Şeref Oğuz
seref@oguz.net

Üniversitelerin özelleştirilmesi

40 yaşında profesör olmuş ve 27 yıl bilime hiç bir katkısı olmayan birini devlet niçin sırtında taşısın?

Bu sözler, bir üniversite mensubuna ait. Bir özeleştiri.. Bir itiraf..

Örneğin her biri, öğrenci yetiştirme yanı sıra bilim üretmek için kurulu üniversitelerimiz.. Biliyoruz ki bilimsel literatüre katkı açısından Türkiye, dünya ölçeğinde olması gereken yerlerde değil. Öğretim üyelerinin çoğu, bunu, devletin kendilerine sağladığı imkanların kıtlığına bağlıyor. Bağlıyor ama.. Araştırma geliştirme yönünde ne yazık ki eylemci öğretim üyelerimizin hiç de parlak bir sicilleri yok.

Araştırma geliştirme niçin bu kadar önemli?

Araştırma - geliştirme (Ar-Ge) ve patent.

Biri sebep, diğeri sonuç. Araştırıyor, geliştiriyorsun..

Ve, elde ettiğin başarıyı, patent sayesinde, ticari ölçeğe taşıyorsun.

Ar-Ge ve patent istatistikleri, ülkelerin dünya ekonomisindeki yerlerinin iyi bir göstergesi.

Hayatımızı kolaylaştıran, yaşam tarzımızı şekillendiren hiç bir üründe imzamız yok.

40 milyon baş hayvan yetiştiren Türkiye'nin hiç değilse 3 - 5 adet 'genetik kodu bize ait ırk örneği olmalıydı.

Pamuk, buğday, tütün, fındık, çay… Tarım toplumu hüviyetini üzerinden atamayan Türkiye'de teknoloji, ne yazık ki bu alanlara giremedi.

Kafası çalışan insan, bilim adamı, mucit eksikliğinden mi? Hayır!

Önce, Ar-Ge'nin bir akademik uğraş değil, ekonomik gereksinim haline gelmesi gerek.

Genelde sanayici, yeni buluşların, bir kara büyü, bir sihir işi olduğunu düşünür. Halbuki buluş ve patent, bir yatırım, bir süreç sorunudur. Üniversite sisteminin bilimsel etkinlik sorunudur.

Ar-Ge'ye harcadıkları emek, ABD ve Japonya üniversitelerini bugün, buluş fabrikası haline getirmiştir. Günlük hayatımıza giren pek çok ürün, bu ülkelerden dünyaya yayılıyor. Örneğin TV, çamaşır makinesi, uydu kanalları, ilaçlar, konserve, asansör, kredi kartı ve binlercesi..

Ve Ar-Ge sürecinde, sıfırın biraz üstünde seyreden Türkiye 'nin çizgisi, teknolojide, ithallattan üretime geçemeyişimizin açık bir göstergesi. Ve bunda üniversitelerimizin büyük vebali var.

Bu çizgi, bir alın yazısı değil ve Allah tarafından çizilmedi. Bu çizgiyi, araştırma ve geliştirmeye önem veren, para harcayan firmalar ile bilim adamları çiziyor.