Meltem Yaman
mfyaman@mail.turk.net
Pozitif Danışmanlık

İnsan kaynakları gereklidir…

İnsan kaynaklarının edebiyat, sanat, estetik gibi lüks görüldüğüne zaman zaman hala rastlıyoruz. Edebiyat, sanat, estetik de lüks değildir. İnsan kaynakları da… En basit sistemde, en yoksul ortamda da bunlar bulunabilir. En karmaşık, en zengin ortamda da bulunmayabilir.

Evet bunlar zenginliktir ama maddi zenginlik değildir. Esin, incelik, zevk sahibi olmak, güzelliği algılama, sevgi bunlar bağlı olduğu değişkenler güç karmaşıklık, büyüklük, zenginlik değildir. Onlar bu değişkenlerden bağımsızdır. İş dünyası alabildiğine maddi bir dünya olduğu için doğal olarak karıştırıyoruz. Maddi olmayan şeylere ne gerek var diyebiliyoruz. Oysa bu ikisi yani materyal/maddi olan ve olmayan, içiçe ve tamamlayıcı. Sonuç bilinenler ile bilinmeyenlerin toplamında, görünenler ile görünmeyenlerin, materyal olanlarla olmayanların toplamında. Gözardı edersek denklemi değiştirmiş olmuyoruz, sadece kabullerimizi değiştiriyoruz, sonuçları analiz etmekte zorlanıyoruz, beklediklerimize ulaşamayabiliyoruz, yani hesaplarımız tutmayabiliyor. İlgili değişkenleri ve bilinmeyen faktörünü katmadığımız bir denklemden nasıl doğru bir sonuç bekleyebiliriz ki?

Görünmeyenleri anlatmak bu kadar zorken, sanat, edebiyat, estetik karın doyurmazken, insanlar Yunus Emre’nin ilk devreleri gibi “buğday” peşinde iken, ekonomik yaşamda her karar öncesinde “What is in it for me?” (Bu benim ne işime yarayacak?) diye sorarken, onlara anlayacakları dilden anlatmak gibi bir önemli görevimiz var. Yoksa insan kaynakları departmanları sadece isim değiştirmiş olarak kayıt-kuyut, bordro ve idari işler yapmaya devam eden bir birim olarak kalacak. Stratejik yönetime katılamayacak.

İnsan kaynakları departmanlarının dışındaki departmanlardan gelip yükselenler, patronlar ve çalışanlar bilmelidir ki insan kaynakları, satış, pazarlama ve halkla ilişkiler faaliyetlerine destek veren, gidişe stratejik yön veren bir konudur. İnsan kaynakları konularının amacı insanların mutlu olması, insan hakları ya da insani duygulardan önce işletmedeki insanların en yüksek katkı ile iş ve değer üretmesini sağlamaktır. Makine, malzeme, para gibi diğer kaynakların iyi işletilmesi insana bağlıdır. İyi işleyen bir şirket de amaçlarını gerçekleştirir, hissedarlarına, çalışanlarına güvenilir bir kazanç kaynağı, kendilerini geliştirme ortamı, devlete iyi bir vergi geliri kaynağı olur. İşletmede çalışan insanlar şirketi en yakından tanıyan insanlardır. İşletme içinden bir kişinin sözü, bir davranışı milyarlarca liralık reklamı boşa çıkarabilir. Pazarlama faaliyetlerinde verilen sözleri tutacak olan insanlardır. Reklamları teyid edecek olanlar da. Bir insan kendi çalıştığı şirketi başkasına önerebiliyor ve övüyorsa bu ciddi ve etkili bir reklamdır. Özellikle reklamlarda söylenenlere güvenin olmadığı bir ortamda, işletmede çalışan her bireyin seçimi, görev tanımı, performansı, performans değerlendirme kriterleri, eğitimi, geliştirilmesi, müşteriye daha iyi hizmet vermesi, işini daha iyi yapması insan kaynakları departmanının projeleri arasındadır. Patron şirketlerinde bu konuların anlaşılması biraz daha zor olabilir ama, şirket gelirlerindeki artışların ücretlere yansıtıldığı ya da halka açık şirketlerde artık bu konuların anlaşılmış olması beklenir. Güzel bir reklam teması olduğuna katılıyoruz ama insan kaynakları reklamın ötesinde gerçekten yaşamsal öneme sahiptir.

İnsan kaynakları ileride tüm şirkete yayılmış olacak, her birim kendi insan kaynağını en iyi şekilde değerlendirecek. Bu aşamada insan kaynakları yöneticileri stratejik, kurmay, danışman bir nitelik kazanacak. Ancak bu zamana değin tüm yöneticilerin insan kaynakları yöneticisi niteliklerini ve bilincini kazanması, gerekli sistemlerin kurulup işletilmesi insan kaynakları departmanlarının sorumluluğunda. Bu noktaya gelebilmek için de insan kaynaklarının gerekliliğini algılamak ilk şart.