|
|
|
|
| Çok “elma”, tek “çekirdek”
Apple, 2001 yılına geniş bir ürün yelpazesi ve tek işletim sistemi ile girmeye hazırlanıyor. Mahir B. Aşut AppleSoft’un yeni Mac OS X işletim sistemi, son beta sürümünün ardından önümüzdeki yılbaşında pazara sunuluyor. Tüm Apple bilgisayarları da bu tarihten itibaren Linux tabanlı Mac OS X ile yüklü olarak gelecekler. Yeni işletim sistemi, Apple Şenliği çerçevesinde Avrupa AppleSoft ürün müdürü Serge Robe’nin katıldığı bir toplantı ile meraklılara tanıtıldı. Slaytlarla yapılan tanıtımın yanı sıra zaman zaman izleyicilerin alkışları ile kesilen bir de gerçek zamanlı ürün demosu yapıldı. Mac OS X, Apple’ın “tek işletim sistemi” stratejisinin sonucunda ortaya çıkmış bir ürün (Apple’ın orijinal stratejisi profesyonel ve ev kullanıcıları için ayrı ayrı iki işletim sistemiydi ama değişti). Birkaç yıl önce Apple ve Open Source camiası arasında başlayan yakınlaşmanın sonucunda Linux ve Free BSD Unix’ten özellikler alan Darwin çekirdek işletim sistemi geliştirildi. Apple’ın Mac OS X’ine hayat veren bu çekirdek işletim sistemi, Unix dünyasının tüm özelliklerini içeriyor:
Mac OS X’in çekirdeğini oluşturan Darwin’in üzerinde grafik katmanı yer alıyor. 2 boyutlu grafikler, Apple’a özgü Quartz adı verilen, endüstri standardı PDF formatının üzerine inşa edilmiş bir program tarafından destekleniyor. Quartz, modern 2D işlemcilerinde bulunan tüm fonksiyonları üstleniyor. Mac OS X demosu sırasında en çok ilgi çeken görsel öğelerin başında gelen saydamlık özelliği de Quartz’a ait. Apple 3D desteğinde ise farklı bir yol izlemiş. Mac OS X’te endüstriyel kabul görmüş 3D standardı olan Open GL teknolojisini kullanan Apple, böylelikle bu dünyayla biraz daha yakınlaşmış bulunuyor. Video standardı olarak ise yeni işletim sisteminde de eskisi gibi Quicktime teknolojisi benimenmiş durumda. Mac OS X’in API (uygulama geliştirme) katmanında birden fazla alternatif mevcut. Üç ayrı API, her seviyedeki uygulama geliştiriciler için özellikler barındırıyor:
Mac OS X’in, kullanıcıyı en fazla etkileyecek olan bölümü hiç şüphesiz ki Aqua adı verilen kullanıcı arabirimi. Apple’ın yeni bilgisayar tasarımlarında seçtiği saydamlık, renklilik, basit kullanım gibi tüm öğeler hem görsel hem de fonksiyonel olarak Aqua’ya yansımış bulunuyor. Aqua’da pencere yönetimi ileri düzeyde geliştirilmiş. Ekranda beliren her uygulama veya öngösterim penceresi Sheet adı verilen kendi kayıt etme kutucuğuna sahip. Ayrıca her pencerenin gölgesi var ve aktif olmayan pencereleri de üstteki pencerenin şeffaf kısımlarından izleyebiliyorsunuz. Dizinler arasında gezinmek için yeni özellikler eklenmiş. Bir dizinden bir diğerine gitmek için farklı yollar eklenmiş. Serge Robe’nin demosundaki bir çarpıcı yan da Aqua’nın, Darwin çekirdeğine ait çokluişlem özelliklerini ne kadar iyi biçimde miras aldığını göstermesi oldu. Farklı pencerelerde, farklı uygulamalar sorunsuz ve hızla çalışabiliyor. Windows’daki görev çubuğuna benzer biçimde Mac OS X’e eklenen Dock, çalışılan ekranın hemen altında istenilen her tür belge ve yazılıma kolay erişim sağlıyor. Aqua daha birçok görsel ve fonksiyonel yeniliği kendisinde barındırıyor. Sistemin 3D özellikleri ve çalışma hızı oldukça çarpıcı. Demo makinesi 400 MHz ve 256 MB RAM’e sahip olmasına karşın beklenenin üzerinde profesyonel kalitede 3D grafik üretebiliyor. Unix destekli yeni Mac OS X, Apple’ın donanım alanında yaptığı çıkışların bir tamamlayıcısı olacak. Büyük bir geliştirici kitlesini arkasına alan Apple, önümüzdeki yıl rakiplerini terleteceğe benziyor. |
|