| Experian adlı bir uluslararası İngiliz
bilgi şirketi, veriambarı uygulamasını emlakçılığa taşımak
üzere. Türkiye’den bakıldığı zaman pek bir anlamı olmayan bu
uygulama, İngilizler için pek anlamlı olacak. İlk kez, İngiliz emlak
alım-satım piyasasını veriambarı mantığı ve ayrıntılarıyla
Internet’ten izleyebilecekler. 20-25 yılda ödemek üzere krediyle
ev-daire almak, İngiliz halkının yüzde 95’i için yaşamsal önemde
bir yatırım.
Experian, “nerede ne tür ev kaça”
gibi ilk akla gelecek sorularla ilgileniyor. Ama bununla sınırlı
değil. Söz konusu ev veya daireyi çevresiyle karşılaştırıyor:
Yandakinin fiyatı/ karşıdakinin fiyatı/ sokak sakinlerinin alım ve
harcama gücü/ ne tür otomobilleri olduğu/ yaşları/ eğitimleri/ aile
fertlerinin sayısı/ bölgenin jeolojik durumu/ sokak ve yöredeki suç
oranı/ okullaşma, eğitim olanakları/ alışveriş koşulları ve temel
ürünlerin fiyat karşılaştırmaları/ belediye hizmetleri ve vergiler/
parklar, bahçeler, açık alanlar/ ulaşım ve toplu taşım
olanakları...v.s.
Şu atasözümüzü hatırlıyoruz: Ev alma
komşu al... Çok doğru bu sözü yerine getirmenin güçlüğünü hep
biliriz. Experian, ünlü atasözümüzü bizden 2 bin 500 kilometre
ötede gündelik yaşama geçirmeye hazırlanıyor. Ve, çetele usulü bir
ev-daire fiyat listesiyle değil, veriambarı uygulamasına göre...
Bizde veriambarı denildiği zaman akla,
toptancı veya tedarikçi ile mağaza arasında mal ve ürün akışını
optimize eden bir sistem gelir. Oysa ileri bilgi toplumu niteliği
kazanmış ülkelerde, mağaza ile müşteri arasında teketek kurulan
ilişki anlaşılır. ABD’de öyle süpermarketler var ki, müşteriye
sormaya gerek bile duymadan (aralarındaki bir anlaşma uyarınca) evine
bazı ürünleri belirli aralıklarla getirip koyuyor. Çünkü o
ürünler, belli aralıklarla hep tüketildiği için müşterinin onlara
hep gereksinimi var. Süpermarketin veriambarı, müşteri talep dahi
etmeden o ürünün yenilenmesini öngörüyor.
Bu tür uygulamalar, mikromarketing’in
konusu... Yaşam kalitesini arttıran bu tür veriambarı uygulamaları için
biz daha çook bekleyeceğiz. |