Telekom kurumsallaşamıyor

Bakanlar Kurulu’nda Telekomünikasyon Kurumu’nun kuruluşuyla ilgili olarak hala onaylanmayan kararname, son derece sıcak bir gündem taşıyan telekomünikasyon sektörüne büyük bir engel oluşturuyor. Kurum resmi olarak oluşturulmadan GSM 1800 sözleşmeleri imzlanamadığı gibi Türk Telekom ile Ulaştırma Bakanlığı arasındaki görev sözleşmesi de imzalanamıyor.

Aslı EVREN

Telekomünikasyon Kurumu’nun oluşturulmasına ilişkin süreçte, beş kişilik kurulun oluşturulmasından sonra en geç 29 Haziran tarihinde Resmi Gazete’de “Telekomünikasyon Kurumu kurulmuştur.”ifadesiyle bir Bakanlar Kurulu kararı yer alması gerekiyordu. Ancak bu tarihin üzerinden bir ay geçmiş olmasına rağmen Bakanlar Kurulu kurumun oluşturulmasıyla ilgili kararnameyi halen imzalamadı. Bakanlar Kurulu’nda 10-11 bakanın ısrarla imzalamadığı söylenen kararnamede karşı çıkılan başlıca nokta kurumun ücret politikaları. Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı’nın bu maaş politikasının IMF’ve verdikleri taahütlerle ilgili sıkıntı yaratabileceğini söyleyerek kararnamenin imzalanmasının ertelenmesini önerdikleri belirtiliyor. Diğer taraftan Telekomünikasyon kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal da telekomünikasyon alanındaki önemli tüm kararlar için kurumun görüşü alınması gerektiğini hatırlatarak bu işin daha fazla gecikmemesi gerektiğini savunuyor.

Fatih Yurdal: “Ücretler standardın üzerinde değil”

Ücretlerin yüksek bulunması üzerine ücret politikasında yeni bir düzenleme yapıp on gün önce Bakanlar kurulu onayına sunan Telekomünikasyon Kurulu, Bakanlar Kurulu’nun bir an önce onay vermesini bekliyor. Fiyatları ellerinden geldiğince tahammül sınırına çekmeye çalıştıklarını belirten Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal, Turkcell ve Telsim dahil olmak üzere birçok kişinin kendileriyle çalışmak istediğini ancak kamudaki normal fiyat politikasıyla kalifiye kadroları tutmanın mümkün olmadığını söyledi. Kurul Başkanı için 1.950 milyar TL, kurul üyeleri için 1.100-1.600 milyar arası, ve kanunda genel müdür olarak geçen başkan yardımcıları için de bir milyarın altında maaş belirttiklerini de vurgulayan Yurdal sözlerine şöyle devam etti:

“Burası haberleşmenin Türkiye’deki en üst düzey kurumu. Tahammül sınırının altına ineceksek bu kurumu kurmamamız lazım. Özel sektörde iki milyar maaşla çalışan adam burada 500 milyona neden çalışsın? Bakanlar Kurulu’ndan anlayış bekliyoruz. Türkiyedeki ücretler dikkate alındığında uçuk rakamlar koymadık. Bankacılık Üst Kurulu Başkanı için 7 milyar TL maaş istendiği söylentileri var. Biz başkana 1.950 milyar istiyoruz. Personelin ücreti başkan maaşına oranla belirleneceği için daha düşük tutamadık. Ben personelimden daha az maaş almaya razıyım ancak Devlet Personel Başkanlığı bunu kabul etmiyor.”

GSM 1800 de bekliyor, Türk Telekom da

Türk telekom’un şirketleşmesi ve telekomünikasyon kurumu’nun kuruluşuyla ilgili çıkarılan 4502 sayılı yeni yasaya göre telekomünikasyonla ilgili birçok konuda Telekomünikasyon Kurumu’nun uygun görüşü gerekiyor. GSM 1800 lisansının verilmesi ile ilgili olarak İş Bankası ve Ulaştırma Bakanlığı arasında imzalanacak sözleşme için kurumun görüş belirtmesi gerekiyor. Bu konuyla ilgili herşey tamamlanmış olsa bile kurum kurulmadıkça imzalanacak bir sözleşme yasa dışı sayılacak. Yine Türk Telekom ile Bakanlık arasında en geç 29 haziran’da imzalanması öngörülen görev sözleşmesi de kurum uygun görüşü gerektiği için beklemede. Türk Telekom’un hisse satışı sürecinde birçok aşamada kurumun görüş bildirmesi öngörülüyor. Bu işlemlerin hiçbiri de kurum oluşturulmadığı için gerçekleştirilemiyor. 1983’ten bu yana dünya gündeminde olan bir konu olarak bu kurumun iki aylık değil 17 yıllık gecikmeyle işe başlayacağını ve bir gün bile beklemeye tahammülü olmadığını söyleyen Fatih Yurdal, dijital yayıncılıkla ilgili yıllardır çözülemeyen düzenlemeyi bir ay içinde tamamladıklarını hatırlatarak baz istasyonları ile ilgili olarak da acil düzenleme yapılması gerektiğini hatırlattı.

Dünya Bankası alarma geçti

Gelişmelerin bütün dünyanın ilgisini çektiğini belirten Fatih Yurdal, Dünya Bankası’nın bu gelişmelerle ilgili olarak harekete geçtiğini söyledi. Tüm dünyanın Telekomünikasyon Kurumu’nun kuruluşunu çok olumlu karşıladığını ve TT’nin değerinin bu şekilde arttığını hatırlatan Yurdal, şunları söyledi:

“Dünya Bankası bir ay önce bize geldiğinde bize ilk sorduğu soru, ‘Gerçekten bağımsız olduğunuza inanıyor musunuz’ oldu. Buna biz ne kadar evet dersek diyelim, bir kararnamemizin vakti çok geçmiş olmasına rağmen onaylanmamış olması Dünya Bankasını da harekete geçirdi. Vermeyi kabul ettiği krediyi vermekte tereddüt ediyor. Burada bağımsız kabul edilen bir kurumun bağımsızlığına müdahale var. Kararname ile ilgili önerilen düzeltme tekliflerinden biri kuruma atanacakların Devlet Personel Başkanlığı onayıyla atanması üzerine. Böyle birşey olmaz. Harcırah kanununa tabii olmamamız yönündeki ifade bağlı olmamız yolunda değiştirilmek isteniyor. Temsil ödeneklerimizin tamamını kesiyorlar. Bu kurum Ulaştırma Bakanlığı’nın bugüne kadar telekomünikasyon konusunda yürüttüğü bütün uluslararası ilişkileri üstlenmek zorunda. Buraya gelen misafirleri bu maaşlarla ağırlamamız isteniyor. Biz de yeni bir tasarım yaptık ama kurumun özerkliğinden hiçbir şekilde taviz veremeyiz. Vereceksek neden kanunda ‘kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır. İdari ve mali açıdan özerk bir kurum oluşturulmuştur’ dedik?”

yurdal ayrıca geçtiğimiz günlerde dünya çapında ünlü bir dergide Türkiye’nin telekomünikasyon sektörüyle ilgili altı sayfalık bir makalenin yayınlandığını ve bu makalede de Türkiye’de hala tereddütlerin olduğuna ve hükümetin bağımsız telekomünikasyon kurumuna müdahale edeceği beklentisi olduğuna değinildiğini söyledi.