TT’nin altın fırsatı

Türkiye GSM lisans devrinden Cumhuriyet tarihinin en büyük satışını gerçekleştirerek çıktı. Şimdi gözler GSM’e göre şartları daha belirsiz olan GSM’li Türk Telekom’un özelleştirilmesinde. TT’ye gelecek olan stratejik ortak TT için önemli bir fırsata dönüşebilir.

Güneş Kazdağlı

Bu konuda ‘sihirli’ sözü İhale Komisyonu Başkanı Hakkı Süel söyledi, “Telekom’un yüzde 20’sini alacak stratejik ortak, Telekom’a ismini katarak dünya ile bütünleştirecek.” Bu ‘sihir’ sadece startejik ortak için değil Türk Telekom için de geçirli. Bundan önceki yatırımları ve çalışmalarıyla telekom dünyasında ismini kanıtlamış bir ortağın bilgi birikimi, iş süreçleri, yönetim deneyimi, teknoloji anlamında TT’ye katacağı çok fazla artının olabileceği belirtiliyor. İşte bu noktada Türk Telekom yöneticilerine önemli görevler düşeceği de kaydediliyor.

Telekomda artık varolma yarışının ülkelerden çıktığı ve bölgeleri kapsadığı tartışmasız bir gerçek. TT’ye talip olanlar ve bu konuda ısrarcı davranacaklar hiç kuşkusuz komşu ülkelerden çıkacak. Telekom açısından Avrasya bölgesinin hakimi olmaya çalışan şirketler bu yarışta yerlerini alacaklar. Türk Telekom’un telekom altyapı yatırımlarına da baktığınızda bölgenin üssü olma niteliğini taşıdığı ve stratejik ortağın bu amacına uygun zeminin zaten hazır olduğu görülüyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bölgede telekom hakimiyetini ilan etmek isteyen komşu ülkeler için TT kaçırılmaz bir fırsat. Aslında TT’yle ilgilendiklerini devlet düzeyinde ilk gündeme getiren ülkelerden biri Fransa oldu. Fransa Dışişleri Bakanı geçtiğimiz hafta Türkiye’deydi. Fransız Bakan, Ulaştırma Bakanı’na France Telecom’un ve Fransa’da bir telekom şirketinin TT ile ilgilendiğini açıkca söyledi. Bilindiği gibi France Telekom GSM ihalesine Fiba Holding, Finansbank, Süzer ve Nurol Holding ile birlikte katılmıştı. GSM ihale sürecinde GSM’e teklif vermeyeceğini açıklayan Deutche Telekom da şimdi TT’ye talipliler arasında.

Tabi bunlarla birlikte GSM’e teklif veren ancak daha sonra İş Bankası Italia Telecom konsorsiyumun 2.5 milyar dolarlık teklifi üzerine çekilen ortaklıklar da TT’nin potansiyel adayları arasında. Bu potansiyeller içerinde Koç Holding ve SBC gazetemize yaptıkları açıklamada TT’nin özelleştirmesinde yer alacaklarını söylediler.

Genpa, Telenor, Demirbank, Atlas Yapı, Atlas Finans ile Sabancı, Doğan, Doğuş, Telefonica International’ın da TT için teklif verebilecekleri belirtiliyor.

İş Bankası süprizi yaşanmaz

İş Bankası’nın 2.5 milyar dolarlık teklifi başta rakipleri olmak üzere herkesi şaşırttı. Şimdi konu hakkında görüştüğümüz rakipler hesaba göre fiyatın normal olduğunu kendi hesaplarının yanlış olduğu görüşündeler. Yani İş Bankası hesabını Türkiye’de 5 değil 4 GSM operatörü olacağına göre yapmıştı. Araştırmaların 2003 yılında 20 milyon GSM kullanıcı olacağını gösterdiği Türkiye’de 4 GSM’den birini 2.5 milyar dolar verilirdi. İş Bankası da öyle yaptı. Ancak GSM’de yaşanan bu süprizin TT’de yaşanmayacağı belirtiliyor.

Özelleştirmede en fazla tartışma lisans devirleri, yönetimde söz hakkı ve TT’ye biçilecek olan fiyatta yaşanacak. Özellikle fiyat, şimdiden tartışma konusu olmaya başladı. Üstelik tartışmanın basına yansıyan ilk kısmı Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar ile TT Genel Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk arasında yaşandı.

Bayar’ın TT’nin toplam değerini 11.5 milyar çıktığını açıklaması ve buna Alptürk’ün tepki göstermesi tartışmanın ilk bölümünü oluşturdu. Bayar bu toplam değere göre Türk Telekom’un yüzde 20’sinin 2.3 milyar dolar değer biçilmesinin IMF niyet mektubundaki bakanlar Kurulu kararı olduğunu ve bu rakamın Hazine’nin web sitesinde yer aldığını söyledi.

