|
|
|
| Internet’in yaşamda yarattığı en büyük
fark, farkındalık için uygun ortamlar doğurması. Daha şeffaf bir dünyada,
tehlikeler ve fırsatları izlemede, inanılmaz bir avantaj
sunması.
.com’ların patlattığı Internet kullanımında bu özellik, giderek belirginleşiyor. Elektronik ticaret ve bir sonraki adımındaki elektronik iş, bu farkındalık modelleri üzerinde yeşeriyor. Herkesin, herkese, her şeyle, her zaman, her yerde ve her yerden ulaşımı anlamında Internet, bir yaklaşım modeli olmadan, gereken faydayı sağlamıyor. Genelde bu vadide iş yaparken, geleneksel davranış kalıplarımızı, bu yeni ortamda da sürdürme alışkanlığımız ağır basıyor. Şirketimizin tanıtım sayfasını hazırlamakla işe başlıyoruz ve çoğu kez bundan bir adım öteye gidemiyoruz. Nitekim ABD için şirketlerin yüzde 46’sı bu noktanın ötesine geçemedi. Avrupa’da ise durum daha da kötü; Yüzde 66. Türkiye’yi de yazalım: Yüzde 88. Bir sonraki adımında, kurumsal Internet iş modelleri var. Burada ise genel eğilim, şirketlerin müşterileri, çözüm ortakları, tedarikçileriyle kurdukları sanal ağların yönetiminde odaklanıyor. Eğer müşteriye odaklanmışsanız, Internet, bunu sağlıyor. Eğer eski paradigmalarınız devam ediyorsa, yaptığınız işleri bu kez bilgi teknolojileriyle yapıyor fakat fark yaratamıyorsunuz. Bir bakıma işinizi dijitalleştiriyor ama dijital dünyanın farklı imkanlarından yararlanamıyorsunuz. Örneğin bilgi yönetimi. Bu son derece karmaşık bir olgu. Bilgi; Ne için? Yönetim; Hangi amaç için? Kötü haber tez yayılmalı!... Bu söz, Bill Gates’e ait ve Microsoft Türkiye Genel Müdürü Süreyya Ciliv, bu söze sık sık yerinde vurgular yapar. Anlatmak istenen şudur: Madem ki Internet bize bilgiye ulaşmada mükemmel bir fırsat yarattı ve bu fırsat değerlendirmeyi bekliyor, o halde nelere öncelik vermemiz gerekiyor? Buradaki önceliği, kritik bilgiye, yani kötü habere vermek şart. Bir şirketin pazarla ve müşterileriyle olan başarı öyküleri güzeldir. Ama kötü haber, hayatidir. Müşterinin memnuniyetinden daha hayati olan, sıkıntısı, şikayetidir. Malın veya hizmetin yaygınlaştırılmasından önemli olan, değer zincirindeki kopmalardır. Kazalardır, darboğazlar, sorunlardır. Internet ortamında bu yaklaşım, inanılmaz fırsatlar getiriyor. Yani, müşterinin nabzını, her an elinde tutabilmek... Onun tepkilerinden anında haberdar olmak... İlginçtir. Türkiye’de pek çok şirket, kurduğu Internet ağı sayesinde bu çok önemli araca sahip olmasına rağmen, kendisine gelen bu kötü haberlere, kulak tıkama eğilimi gösteriyor ve bir altın fırsatı tepiyor. Teknoloji iyidir de... Yaklaşım tarzı daha iyidir. Siz gerçek dünyada müşterinize, “paramı cebinde taşıyan insan” gözüyle bakar ve onun şikayetlerine kulak tıkarsanız, Internet kullanarak da bunu yapabilirsiniz. Burada Internet’in size bir faydası yoktur. Anlatmak istediğim, Internet’i büyülü bir küre olarak algılayan ve bu alana milyonlarca dolar yatıranların, temel bakış açılarını değiştirmedikçe, fark yaratmak şöyle dursun, yatırım yaparak daha hızlı batacaklarıdır. Bu bence kötü bir şey de değildir. Zaten batmaları gerek. Batmalılar ki, müşteriye değer veren, teknolojiyi daha verimli kullanan, Yeni Ekonomi’nin kurallarına göre davranabilen kültüre sahip yatırımcılar, hayat hakkı bulabilsin. İyi haber gereklidir. Ama kötü haber; vazgeçilmezdir. |
||||||||
|