Kemal Balcı
kbalci@tr-net.net.tr
Gazeteci-Yazar

G@YİK

Aralarına karışmak gibi bir niyetim asla yoktu. Adını pek çok kez duymuş ama ilgisiz kalmıştım. Borsayla ilgilenen bir arkadaşım "çıtır" dediği küçük sermaye ile oynayanların, nasıl manüple edildiğini göstermek için Internet’te birkaç siteye girmiş, ortalık karışmıştı. Yinede pasif izleyici olarak üyesi olduğum bir kaç tartışma platformunu sessizce izlenmekten öteye gitmemiştim.

Alanında uzman olan psikiyatrist arkadaşım Erol Göka durumun vehametini anlatınca merakım depreşti. Yahoo'ya girip "Sohbet odaları"nın listesini istedim. Karşıma 6 bin 140 ayrı adres çıktı. Şaşırıp kaldım. Aralarında neler yoktu ki? "Kahve Bahane" diyen mi ararsın, "Alo Evlilik" diyen mi ararsın, yoksa " Hukuk Canavarı"mı istersin. Birbirinden ilginç sohbet oraları açılmıştı. Kimi sesli, kimi resimli, kimi canlı yayın yapsa da aslolan yazışmaydı. İslami sohbet odalarının çoğunluğu oluşturduğu bu adresler arasında "Mesih İsa" veya Marmara Mason Locasına rastlamak da olasıydı. Lionslar da vardı, Atheistler de. Müzik, meyhane, basketbol, sinema, kitap, fal konularında yığınla sohbet evi.

Sarebrindar adlı Kürtçe bir sohbet evi bile açılmıştı. Avrupa Birliği Komiserleri "dil yasağı"ndan söz etmeden önce Internet’e bir göz atsalar akılları şaşar. Elbette porno içeriklilerde eksik değil. Kimi "dejenere sohbet" öneriyor, kimi " bomba" yapımı derslerini canlı veriyor. Neredeyse hiç eksik yok. Dinar Belediye Bandosu bile hazır ve nazır!

Doç.Dr. Erol Göka, biraz da mesleki amaçlarla sohbet odalarından bir kaçına rastgele girme deneyimini anlattı. Sanki kenar mahalle kahvehanesine tesadüfen giren bir yabancı gibi hissetmiş kendisini. Uzun süre kullanılan dile alışamamış. Tümüyle kısaltılmış ve neredeyse harflere indirginmiş bir Türkçe ile karşılaşmış. (ASL) diye yazan ilk sanal arkadaşına ne yanıt vereceğini şaşırmış. (Adını Söyle Lütfen) anlamına geldiğini sökene kadar karşısındaki (by) yazıp gitmiş. İkinci denemesinde bu kez kimliğini ve uzmanlığını anlatmakta, daha doğrusu inandırmakta zorlanmış. Karşısındakinin yaşını ve cinsiyetini bilmediği halde, saf ve dürüst vatandaş gibi psikiyatrist olduğunu ısrarla yazmaya devam etmiş. Kolay değil. Her muhabbetin bir raconu var. Bilmediğin bir kahvehaneye girip "yanık oynamaya" davet etmeye benzemez bu iş! Bir gece ben de deneyeceğim. Nasıl olsa sonunda kafaya bir sandalye yeme tehlikesi yok. Maksat, geyik muhabbeti nihayet.