|
| Yeşil diyarlardan merhaba,
Sana gittiğim diyarlardan kucak dolusu yeşillik gönderiyorum. Biliyorum, sen oralarda yeşile pek hasret değilsin çünkü yeşilin önemini kavramış bir ülkedesin. Karadeniz’i görene kadar benim memleketimde böyle güzel yeşil olabileceğini düşünemezdim. Kuzeye gittim geçen hafta, yani Karadeniz’e. Bilişim şirketlerimizden biri olan Empa, İstanbul’daki bayilerine 3 günlük Karadeniz turu yaptı. O turda ben de vardım. Herşeyden önce müthiş bir moral dopingi oldu. Anlatacak o kadar çok şey var ki… Dolu dolu geçirdiğim 3 günde çok ‘şey’ gözlemledim, çok ‘şey’ gördüm, çok ‘şey’ konuştum, çok ‘şey’ öğrendim, çok ‘şey’ yedim! Acaba ne demek istiyor diyeceksin; baştan anlatayım. Empa, ilginç bir şirket. Herşeyden önce sosyal bir şirket. Bu tanımı en çok hak eden şirketlerden biri bana göre. Sırrı, insana yatırım. Biliyorum pek klişe bir söz ama Empa bunu gerçekten yapıyor. Öncelikle eğitim onlar için adeta su ve hava gibi. İnsanı çok boyutlu bir varlık olarak görerek her kademedeki elemanının her yönüne hitap eden eğitim seansları düzenliyor. Ayrıca bilişim sektörü için üniversitelerle elele çalışıyor. Ülkenin her yanındaki kurum ve kuruluşların ayağına giderek teknoloji seminerleri düzenliyor. Ayrıca kişilerarası iletişimi artırmak ve kültürel yaşama katkıda bulunmak için bir tiyatro grubu kurdu. Dahası var, çalışanları arasında dans grubu da oluşturdu. Yeni yerinde de çalışanlarının spor aktiviteleri için bir tesis kurmayı planlıyor. Bütün bunların yanında Empa’nın TEMA ile birlikte yürüttüğü Mera Islah Projesi de var Empa’nın. Doğanın ağaçlandırılması temeline dayanıyor bu proje. Sana şirketi biraz uzun tanıttım ama sonra niye bu kadar ayrıntılı anlattığımı açıklayacağım. Ben şimdi geziye geçeyim. Empa’nın İstanbul bayileri daha havalanında birbiriyle kaynaşmaya başladı. Edilen sohbetler malum, sektör, ürünler, kampanyalar, bayi marjları üzerine. Trabzon’a ayak basar basmaz hepimizi gezinin heyecanı kapladı. Bu kez konuşmalar, hava, yeşil, manzara, tarihi güzellik üzerine olmaya başladı. Ve seyahat boyunca ikili, üçlü grupların dışında pek iş konuşulmadı. İşin ilginç tarafı, gruptakilerin yarısına yakını da Karadenizli. Çoğu çoktandır memleketine uğramamış. Seçilen yer çok isabetliydi. Bu mevsimde tatil deyince topyekun güneye inip denize girmeyi anlarız. Karadeniz’e gitme fikri hem yurdumuzun farklı yerlerini görme, dağ ve yayla turizminin gelişimine katkıda bulunma açısından çok isabetli bir seçimdi. 70 kişinin her anlamda organizasyonu çok güçtür. 3 güne sığdırılan yoğun bir programı Empa bayileri başarıyla tamamladılar. İki otobüs dolusu insan olunca otobüslerin yolda birbirini geçmeleri de çok zevkli oluyor. Bu yarış aynı zamanda eğlence yarışına da dönüştü. Otobüsün birinde çok eğlenceli bir grup vardı. Bu grup otobüste horoun tept, dans etti, şarkı söyledi. Ama grubun asıl eğlence ve neşe kaynağı rehberleriydi. Rehberimiz Karadeniz insanının tüm özelliklerini bünyesinde barındrıyordu. Ama söylediği her cümlenin içinde en az iki tane ‘şey’ kelimesi geçiyordu. Kendine özgü tavırları olan, Karadenizli zekasına sahip, doğal davranışlarıyla espri kaynağı olan, herkesi güldüren ve çok iyi niyetli davranışları sonucunda tüm Empa ekibi ve iş ortaklarıyla samami bir dostluk kurmayı başardı. Ekipte de dostluk havası hakimdi. Birbirini tanımayan insanlar birlikte horon tepti, tepeyi tırmanırken tanımadığı halde elini vererek birbirine yardım etti. Empa yöneticilerinin düzenlediği toplantı ise bir başarı örneğiydi. Niye diyacaksin. İkinci gün toplantı yapmaya karar verildi. O gün ise zor bir gündü. O gün uzun uzun yürüyüşler yapıldı ve otele geç dönüldü. Otele gelir gelmez yapılan toplantıda çok yorgun ve çok aç olan grup, toplantıya bütün dikkatini verdi ve sorulan soruları yanıtlayıp hediyelerini kazandı. Sen de Türkiye’ye gelir gelmez bir Karadeniz turu yap. İçin açılacak. Hele bir de oralarda rehber İbrahim Bey’i bulursan geziden daha çok memnun kalacağını ben sana garanti ederim. Şimdilik hoşçakal. |
|||||||
|