|
|
Amerikan Başkanı yönetim döneminin sonuna yaklaşmakta. Kendisini yeni bir dünyaya hazırlamakla meşgul. Bu nedenle son dönemde yazıp söyledikleri daha bir vizyoner ve oy kaygılarının dışında değerlendirmeler oluyor. Clinton, kendi dönemini değerlendirirken en büyük başarısını, kamu harcamalarını kamu gelirleriyle dengelemekte ve giderek yaratılan bütçe fazlasını eğitime ve teknolojik gelişmeyi desteklemek için fon yaratmakta görüyor. Yeni ekonomi şirketlerinin tüm ekonominin üretkenliği üzerindeki katkısını büyük bir coşku ile açıklıyor. Enflasyonu azdırmadan büyümenin genelde ürettiği kadar tüketmeyi becerebilmekten geçtiğini ve mali fonların verimli yatırımlara yönlenmesi ile büyündüğünü tüm dünyaya anlatıyor. Bütün bunlar bizde devleti yönetenlerin kesip başuçlarına asmaları gereken öğütler. Öğüt üretenlerin yanında iş üretenler de var. İletişimle medyayı, eğlence ve alışverişle kültür ve sanatı ve eğitimi bütünleştiren endüstri kuruluşları dünya ölçeğinde getiriler sağlamaya başladılar bile. Tıptan pazarlama eğitimine dek birçok özel iş alanında düşük maliyetli iş üretim modelleri uygulanmaya başlandı bile. Tüm bilgi ve know-how’ın patentli ürün olarak ülkede tutulduğu, elektronik iletişimin gücü ile küresel bilgi toplama ve değerlendirmenin kazanca dönüştürüldüğü bu yeni model gücü de beraberinde getiriyor. Çokuluslu şirketlerin hizmet üretenleri çok hızlı dönüşmekteler. Fiziksel ürün pazarlayanlar bile, üretim sürelerini kısaltarak, sıfır stok ve siparişe göre üretim yöntemlerini kullanarak, bire bir pazarlama ve etkin müşteri ilişkileri yönetim sistemlerinden yararlanarak çok katlı yönetim yapılarını basitleştirmeye çalışıyorlar. Bu yeni iş modellerinin ekonomisi dışa bağımlı az gelişmiş ülkeler açısından çok olumlu sonuçlar yaratacağı söylenemez. Yeni iş modeli daha az istihdam ve daha az gelir paylaşımı anlamını taşıyor. Yerel üretilen hizmetler azaldıkça vergi ve benzeri yerel ödemelerin de azalacağına kuşku yok. Özellikle merkezi bir taşınabilir bilgisayar olan yeni şirketlerin sahipleri abuk sabuk uygulanan yüksek vergilemeler ve kısıtlamalardan da hiç hoşlanmamaktalar. Bu gelişmeleri dikkatle izlememiz ve kısa ve orta vadeli sonuçları üzerinde dikkatle durmamız gerek. Yoksa atı alan Üsküdar’ı geçecek. Yeni ekonominin gülleri bizim bahçemizde de açar mı dersiniz?
|