Handikaplar ve ayakta kalmanın başarısı

Golf oyuncusu olarak handikapını 15’e indirmeden önce hayat mücadelesindeki handikapları aşmayı öğrendi. 18 yaşından beri kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışan Teknoloji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emin Hitay golfte de hayatta da başarı için çalışmanın uzun soluklu olması gerektiğine inanıyor.

Güneş Kazdağlı

Yarını düşünüp yaşamayı, mücadeleyi uzun soluklu alıp hayatına yaymayı öğrendiğinde henüz çok gençti. Dünden bugüne başarıya ulaşmak mümkün değildi. Başarı için planlanacak ve mücadele edilecek yarınlar çoktu. Yaşadığı ülkede yarının ne olacağı ise hiç bir zaman dünden belli olmadı. Bilinen tek gerçek yarına ulaşırken tökezlediğinde önündeki engeli kaldıracak kendinden başka kimsenin olmayışıydı. Ona düşen mücadele tek kişilikti. Teknoloji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emin Hitay da hep öyle yaptı. Uzun soluklu mücadelenin adamı oldu. Tıpkı yaptığı spor olan golf gibi.

Hitay yaklaşık 5 yıldır golf oynuyor ve aynı zamanda Türkiye Golf Federasyonu’nun sertifikalı golf hakemlerinden biri. Golf dünyada en zor öğrenilen sporlar arasında yer alıyor. Kurallarını eksiksiz öğrenmek ve başlangıç düzeyinde yarışmalara katılabilmek için yaklaşık 1 yıl çalışmanız gerekiyor. Mücadele öyle tek parkurda bitmiyor ve uzun soluk istiyor. Golf sopasını tutuşunuz, topa vuruş açısını hesaplamanız, vücudunuzun hareketini kontrol etmeniz ve topa vurmanız, topun da hedefe ulaşması çok kolay değil. 18 delikli oyun ise yaklaşık 5 saat sürüyor. Emin Hitay’ın golfte geldiği nokta 15 handikapla oyunu tamamlamak. Handikap, 18 delikli bir golf oyununda 72 vuruşun üzerinde çıkmak. Yani profesyonel bir oyuncu 18 tane bayrağın dikili olduğu alanı sıfır handikapla, 72 vuruşla tamamlıyor. Bunun anlamı; sopasını hiç boşa sallamamış, açıları çok iyi hesaplamış, kısaca topun bütün hareketini kontrol etmiş ve 18 parkuru ortalama 4 vuruşla tamamlamış olması.

Hitay’ın ise amatör bir oyuncu olarak 15 handikapla oyunu tamamlaması oldukça önemli bir başarı. Çünkü bir erkek oyuncunun 28 handikapla oyunu tamamlayabilmesi için yaklaşık 1.5 yıl çalışması gerekiyor. Handikapın 7-8’e inmesinin bedeli ise oldukça ağır. Çünkü bu sayıyı muhafaza etmek için sürekli çalışması gerekiyor. Golf oyuncuları arasında bu artık o kişinin evi ve işiyle fazla ilgilenmediği anlamına geliyor. Emin Hitay’ın gelmek istediği nokta 11-12 handikapla oyunu tamamlamak.

Filmin geriye çevrilmeyeceğini anladı

Handikap’ın belki hayattaki karşılığı mücadelede, başarıya ulaşmada karşınıza çıkan engeller. Hayattan farkı ise filmi geriye çevirmeniz. Handikap sayısını azaltmak için oyunu tekrar tekrar kurmanız mümkün. Emin Hitay filmi geriye çevirmenin mümkün olmadığını lise son sınıfta öğrendi. Kabataş Erkek Lisesi’nde okuyordu. Öğrenimi boyunca hiç şeref listelerinde yer almadı ama sınıfta da kalmadı. 1975 yılında lise son sınıf öğrencisiyken geometri cebir öğretmeniyle gençliğin de verdiği heyecanla takıştı. “Tamam” dedi ve o yıl mezun olamayacağını üniversite sınavlarına da gelecek yıl gireceğini düşündü. Ancak Bakanlık ilk defa son sınıf öğrencilerine tek ders için öğretmen kurulu hakkı tanıdı ve o yıl için kafasında uzaklaştırdığı üniversite şansı karşısında duruyordu. Sözün tam anlamıyla üniversite sınavlarına hazırlıksız yakalandı. Böylelikle ilk hayat dersini almış oldu ve filmi geriye saramadı. En alt tercihleri arasında olan Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandı. Bugün geriye baktığında “Daha iyi bir eğitim almak isterdim. Örneğin üniversite sınavlarını kafamdan silmeyip biraz çalışsaydım çok rahat Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyabilirdim” diyor.

