|
| Merhaba…
Yağmurlu geçen baharın ardından, yaz sıcaklarıyla sesleniyorum sana. Toplantılar, geziler derken bir hafta daha nasıl geçti anlamadım. Ama arada beklenmedik eğelencelere de maruz kalıyor insan. Sana başımdan geçen komik bir olayı anlatayım. Geçen gün bir televizyon kuruluşunun kapısının önünden bir taksiye bindim. Şöfor çok neşeli, konuşkan sempatik biriydi. Yol da biraz uzun olunca o trafikte konuşmadan vakit geçmiyor. Şöfore “Radyoyu açar mısınız?” diye sordum. “Benim takside radyo yok, ama istediğiniz bir şarkı varsa ben söylerim” demesin mi! Haydaa dedim kendi kendime acaba kamera şakası filan mı yapılıyor diye düşündüm. Ama şöfor ısrarlı ve başladı Türk Sanat Müziği’nden şarkılar söylemeye. Önce şarkının bestecisinin, söz yazarının adını ve makamını söylüyor sonra kim tutar çılgın şöforü. Ofise dönene kadar dört şarkı söyledi (sesi de fenada değildi hani!) ve sonunda sordu: “Pardon siz televizyoncu musunuz ?” Cevabım hayır olunca biraz bozuldu ama pek çaktırmamaya çalıştı durumu. İşte insanın ömrünün yarısının yollarda geçtiği büyük şehirlerde çeşit çeşit insanlarla tanışmak mümkün oluyor. Geçenlerde Sabah gazetesinde bir ilan çıkmış. Bana da bir arkadaşım bunu e-posta ile yolladı. Okuyunca hem şaşırdım, hem de güldüm. İlan aynen şöyle: “Avukat aranıyor, PTT ve Telekom'a niteliksiz kişileri atayanlar aleyhinde açtığım davayı İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürecek lisan bilen takipçi bir avukat arıyorum.” İlanın altında telefon ve faks numarası da verilmiş. Öğrendiğim kadarı ile ilanı veren de bir avukatmış. Böyle ilanları görünce anlıyorum ki Türkiye’deki insanlar da haklarını savunma konusunda artık iyice bilinçlenmişler… Bildiğin gibi ITU Konferansı geçtiğimiz günlerde sona erdi. Bu önemli konferans hakkında uzun süre yazılıp çizileceğe benziyor. Ancak etkinliğin basına yanısamayan tarafları da olduğunu duyuyoruz. Düşünsene dünyanın her yanından delegeler geldi. Tahmin edersin ki bunların arasında birbirleri ile kanlı bıçaklı olan ülkelerin delegeleri de vardı. Diğer platformda uzlaşma sağlayamayan ülkelerin delegelerini konferansda bir araya getirmek ve ortak kararlar çıkarmak bir hayli marifet ister. Anlaşılan bu tip çatışmalar ITU’da oldukça iyi tolere edildi. Konferans için tüm delegeler barış çubuğu tüttürmüşe benziyor. Konferans hakkında yapılan bir yorumu da eklemeden edemeyeceğim. Genel de ITU’dan insanlar eşit mutsuzlukta ayrılırmış. Ancak İstanbul Zirvesi’nden herkesin eşit mutlulukta ayrıldığı yorumu yapılıyor. Onca yabancı konuğu ağırlayan turizmcilerin de yüzü güldü tabi. Tabi bu arada konferansın yapıldığı Lütfi Kırdar’ın etrafı da yaklaşık bir aydır günün her saatinde renk renk insanlarla doluydu. Kendi kendime İstanbul bir dünya şehri oldu diye düşündüm…. Önümüzdeki hafta yine çok güzel ve renkli etkinlikler var. Oralardan sana iyi dedikodu toplayacağımı düşünüyorum. Etkinlikler arasında piknik bile varEvet tahmin ettiğin gibi artık İstanbul’da piknik mevsimi de açıldı. Bu haftalık da bu kadar; önümüzdeki hafta görüşmek üzere…. Hoşçakal... |
|||||||
|