Meltem Yaman
meltemy@altavista.com
Pozitif Danışmanlık

Zirvede tek başına...

Zirvede tek başına olan kişi genel müdürdür. O artık yalnızdır. Şirkette herkesin üzerindedir, herkesten yetkilidir, herkesten çok sorumluluk sahibidir. Kariyeri boyunca savaşarak geldiği diğer departmanlar adındaki yeldeğirmenleri, sorumluluk alanı içinde yer alıvermiştir. Tüm departmanların sorumluluğu üzerindedir. Bu “zirvedeki yalnız” için alışılagelmiş bir durum değildir. Özellikle belirli bir alanda yükselip, başarılarından dolayı genel müdürlüğe yükselmiş kişiler için...

Eski günleri zaman zaman özlerler. Özlemin ötesinde çoğu kez, zamanlarının bir bölümünü eski işlerini yaparak geçirirler. Satıştan yükselenler satışın çok içindedirler. Finanstan yükselenler finansın, üretimden gelenler üretimin... Bunu gereksizce, çoğu zaman da farkında olmaksızın yaparlar. Pek çok insanın otomatikman el alışkanlığı ile sigaraya davranması gibi... Hatta bu da onun gibi sağlığa zararlıdır. Hem kendi sağlığına, hem şirketin sağlığına...

Zirvedeki yalnız, çalışma arkadaşları ile arasındaki ilişkileri dengede tutmak durumundadır. Sınırlar önemlidir. İşle dostluğun yeri, karıştırılmamalıdır. Onun bir yönetici olduğu unutulmamalıdır. Zaten bu yüzden yalnızdır. İşyerinde bağlantılı olmadığı kimse kalmamıştır; herkes hiyerarşi içinde de olsa, O’na bağlıdır.

Çoğu kez kendi bakış açısıyla bakan, empatiyi nadiren başarabilen departmanlar yine birbiri ile çatışma halindeyken genel müdür artık taraf tutamaz. Çünkü tüm departmanların üzerindedir. Departmanların hepsi ona lazımdır. Dengeleri tutturmak durumundadır. Satınalma hesaplı alım anlaşmaları, kaliteli teslim alma yapmalıdır. Satış satmalıdır. Ama bütçenin-muhasebenin-finansın peşinde koştuğu her türlü maliyet de önemlidir. Üretim önemlidir. Lojistik de...Kapıdaki güvenlik de önemlidir, santral görevlisi de... Ancak genel müdür, genel müdür olalı beri herkesin ve herşeyin önemli olduğunu anladığı halde, diğer departmanlarda böyle bir bilinç değişimi yaşanmamıştır. Onlar hala kendi bakış açılarıyla, sadece kendi departmanlarını düşünmeye devam ederler. Maliyet ve lojistik kaygısız satış, satış ve maliyet kaygısız üretim, satış ve lojistik kaygısız finans ve diğerleri. Birbirinden habersiz ve kaygısız departmanlar... Hepsi kendini düşünmek için eğitilmiş, kendini düşünerek bugünlere gelmiş. Hala doğru sandığını sürdürmekte...

Bu ortamda genel müdürün ciddi bir ortağı, yine de vardır. Farkına varmışsa ve bu kişiler kendilerini iyi yetiştirmişse, şirketin bütün olarak iyileştirilmesi yolunda genel müdür sandığı kadar tek başına değildir. Özlük işleri ve kayıt kuyutun ötesine geçebilmiş, hukuktan maliyetlere, şirket içi iletişimden kurumsal imaja, insanların geliştirilmesi ve eğitiminden performanslarının ölçümüne kadar pek çok alanda genel müdüre, şirketin bütünsel yararı için, departmanlararası ayrım yapmaksızın çalışabilecek stratejik insan kaynakları yönetimi vardır. İnsan kaynakları yöneticileri şirketin bütünüyle ilgilenir, genel müdürün bakış açısını paylaşırlar. Doğrudan genel müdürlüğe bağlı olduğu için kurmay bir bölüm olarak diğer departmanlarla görünürde eşit, ama özde bütünsellik nedeniyle bir parça daha ileridedirler. Böyle bir desteği genel müdür ancak danışmanlardan alabilir. Doğru ve işe yarar olanlarından... İyi yetişmiş genel müdürler ve insan kaynakları yöneticileri, ihtiyacın farkına vardıkları takdirde bu anlamda iyi bir ekip ve model oluşturabilirler. Ne dersiniz?