Yeni ekonominin gücü eğitilmiş insan

Bilgi toplumuna geçişte ülkelerin yaşadığı sancıların başında, yeni ekonomiye uygun insan yetiştirme yatıyor. Endüstriyel ekonominin gereksinimlerini karşılamaya alışmış eğitim kurumlarına farklı bir vizyon verilmedikçe bu dönüşümü kolay gerçekleştiremiyorlar.

Bilgi Toplumu Teknolojileri’nden Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi George Metakides, mevcut öğrenim ve eğitim ile yeni ekonomiye gerekli becerilerin daha örtüşmediğini söyledi. Metakides bu koşullarla yaklaşan yeni modelin çekirdek ve buluttan oluştuğunu söyledi. Bu modele göre üniversiteler çekirdekte yani merkezde bulunurken çevrelerinde özel sektörün de rol aldığı bir etkinlik bulutu bulunuyor. “Mesleki eğitim artık sadece üniversite tarafından sağlanmıyor. Özel şirketler, bazen üniversitelerle işbirliği içinde, bu işe girdi” diyen Metakides çevrimiçi kurslar, sanal kurslar ve uzaktan eğitim gibi metodların da bulutta kullanılacağını söylüyor.

Türkiye’de şimdiden eğitilmiş insan açığı var. Eleman arayanların çoğu bilişim şirketleri. George Metakides, telekomda liberalizasyon sonrası bu açığın çığ gibi büyüyebileceği konusunda uyarıyor. Metakides, Türkiye’nin bu soruna daha fazla üniversite kurmaya gerek kalmadan yeni model ve teknolojilerle çözüm getirilebileceğini savunuyor: “Yeni ekonominin temelini teknolojiden daha çok eğitim ve öğrenim oluşturuyor. Türkiye’nin bu temeli yaratmaya başladı ve bu amaç için mümkün olan tüm araçları kullanmalı. Devlete de bunların oluşmasında ortam hazırlamak ve destek vermek te çok iş düşüyor.”

Portekiz’de kabul edilen e-Avrupa Programı’nın önemli bir ayağını e-learning oluşturuyor. E-Avrupa’nın hedeflerini TBV ile tartışıp, Türkiye’ye uyarlamaya çalıştıklarını söyleyen Metakides, Türkiye’nin önünde çeşitli fonlar olduğunu hatırlatıyor. Adaylığı kabul edilen Türkiye’ye Avrupa birliğince bir yıl içinde ayrılmış 150 milyon euro var. Tüm bütçe içinde içinde e-learning ile ilgi projelerin kolaylıkla yer bulacağı belirtiliyor. Öte yandan Avrupa Komisyonu IST (Information Society Technology Program) için 4 yılda 3.6 milyar euro’luk bir bütçe ayırmış bulunuyor. Türkiye şu anda üye olarak katılamasa da bu oluşumu yakından izlemesi ve üyelikle birlikte fonlardan yararlanması mümkün olacak.