|
|
Ticaret yaşamında rastladığımız pekçok garip inanış var. Hangi somut temele dayandığı belirsiz olmakla beraber bir dönem sürer gider. "Doktordan" ya da "bayandan otomobil", "ihraç fazlası tekstil ürünü" hemen hatırladıklarım. Bayanların veya doktorların otolarını daha iyi kullandıklarına dair bir istatistik görmedim ama bu deyimin daha iyi ya da temiz kullanılmışlığa işaret ettiği kesin. Peki bu "ihraç fazlası"na ne demeli. Yabancı alıcının titizliği, kalite denetiminin varlığı, daha yüksek üretim standartlarının koşul olarak ileri sürülmesi yerli pazara sürülenlerle dışsatım için hazırlananlar arasında nasıl bir kalite uçurumu yaratıyor ki bu fark böylesine dillere pelesenk oluyor? Batı ve doğu toplumları arasındaki standart farklılıkları nice zamandır var. Bir zamanlar Fransız üniversitelerinde okuyan yabancı öğrencilere iki tür diploma olanağı olduğu, kolay alınanın üzerinde "pour l'orient" (Doğu’da geçerli) yazdığı söylenirdi. Eğitimden üretime, geçerli standartları yakalayabilmenin yolu dış pazarlarda geçerli kalite standartlarında çalışmaktan geçiyor. Bunun ön koşulu da her alanda o pazarlara yönelmek. "Benim ürünüm iyidir "sözünün en başarılı isbat belgesi satış faturası olmalı. Reklam, tanıtım, paketleme, sevkiyat, kambiyo bilgisi gibi birçok satış hizmeti becerisi de küresel ortamda iş yaparak gelişiyor. Türk bilişim endüstrisi teknolojiyi üretime dönüştürebilme becerisini kazanalı çok oldu. Yazılım ve uygulama hizmetlerinden başlayıp üretime doğru gelişen bir çizgide dışa açılmanın zamanıdır artık. Bu atılımı gerçekleştirmek için artık "büyük" olmaya da gerek yok. Yeni ekonominin olanakları yaratıcı küçüklere bile şans tanımakta. İyi bir web sitesinin yarattığı olumlu izlenimleri ve satış olanaklarını bazen bir satıcı ordusu bile sağlayamıyor. Teknoloji ortaklıkları, sermaye hareketleri ve işbirliklerinin dinamikleri sektör cirolarını havalara çıkartabilir. Yeter ki, yatırımlar dünya pazarlarını düşünerek yapılsın, iş modelleri buna olanak verecek biçimde düzenlensin. Tunelin ucunda gerçekten bir ışık var. Kötümserler bunu pek hayra yormasalar da…
|