Okumak için İzmir’e gitti. 18 yaşındaydı ve o yıl babasını kaybetti. Hayat artık onun için mücadeleydi. İşte yarının ve her şartta ayakta kalmanın anlamını çözmeye o yıllarda başladı. Artık hayatının bundan önceki dönemi kapanmış yeni bir dönem açılmıştı. Ailesinden para alamazdı, çalışması ve okulu bitirmesi gerekiyordu. Önce kitap sonra hidrofor satmaya başladı. İzmir’de o yıllarda su sıkıntısı yaşanıyordu. Herkes apartmanlarının çatısına depo yaptırıyordu. Oysa hidrofor bu sorunu çözebilirdi. Emin Hitay’ın girişimciliği de böyle başladı. Ailesinden para almadan ayaklarının üzerinde durmayı başarmıştı ama okulun bitmesine daha vardı ve daha düzenli bir iş istiyordu. Ege Üniversitesi Bilgiişlem Merkezine girdi. Bugün Teknoloji Holding’de ortağı olan Alphan Manas’ın babası Oğuz Manas bilgişlem merkezinin müdürüydü. 3 yıl orada sistem operatörü olarak çalıştı. Daha sonra IBM’in Ankara ve İstanbul’da kurslarına katılıp sistem uzmanı oldu.

Üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’a geldi. Bir yıl Sebim’de programcı olarak hayatını kazandı. Aslında ailesi tekstille uğraşıyordu. Emin Hitay da Sebim’de üzerine aldığı projeyi bitirdikten sonra aile işine döndü. Hitay o yılları söyle anlatıyor;

“1980-1988 yılları arasında tekstil işinde imalat, fason üretim, iplik toptancılığı gibi bir sürü iş yaptım. 1983 yılında piyasada ünlü tüccarlardan birisiyle de yüzde 20 ortak oldum. 1986’da ise kendi işimi kurdum. İki yıl kendi işimde çalıştım. Bilişim sektörüne girmeden önce son 5 yıl iplik toptancılığı yaptım. İşler gayet iyiydi. Fakat 1987 yıllarında piyasada bir kriz yaşandı. Aldığımız senetlerin yüzde 65’i protesto olmaya başladı. Bu da ciddi bir sorundu. Kar marjları çok ciddi oranda düşmüştü. Artık ciddi ciddi oturup düşünmek gerekiyordu.”

1976 yılında liseden mezun olduktan sonra mücadelede handikapların önemini anlamış ve handikapları aşmanın deneyimini kazanmaya başlamıştı. Ama 1988 yılı bir dönüm noktasıydı. Artık tekstil işini bırakacaktı. Alphan Manas da o yıllarda masterını tamamlamış ve Amerika’dan dönmüştü. Oğuz Manas Emin Hitay’ı aradı, oğlu Alphan Manas’la birlikte bir iş yapmalarını önerdi. Bir araya geldiler ve önce Exim’i kurdular. Böylelikle 8 yıl önce bıraktığı bilişim sektörüne Hitay yeniden döndü.

“Exim’i kurduk. OT/VT özellikle seçilmiş bir alan değildi. Ama geleceğini parlak olarak gördüğümüz bir alandı. Ancak biz Türkiye’de gelişmeyi biz biraz daha hızlı bekliyorduk, çok ağır gelişti. Distribütörlükler aldık. Üç sene kadar cebimizden yedik, doğru dürüst iş yoktu. 1990’larda sektörde biraz kıpırdanma başladı. 91-92’de belli bir noktaya geldi. Türkiye’de zaten genel anlamda sektöre baktığınızda canlanma 90’lardan sonra başladı. Şirketler altyapılarını kurdular ve o altyapıları verimli kullanmayı düşünmeye başladıklarında bizim sistemler gündeme geldi.

1993 yılında ise kriz yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. 1994 yılının Nisan ayında ise projeler bıçak gibi kesildi. Tam tabiriyle duvara çarptık. Bu kriz bizi 2.5-3 sene oyaladı. 1993’te yaptığımız ciro 2.8 milyon dolardı. 94 ve 95’i ise 1.5 milyon dolar ciro kapattık. Ancak 1996’da toparlanmaya başladık ve 3 milyon dolar ciro yaptık. Bu sefer 1998 krizi geldi ve hala bu kriz devam ediyor. Şu anda Türkiye’de işler ne kadar canlanmaya başlarsa başlasın ne kadar ekonomi iyi gidiyor dense de hastalıklı bir ekonomi var. Hastalıklı bir çocuğa ilaç verdiğiniz zaman ateş hemen düşmez bir süre beklemeniz lazım. Zannediyorum ikinci yarıdan itibaren canlanma daha da artacak. Siyasi bir kriz olmazsa bu canlanma 2001 yılından itibaren de hiç durmamacasına, artacak.“

