Şeref Oğuz
seref@oguz.net

Chat’ın sonu mu?

Her kavramın başına bir e harfi ekleyip, yeniden tanımlamak, şu günlerin modası oldu. Ancak e ile temsil edilen Internet odaklı yaklaşımların da her şeyi etkilediği bir gerçek. Etki derecesi, kavramına göre değişiyor. Örneğin finans iş yapma modellerini, “bir daha asla geri dönülmez tarzda” etkilerken, ticarette göreceli daha az, kültürde ise daha yavaş bir değişim oluşuyor.

Kültür boyutununda, özellikle iletişim kurma tarzlarındaki değişim, her ne kadar tüm toplumu kapasamasa da, çok dramatik farklılaştırma yaratabiliyor.

Cep telefonunun, ne cep ne de telefonla ilgisi kalmadı artık. Internet’in bilgisayarların tekelinden çıkıp, TV ve benzeri cihazlara indirgenmesi de yeni bir vadi araladı bizlere.

İletişimde, daha önce varolmayan bir yöntem de chat. Yani bilgisayar aracılığıyla karşılıklı yazışma. Bu, daha önce yoktu. Belki, iş ve haberleşme odaklı telex, bunun atası sayılabilir. Ancak chat, karşınızdakinin kim olduğunu bilmeden, bizlere sosyalleşme ve iletişim imkanı getirdi.

Teknoloji, oluşan gelişmelere paralel tarzda, daha doğuş aşamasındaki chat kavramını, yeniden şekillendiriyor. Aslında her yeni alet, kendi kültürünü yarattığından, bilgisayarın doğurduğu chat kavramı, webcam dediğimiz yeni cihazlarla belki de tarih olacak.

Webcam, bilgisayar ekranının üzerine yerleştirdiğiniz minik bir kameradan başka bir şey değil. Bunu ilişkilendirdiğiniz Internet ortamı sayesinde, karşınızdaki ile, görüntülü sohbet imkanı yaratabiliyorsunuz.

Chat ortamında, ekranınızda, kimliklerinden asla emin olmadığınız nick’ler (lakap) ve onlara yüklediğiniz anlamların etkisinde gelişen sohbetler söz konusu. Şimdilerde yaygınlaşmaya başlayan webcam, chat’in bu kendine has “güvenli ve özgür” iletişim rengini silecek gibi görünüyor.

Örneğin nick’lerin artık anlamı kalmayacak. Zira karşınızdakini gördükten sora, lakaba gereksinim duymayacaksınız. Artı, chat’te sohbet ettiğinizin, yaşından ya da cinsiyetinden, o beyan etmedikçe (ki beyanı doğru ise tabii) emin değilsiniz. Webcam, insanların bu, nick’lerin arkasında kendilerine oluşturdukları güvenli sırça köşkleri tuzla buz edeceğe benziyor.

Görüntülü sohbet için gerek teknoloji, gerek cihazlar ve gerekse iletişim altyapısı hazır. Ancak insanlar buna hazır değil. Genel davranış, görüntülü chat’i, sohbet yada “bedensiz özgürlük odaklı” sosyalleşme aracı olarak değil, görüntülü telefon tarzında kullanmaktan yana şekilleniyor.

Zira insanlar, bedenlerini geride bırakarak varoldukları sanal alemde, ikinci kimlik gereksinimini nic’kleri ile karşılıyorlar. Webcam ise bu nick’lerin teflonunu söküyor, bir bakıma lakapların arkasındaki insanı açığa çıkarıyor. Bu da sanal dünyada gerçek insan olmanın getirdiği “bedensiz özgürlük” kavramını tehdit ediyor.

e-Kültür, gerek varoluş biçimi ve gerese değişim süreçleri itibarıyla, yeni dünyanın dinamiklerini anlamak isteyenlerin ilgi odaği olmak zorunda. Yenibin Yıl’ın @ekonomi sayfasında, nasıl ki Yeni Ekonomi’yi sayfalaştırdık, galiba sanal kültür konusunda da yeni açılımlar sağlamanın zamanı gelmiş bulunuyor.

15 yıldır içinde ve oluşumunda bulunduğum sanal kültürle ilgili, tesbit ve bilgileri aktarmaya devam edeceğim.