IBM Türk’de “e-place “ yapılanması

Bilişim şirketleri yeni dünya düzeninin kurallarına uygun olarak kendi yapılarını değiştiriyorlar. Artık iş süreçleri, iş yapma biçimi kısaca iç organizasyon yapısı da yeni dünyanın kurallarına göre değişime uğruyor. Bu değişimle e-ticaret, e-devlet, e-birey, e-toplum, e-medya, e-iletişimden sonra şimde e-place gündemde. IBM Türk de e-place olarak adlandırılan bu yeni yapılanmada çalışanının daha mutlu ve daha verimli olmasını amaçlıyor.

Güneş Kazdağlı

Öncelikle çalışanlarının altyapı gereksinimlerini çözmeye çalıştıklarını belirten IBM Türk İnsan Kaynakları Bölüm Müdürü Aysun Barın bu gereksinim çercevesinde elemanlarına cep telefonu, araç, dizüstü bilgisayar sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Barın, altyapıya ilişkin çalışmaların 1998 yılında başladığını ve bu konuda tatmin edici bir noktaya ulaştıklarını kaydetti. Uygulamanın öncelikle coğrafi olarak bir bölgede başlayacağı öğrenildi. 40-50 kişiden oluşan bu grup pilot çalışmayı oluşturacak. Pilot çalışmanın Agustos ayında başlayacağı ve Kasım ayından itibarende böyle bir çalışma ortamına geçileceği öğrenildi. IBM Türk genelinde ise proje 2000 yılı sonu ya da 2001 yılının ilk çeyreğinde fiilen uygulamaya geçecek. İstanbul’da uygulamanın belli görevleri odaklayarak değil binanın yapısı da gözönüne alınarak kat kat başlayacağı da öğrenildi.

Öte yandan yapılanmanın çalışanlar için bir engel oluşturmadığı aksine çalışanları memnun edeceği ve verimliliği artıracağı da kaydedildi.

“Önemli olan görünür olmak değil sonucu getiriyor olmak”diyen Aysun Barın bu noktada çalışanla yönetici arasında iletişimin ve güvenin tam olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bu uygulamada söz konusu değişikliğin çalışanlar için engel değil bilakis çalışanı memnun eden, verimliliğini artıran bir yapıyı beraberinde getirdiğini görmemiz lazım. O nedenle bir bölgeyi kapsayan pilot çalışmaya karar verdik. Mobil çalışanlar ve müşteri ilişkisi ön planda olanlar için artık sabah 8 akşam 5 kavramı söz konusu değildir. Bu yapıda görünür olmak değil sonucu getiriyor olmak önemli. Burada da çalışanla yönetici arasında iletişimin, güvenin yerleşmiş ve tam olması gerekiyor. 1997-98 yıllarında ekip çalışmasına, iç motivasyona ve sadece hedeflediği sonuçlara odaklanmaya yönelik bir takım oluşturulması ve bu kültürün yerleşmesi için çalışmalar yaptık. Bu anlamda belli bir noktaya gelmeyi hedefliyoruz o nedenle de aşamalı olarak başlayacağımız bu projede 2000 yılının son çeyreği ya da 2001 yılının başında itibaren de fiilen uygulamayı kurup tüm çalışanları böyle bir çalışma ortamına taşımış olacağız.“

Ofis içi yerleşim düzenini de değiştirecek olan IBM Türk açık ofis uygulamasına geçiyor. Bu kararla çalışanların daha çok birbirini görebilmeleri ve rahat iletişim kurabilmesi amaçlanıyor. Aysun Barın bu yapılanmada iki tip çalışan tanımladıklarını belirterek, “Bu çalışanlardan bir bölümü görevi sürekli ofiste olanlar. Diğerleri ise görevi mümkün olduğunca ofis dışında bulunmayı gerektiren elemanlar. Örneğin insan kaynakları finans kaynakları, bunların büyük bir bölümünün ofiste bulunması gerekir. Satış temsilcileri, bilgi teknoloji uzmanları, danışmanlar ve diğer uzmanlarımız zamanın büyük kısmını müşteride geçiren grubumuzu oluşturuyor. Bu grup için ofiste yerleşik bir düzen söz konusu olmayıp daha çok paylaşımlı düzenler düşünülüyor. Fakat bu grup için yapmaya çalıştığımız hem organizasyon, hem altyapı içerisinde işlevlerini çok rahat bir şekilde yürütebilecekleri mekanizmaları kurmak“ dedi.

IBM Türk’ün genel yapısına bakıldığında çalışanlarının yüzde 70’nin mobil olarak tarif edebilecek grupta yüzde 30’unun ise yerleşik düzene gereksinimi olan çalışanlar olduğu görülüyor. Yani söz konusu yapı değişikliği şirketin çalışanlarının yarısından çoğunu etkiliyor. Bu yapı IBM Türk’de yönetici sayısını azaltacak mı? sorumuzu ise Aysun Barın şöyle yanıtladı: “Doğrudan bununla ilgili değil ama buna paralel olarak IBM organizasyonlarına baktığınızda da yönetim modeli açısından pek çok şirkette de gördüğünüz gibi tamamı ile hiyeraşik yapılardan yatay yapılara doğru bir geçiş var. Matriks organizasyonlar çok yaygın, şimdi ara kademeler giderek azalıyor. İş dünyasındaki, insan kaynakları konusundaki müşteri ve pazardaki değişmeler, gereksinimler şirketlerin bu değişimlere ayak uydurabilecek şekilde kendilerini revize etmelerini gerektiriyor. IBM’de de bunu yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz. Tamamı ile yatay bir yapıya doğru gidiyoruz. Daha fazla sayıda profesyoneli göreceksiniz, bu profesyonel görevler son derece titiz tespit ediliyor. Kişilerin kariyerlerinde gelişme dediğimizde tek bir çizgi gözükmüyor. Sadece yönetim kademelerinde değil profesyonel görevlerde de gelişme ve kariyer olanakları var. Geçmişte bir yöneticiye 3-5 kişi bağlı ise bugün 10-15 hatta belli servislere baktığımızda bu sayının 50-60 mertebelerine çıktığını görüyoruz. Bu yönetici sayısı azalacak noktasına doğrudan bağlanmayabilir ama yapısal bir değişiklik yaşadığımız gerçek. “

gunesk@interpro.com.tr