Aslında 1988 yılından bugüne kadar sadece Exim’le işler yürütülmedi. Yeni bir sürü proje ve bu projelerle birlikte yeni şirketler de kuruldu. Emin Hitay ve Alphan Manas ortaklığına yaşadıkları krizlerin faydası yeni projelerde ortaya çıktı. İşte bu projeler ve şirketlerle Teknoloji Holding oluştu. Şimdi Teknoloji Holding’e bağlı 6 şirket bilişim alanında çalışmalarını sürdürüyor.

Ortaklık ve kuralları

Dünyada en uzun soluklu ortaklığın Walt Disney ortaklığı olduğu söylenir. Bu ortaklığın da oldukça fazla yazılı kurallarından söz edilir ve iki tarafın da asla bu kuralların dışına çıkmadığı belirtilir. Üstelik bu kurallar ailenin bütün fertlerini kapsar. Türkiye’ye baktığımız da ise ortaklığın çok daha zor olduğunu görürüz. Türkiye’de başarılı olan ve devam eden ortaklık örneği ise yok denecek kadar azdır. “Küçük olsun, benim olsun” anlayışı bilişim sektörü için de geçerlidir.

Hitay ve Manas ortaklığı yaklaşık 13 yıllık bir geçmişe dayanıyor. Emin Hitay ile Alphan Manas arasında kan bağı olmayan bir akrabalık ilişkisi var. Ancak bu işe hiç bir biçimde yansımıyor. Hitay ortaklığın başarısı konusunda şunları söylüyor;

“Ortaklığı 13 yıl devam ettirmek oldukça önemli bir başarı ve hiç de kolay değil. Karı koca ilişkisinden daha zor, çünkü işin içinde para, yetki ve başarı var. Bu ortaklığın iyi yürüyebilmesi için bir kere sosyal hayatta fazla birlikte olmuyoruz. Aynı yerde oturmayız, akşamları beraber olmayız ve eşlerimiz sık görüşmez. Bir kuralımız daha vardır ne benim ne Alphan’ın bir tek akrabası, eşi, dostu şirketlerimizde çalışamaz. Buna izin vermeyiz. Bu kural çalışanlar açısından da geçerlidir. Yani bir çalışanımızın akrabası da bizde çalışamaz. Bu kurala herkes uyar. Böyle olmazsa kurumsal bir yapıyı da oturtamayız.

Bunun ötesinde ortakların yetenekleri çerçevesinde iş tanımlarının doğru yapılması gerekir. Bizim Alphan’la birbirimizi tamamlayan bir yapımız var. Alphan’ın hayalgücü çok geniş ve çok yaratıcılığı bir insan. Birtakım ürünleri biraraya getirip kolaylıkla bir proje ortaya çıkarma yeteneğine sahip ve bir işi sürekli yapmaktan hoşlanmıyor. Bir projeyi ortaya çıkartıyor ve bırakıyor. İşte ondan sonra o projenin takibi için bir ekibin oluşturulması gerekiyor. Yaratıcılık çok önemli bir özellik ve çok güzel şeyler ortaya çıkıyor. Ben o işe girmiyorum, ben daha çok organizasyon, finans, yapısal anlamdaki işlerle ilgileniyorum. “

Başarılı bir girişimcinin önce sinirleri sağlam olmalı

Bilişim sektörü olarak biz Emin Hitay’ı ve Alphan Manas’ı başarılı girişimciler olarak tanıyoruz. Hitay’ın yaşamına baktığınızda girişimciliğin aslında üniversite birinci sınıfta başladığını görüyoruz. Hitay’a göre başarılı bir girişimcinin öncelikle sinirlerinin çelik gibi olması gerekiyor. Sonra yılmaması ve mücadeleci olması özelliği önem taşıyor. Bunların bedeli de hiç hafif değil. Hitay, 1994 yılı krizinden sonra yoğun stres nedeniyle vücudun güçsüz kalması sonucu 1 ay hastanede yatıyor. Hastane çıkışı “nerede kalmıştık” demesi için sinirlerin sağlam olmasını gerektiriyor. “Bu mücadelede ayağım takılıp düştüğümde arkamda beni kaldıracak kimse yoktu. Kendi kendime kalkmasını öğrendim.” Evet Emin Hitay için golfteki handikaplar hayatta da var ve hep de oldu. Başarısı handikap sayısını düşürmek ve handikaplardan sonra da ayakta kalmayı başarmak…

gunesk@interpor.com.tr