlığını üstlendiği kurulun üyeleri arasında şu şirketlerin yetkilileri yer aldı: Koç Grubu, Lucent, Empa, Pampa, Türkiye Bilişim Vakfı, Image, Tepum, Bilkom, İnformatik, VİS, Odel, İnterpro. Ayrıca IBM, Turkcell ve Ericsson’un da kurula katılımı gündeme geldi. Deprem sonrasında oluşturulan ve çok doğru bir noktaya getirilen projede o günden bugüne ne yazık ki fazla bir yol alınamadı. Şimdi bilişim sektörünün deprem sonrası yarattığı en önemli bilişim projesi, hayata geçmeyi bekliyor. Değirmendere Bilişim projesi ile belde, bilişim teknolojilerinin desteğiyle hem yeniden yapılanmanın en modern örneklerinin başında gelecek hem de bu çalışma sektörün bir laboratuvarı görevini görecek. Bilişim sektörü, 17 Ağustos anma törenlerine e-kent projesini gerçek anlamda hayata geçirerek katkıda bulunabilir. Burada tek tek çabalar pek yarar getirmiyor. Biraraya gelmeli, güçlerimizi birleştirmeli ve topyekun hareket etmeliyiz. Haydi bilişim sektörü! Elele vererek e-kentimizi fay hattından kurtaralım. Akalın: “Türkiye’nin ilk e-kentini Değirmendere’de kurmak istiyoruz” 17 Ağustos depreminin yıldönümünde Değirmendere Belediye Başkanı Ertuğrul Akalın ile deprem sonrasını, yeniden yapılanmada bilişimin katkısını ve e-kent hayalini konuştuk. Akalın’ın isteği, bilişim destekli bir e-kenti Değirmendere’de yaratmak. Bilişim sektöründen de bir isteği var: Değirmendere’yi ‘e’ yapmak için topyekün destek. Ama beklentisi maddi temellerin ötesinde daha çok şirketlerin bilgi birikimini beldeye aktarmaları, danışmanlık yapmaları, yol gösterici olmaları yönünde. Desteği tek tek şirketlerden almak yerine oluşturulan bir ortak komite ile birlikte hareket etmeyi tercih ettiklerini de sözlerine ekliyor Akalın. Akalın, e-kent hayalini gerçekleştirmek istediğini belirterek “Bunun için Değirmendere’nin altyapısı da hazır. Türkiye’de bu yoğunlukta başka Internet cafe’nin olduğu ve bu kadar çok çalıştığı bir yer yok. Üstelik burada fiber optik-kablo TV altyapısı da var. Bu parametreler kullanılarak her evde bir bilgisayar olması ve kentin yönetiminin bilişim destekli yapılması sağlanabilir. Altyapıdan yararlanarak belediye orijinli bilgisayar kursları oluşturup bu insanların kendi evlerinden belediye ile bilgisayar aracılığıyla bağlantı kurmalarını sağlamak istiyoruz. Belediye aracılığıyla bütün semtlerde, evlerden anketler yapıp onların taleplerini almak, yönetime katmak istiyoruz” diyor. “Değirmendere’de kurulan bilişim karavanlarında çocuklar ve gençler bilgisayarla haşır neşir. Değirmendere’de yapılan projelerden en çok bunu anlatırken heyacan duyuyorum. Çünkü bu işi çok önemsiyorum. Bilgisayarı herkese yaymak gerek” diyen Akalın, bilişim şirketlerinden beklentilerini de aktardı: “Siemens’in bize başvurusu var. İlk kablo TV altyapısını oluşturan şirket, bunun hayata geçmesi ve kullanılması için yardım etmek istedi. Bu şirket ile temasa geçilip deprem sonrası kablo TV altyapısının hangi durumda olduğu tespit edilebilir. Ve bu yapının düşündüğümüz şekildeki bir organizasyona nasıl uyumlu hale getirileceği tartışılarak birtakım projeler geliştirilebilir”. Akalın son olarak şu mesajı veriyor: “Değirmendere bilişim projesini oluştururken toplam kalite çalışmasının ana ilkelerini de uygulamak fikri vardı. Kente ve insana yönelik çok önemli bir çalışmaydı bu. Burada biraz tek başımıza kaldık gibi geliyor. Yeterli elaman ve donanımımız yok. Bilişim kenti projesi, toplumun her kesimi için çok önemli. Bu örneği Değirmendere’de oluşturalım. Diğerlerine örnek olsun.” |
|