Çeşitli kuruluşların yaptığı araştırmalar TT’nin değerini farklı ortaya koyuyor. Örneğin Hazine’ye göre TT’nin toplam değeri 11.5 milyar dolar, Demir Yatırım’a göre bu rakam yaklaşık 20.5 milyar dolar, Merll Linch’e göre ise 22.5 milyar dolar.

Demir Yatırım’ın araştırması

Demir Yatırım’ın araştırmasında Telekom şirketlerinin değerlerini ortaya koyan girişimci değeri o şirketin satış bedelinden elindeki nakdin düşülmesi ve finansal borçlarının eklenmesiyle hesaplanıyor. Bu sayede özelleştirilecek şirketleri birbirleriyle daha sağlıklı kıyaslamak mümkün hale geliyor. Örneğin, aynı özelleştirme değerine sahip iki şirketten birinin borcu daha fazlaysa o şirkete ödenen girişimci değeri daha fazla oluyor. Girişimci değerlerini hat sayılarına bölerek hesaplanan değer ise hat sayısına göre farklı büyüklüklerdeki şirketleri birbirleriyle kıyaslayabilecek bir rakamı ortaya çıkıyor.

Bu verilerle Demir Yatırım’ın araştırmasına göre en ucuz özelleştirme Güney Kore’de, en pahalı özelleştirme ise Macaristan’da gerçekleştirilmiş. Yetkililer ayrıca azınlık hissesi satışı ile çoğunluk hissesi satışı arasında ya da stratejik ortaklıkla, verimsiz bir KİT satışı arasında büyük farklılıklar olabileceğini ortaya koyuyorlar. Ancak araştırmada ortalama rakamın (girişimci sayısı/ hat sayısı) 995 dolar olduğu görülüyor. 995 dolarla Türk Telekom’un mevcut 20 milyon hat rakamı çarpıldığında 19.9 milyar dolara ulaşılıyor. Bu değere şirketin borçları çıkarıldıktan sonra kalacağı tahmin edilen (1999 sonu tahmini rakam) yaklaşık 600 milyon doların eklenmesi halinde ulaşılan değer ise 20.5 milyar dolara ulaşılıyor.

NTVMSNBC yazarlarından Oğuz Büktel bu ortalama değer ve bu değere göre TT fiyatına ilişkin şunları söylüyor; “Hesaplamayı yaparken gözönüne almamız gereken bir faktör var, o da 995 dolarlık ortalama birim değerin, GSM’nin yaygınlaşması öncesi özelleştirilen şirket değerlerine göre hesaplanması. GSM’nin bu hızla yaygınlaşmasının telekom şirketlerinin değeri üzerinde olumsuz bir etki yaptığı varsayımını doğru kabul edersek, 20.5 milyar dolarlık bu rakamın biraz iskonto edilmesi gereği ortaya çıkıyor. Kullanılacak iskonto oranının yüzde 10 olması halinde ulaşılacak değer ise yaklaşık 18.5 milyar dolara denk gelmekte.

“Devlet tekelinden özel sektör tekeli yaratlamayalım”

Daha önce de belirttiğimiz gibi tartışmaların bir diğer boyutu katma değerli hizmetlerde lisans devirleri. Öncelikle TT’nin yüzde 20 hissesine sahip olan stratejik ortak TT’de kalan GSM’in de yüzde 20’sine sahip olacak. Bu konuda en azından şimdiden bir tartışma yok.

Tartışmanın bir boyutunu lisans devirleri oluşturuyor. Konu hakkında görüştüğümüz uzmanlar Internet, kablo TV gibi katma değerli hizmetlerde lisans devirlerinin Eylül ayına kadar tamamlanması gerektiğini söylüyorlar. Bunun aksi durumda yapılanın sadece TT’nin tekelini özel sektöre devretmesi olacağı ortaya konuyor.

İhlaye katılacak şirketlerin endişeleri;

  • 29 bin çalışanı olan TT nasıl dinamik, çabuk karar alan ve bunu uygulayan bir şirket haline gelecek? Bu sorunun en önemli tarafı işten çıkarma konusunda kamuoyunun hassasiyeti.
  • Yüzde 20’ye yönetim konusunda ne ölçüde yetki verilecek ve bu yetkiler kararlar almaya, kararları değiştirmeye yeterli olacak mı?
  • TT’nin elinde olan GSM’e ilişkin çalışmalar eğer Eylül ayına kadar başlamaz ve TT bu konuda belli bir noktaya gelmezse GSM’e yüzde 20 ortak olmak anlamlı mı?
  • Katma değerli hizmetlerde lisanslar verilmeye başlanacak mı?

gunesk@interpro.com.tr