|
|
|
| Bu hafta lite kalalım: teknoloji ile
pazarlamanın arasındaki ilişkiyi konu eden bir hikaye anlatacağım.
Hikayenin kahramanları olan Alman ve Yahudi dostlar alınmasın, bu bir
hikaye.
Hikaye bu ya; Hitler, ekonomik durumun kötüye gittiği yıllarda, Yahudiler’in işlerinin göreli olarak bozulmamasının nedenlerini öğrenmek için yardımcılarına bunu açıklayan raporlar hazırlatırmış. Bir, üç, beş derken yardımcılarından biri, “Nedenleri kavramak için raporlar yetersiz kalıyor, durumu bizzat yaşayarak görmelisiniz” diyerek Hitler’i kılık değiştirerek çarşıya gitmeye razı etmiş. İkisi birlikte çarşıda bir Alman’ın züccaciye dükkanına gitmişler. Tezgahtara, “Solaklar için bira bardağı arıyorduk” demişler. Tezgahtar, “Yok” demiş. “Peki nerede bulabiliriz?” diye sormuşlar. Yanıt “Bilmiyorum, böyle bir ürün duymadım”. Bunun üzerine dükkandan çıkarak, yolun ilerisindeki yaşlı Alman’ın dükkanına gitmişler. Soru ve yanıt aynı, ama, “Nerede bulabiliriz?” sorusuna yanıt, “Karşı sıradaki Yahudi’ye bir bakın” olmuş. Oraya gitmişler. Yahudi, isteği duyunca ellerini oğuşturarak söze girmiş: “Efendim, biliyorsunuz işler durgun, pek çok fabrika kapattı. Solaklar için bira bardağı yapan yok. Zaten işler iyi iken de bunların pek alıcısı bulunmuyordu. Takdir edersiniz ki bu nedenle solaklar için bira bardağı normal bardaklara göre bir kaç kat pahalı oluyor. Sanırım bende birkaç tane kaldı.” “Kaç tane istemiştiniz?”. Yanıt:”Altı”. Tezgahtar, bunun üzerine depoya inip, yıllardır satmayan elde kalmış altı bardağı üzerindeki tozları silip getirmiş ve kulpları sol tarafa gelecek şekilde müşterilerin önüne koymuş. Yardımcısı elde kalmış, satmayan bardaklara üç kat para ödeyip alan Hitler’e, kapıdan çıkınca sormuş: “Gördünüz mü neden Yahudiler’in başarılı olduklarını?”. “Evet” demiş Hitler, “Daha fazla çeşit bulunduruyorlar!” Kıssadan hisse: Teknoloji, pazarlayabilirseniz, bir işe yaratabilirseniz vardır. Ne kadar ileri ya da eski olduğu da önemsizdir. Müşterinin işini görüyorsa değerini bulur. |
||||||||
|