|
|
|
|
| Bilgi
Grubuyla TÜBİTAK karşı karşıya
Yaklaşık bir aydır süregelen bakanlık tartışmaları son taslakla birlikte oldukça renklendi. Sektör, genel anlamda bilişim sektörünün sorunlarına üst boyutta bakabilecek bir kurumsallaşmaya destek verirken, siyasetin yapısı ve taslakta yer alan bazı bölümlerin koalisyonda çatlak seslere yol açabileceği düşüncesiyle bu taslağın bu koalisyon döneminde yasalaşabileceğine ihtimal vermiyor. Yasanın hazırlayıcıları, hükümetteki parti liderlerinin bu işe büyük destek verdiğini söylüyor. Diğer taraftan iki yılda hazırlanan ve bu yılbaşında Cumhurbaşkanı huzurunda tüm Türkiye’ye ilan edilen TUENA Raporu’nda bir Bilgi Toplumu Bakanlığı önerisi getiren TÜBİTAK, Bilgi Toplumu Bakanlığı’na şu anda şiddetle karşı çıkıyor ve TUENA Raporu’nun iki yıl öncesinin Türkiye’sini yansıttığını, şu anda eskimiş olduğunu söylüyor. TÜBİTAK Başkanı: “Bilgi Bakanlığı kurulmasına karşıyım” TÜBİTAK Başkanı Namık Kemal Pak, bu konuda aykırı bir tavır sergilediğini bildiğini ancak bir bakanlık kurulmasından ziyade şu anda var olan kurumların yetki alanının genişletilmesinden yana olduğunu belirtti. Bilim insanı istihdam edilecek kurumlara bu görevlerin verilmesi gerektiğini söyleyen Pak, “Tabii ki TÜBİTAK Başkanı olarak taraflı davranıyorum ve TÜBİTAK’ın bu görevi üstlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bakanlık gündeme geldiğinde işe politika ve bürokrasi çok fazlasıyla dahil olur ve işler yavaşlar, sonuç alınamaz. TÜBİTAK ileride bir think tank haline gelebilir, TÜBİTAK’ın hareket kabiliyeti ve hareket alanı genişletilerek Bilgi Bakanlığı’nın görev kapsamına girecek görevler verilebilir. Bilgi Bakanlığı kurulmasına karşıyım” dedi. Emrehan Halıcı: “Teklif hükümetten gelmeli” Mecliste bakanlık kurulup kurulmamasıyla ilgili ortak bir görüş oluşmuş değil. Bu tür bir taslağın, koalisyon döneminde yasalaşmasına çok fazla ihtimal vermeyen kesim büyük çoğunlukta. DSP Grup Başkan Vekili Emrehan Halıcı, Bilgi Toplumu Bakanlığı’nın milletvekilleri tarafından hazırlanan bir yasa tasarısı taslağı olarak değil de Hükümet tarafından hazırlanan bir yasa tasarısı olarak Meclis’e sunulması gerektiğinin altını çizdi. “Bakanlık kurmaktan önce bilgi toplumu olma yolunda yapılması gerekenlerin altını çizmemiz gerekiyor.” diyen Halıcı sözlerine şöyle devam etti: “Bakanlık kurulması yeni bir oluşum. Koalisyon hükümetinin başında bu tip bir teklif oluşsaydı belki işler daha kolay olurdu. Ancak şu anda devam eden bir hükümet var. Bunun yanında bizim Bilgi ve Bilgi Teknolojisi Grubu olarak daha acil çözüm getirmemiz gereken konular var. Grup içinde bazı milletvekillerinin bakanlık fikrini desteklerken bazılarının desteklememesi grup olarak odaklanmamız gereken noktadan kopmamıza yol açabilir. Bu bakanlık kurulsun ya da kurulmasın demiyorum. Endişe ettiğim nokta, bu tartışmaların bizi asıl çalışma yapmamız gereken noktalardan uzaklaştırması.” Ziya Aktaş: “Hükümetten büyük destek var” Taslağa en çok emek veren kişilerden biri de Bilgi ve Bilgi Teknolojileri Grubu Başkanı, İstanbul Milletvekili Ziya Aktaş. Aktaş, bu işin siyasi malzeme olacağını düşünmediğini, çünkü tüm hükümet partilerinin başkanlarından tam destek aldığını söyledi. Konuyu Bülent Ecevit, Hüsamettin Özkan, Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli ve Cumhur Ersümer’e açtığını ve hepsinden aynı olumlu tepkiyi aldığını ve tüm bu liderlerin bakanlık fikrini son derece yerinde ve anlamlı bulduğunu anlatan Aktaş, bu işin siyasal malzeme olmayacağını, çünkü hükümet partilerinin bu işe çok sıcak baktığını, teklifin başbakana sunulmasından sonra da muhalefet partileri temsilcileri olan Tansu Çiller ve Recai Kutan’la da görüşeceklerini ifade etti. Bakanlık çalışmasının kişisel bir konu olmadığına da değinen Aktaş, ilk taslakla ikinci taslak arasındaki en büyük değişikliklerden birinin Ulusal Bilgi Toplumu Üst Kurulu’na bağlı olarak haftada en az bir kez toplanacak olan beş kişilik çalışma grubu olduğunu söyledi. Aktaş diğer taraftan yeni taslakta “Bakanlığa bağlı ya da yakından koordineli” olarak nitelendirilen ve siyasi kavgaya sebep olacağı düşünülen kurumlarla ilgili olarak da şunları söyledi: “Biz, böyle bir yapıda olabilecek kurumların adını yazdık. Bunların içinden hangilerinin bağlanıp bağlanamayacağı tamamen Bakanlar Kurulu’na, yani hükümete bağlı. İkinci taslağı hazırlarken maddeyi ‘bağlı’ olarak yazmayı uygun görmedik. Karar Başbakan ve hükümetin olduğu için bu listeden bazılarının bağlanabileceği, bazılarının da konumları gereği bakanlıkla koordineli çalışabileceğini düşündük.” Bakanlıkla ilgili yasa taslağı çalışmalarını yürütürken iki yılda hazırlanıp bu yılbaşında Cumhurbaşkanının huzurunda tüm Türkiye’ye ilan edilen TUENA raporunda yer alan Bilgi Toplumu Bakanlığı yapısını kendilerine örnek aldıklarını da belirten Aktaş, TÜBİTAK’ın şimdi aynı bakanlık yapısına ‘çalışmaların eskidiği ve yeni gelişmeler olduğu’ gerekçesini sunarak itiraz etmesini anlamlı bulmadığını söyledi. TUENA Raporundaki kurumsal yapının genel ihtiyaca cevap verdiğini de belirten Aktaş sözlerine şöyle devam etti: “TUENA raporunda geniş incelemeler var. Biz de yıllardır böyle bir kurumsal yapıyı savunuyoruz ve savunduklarımızın TUENA raporuyla örtüştüğünü görüyoruz. TÜBİTAK Başkanı kişisel tercihleri yönünde buna evet ya da hayır diyebilir, ama böyle bir konuda kişisel tercihler düşünülemez. TÜBİTAK bugüne kadar her şeyi yapabileceği iddiasında bulundu. TÜBİTAK gibi bir kurumun her şeyi yapmak yerine bilimsel ve teknik araştırmayı geliştirmesinin hem kuruma hem Türkiye’ye daha yararlı olacağı kanısındayım.” Taslağın tamamını www.bt-net.com adresinde bulabilirsiniz. |
|