|
|
|
|
| Okullarda yaratıcı düşünceye ağırlık
verilmeli
Yaratıcı Zeka ve Eğitim Sempozyumu’nda sağlıklı nesiller yetiştirmek adına Türkiye’deki eğitim sisteminin baştan ele alınması, ezbere dayalı eğitimin terk edilip zeka ve yaratıcı düşüncenin gelişmesini sağlayıcı bir anlayışın eğitim sisteminde yerini alması gerektiği üzerinde duruldu. HABER MERKEZİ Ezberci nesiller yetiştiren eğitim sisteminin bırakılıp insanları düşünmeye, yaratmaya ve zekasını kullanmaya yönelik bir sistemin okullarda yerini alması için yıllardır yürütülen çalışmaşlar, bilişim teknolojilerinin okullarda, eğitimde kullanılmasında düğümleniyor. Yaratıcı, araştırma yapan, sorgulayan nesiller yetiştirmek için bilişim teknolojileri vazgeçilmez araçlar olarak karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye Zeka Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen Yaratıcı Zeka ve Eğitim Sempozyumu’nda da bu anafikir tartışıldı. Bilgi, deneyim ve kaynakların paylaşılarak bir vizyon oluşturulması amacıyla düzenlenen toplantı, başından sonuna büyük bir ilgiyle izlendi. Başbakan Bülent Ecevit'in de açılışına katıldığı sempozyumun açılış konuşmasını Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu yaptı. Sempozyumda eğitim alanında gereksinim duyulan yeni yöntem ve belirlenen yeni hedefler tartışıldı. Türkiye'deki eğitim sisteminin ezbere dayandığından yakınan hemen tüm konuşmacılar zeka, akıl, yaratıcılık, kurnazlık gibi kavramlar üzerinde tartıştılar. Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı ise, değerlendirme panelinde satrancın ve genel olarak zeka ile ilgili etkinliklerin okullarda yer almasının yapısal bir değişikliği gerektirdiğini belirtti. Bugün bilgiyi yalnızca kullanan değil üreten ve eskiten bireyin önemli olduğunu belirten Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Bener Cordan, Türkiye'nin eğitimde bilişim teknolojileri alanına en çok yatırım yapan ülkelerden biri olduğunu söyledi. Eğitim, mekan bağımsız hale geldi BThaber Gazetesi köşe yazarlarından Gazeteci-Yazar Dr. Şeref Oğuz ise teknolojideki son gelişmelerin eğitim üzerindeki yansımalarından söz ettiği konuşmasında diplomanın önemini yitirdiğini ve eğitim külfetinin bireyselleştiğini vurguladı. Kayıtdışı eğitimin giderek arttığını ifade eden Oğuz, mekan bağımsız hale gelen eğitimde öğretmenlerin de artık birer içerik hazırlayıcı olmaya başladığının, öğretmenin artık vazgeçilmez olmadığının altını çizdi. Şeref Oğuz sözlerini şöyle bitirdi: "Bilgili insanların olmadığı yerde bilgi toplumundan söz edemeyiz." |
|