|
|
Alvin Toffler, yirmi yıl önce "Üçüncü Dalga"yı yazdığında kendisine "kahin" gözüyle bakılmasına karşı çıkmış ve "Ben gelecekten haber veren bir kişi değilim. Kimsenin geleceği bildiğine de inanmıyorum ve bunu bildiğini iddia eden sahtekardır" demişti. Oysa düşüncelerinin gerçeğe çok yaklaştığını görmek için Üçüncü Dalga'nın üzerimizden akıp geçmesini beklemek gerekmediğini söyleyenler çoğunluktaydı. Bugün geriye dönüp bakıldığında A. Toffler'in öngörüleriyle şekillenen bir dünya ile karşı karşıyayız. Hala gerçeklere gözlerini kapayan toplumlar, üzerlerinden geçen dalganın ıslaklığını da fark edemezlerse, arkadan gelen dev Tsunami dalgasında boğulup gidecekler. Uygarlık tarihini üçe ayıran Toffler, "Birinci Dalga"nın tarımın keşfiyle başladığını ve yaklaşık on bin yıl sürdüğünü savunur. Toffler'e göre "İkinci Dalga" üçyüz yıl kadar önce Endüstriyel Devrim tarafından başlatıldı. Bugün ise yeni bir tarihi değişim dalgasının etkisiyle sanayi toplumlarının çökmekte olduğunu öne sürer. Toplumların sadece ekonomilerinde değil, değer yargılarında, siyasal örgütlenmesinde, aile yapılarında ve hatta bireyde köklü değişimlerin yaşanacağını savlar. "Üçüncü Dalga", sanayi sonrası "Bilgi Toplumu"na dönüşümün simgesidir. Muazzam miktardaki insan enerjisini endüstrinin emrine sunan Protestan ahlakının (tutumluluk, sürekli çalışma, zevkleri erteleme gibi) yayılmasına koşut gelişen sanayi toplumu, köylülüğü çözerek kol gücüne olan gereksinimini karşılayabildi. Kitlesel üretim, demokratikleşmeyi hem politika hem iletişim hem de düşünme ve hayal gücü alanında zorunlu kıldı. "Bilgi Toplumu" kol gücünden çok beyin gücünü, sermaye birikiminden çok bilgi birikimini, mal üretiminden çok bilgi üretimini temel almakta. İnsanları makineleştiren seri üretimden çok, makineleri insanlaştıran üretim araçları, fabrikalardan çok elektronik-evler, evinden ve çocuğundan kopartılmış ana-babaların suçluluk duygusuyla kurduğu çocuk merkezli aileler yerine "eve dönüş"ü özendiren yeni ana-baba-çocuk ilişkileri, toplumsal ve psikolojik köklü değişimler. Dalga geçerek atlatılacak bir dalga değil bu. "Köy"lülükten kurtulmak için belki de son fırsat. Yoksa; çekirge, bir sıçrar iki sıçrar... |
|