Edip Öymen
eeoymen@hotmail.com

BDE’nin içini kim dolduracak?

Henüz konuşamayan bebeklere (elbette Amerika’da, şimdilik deneysel olarak) işaret dili öğretiliyor! Amaç, konuşmayı sökmemiş bebeğe, çevresiyle iletişim kurmayı sağlamak.

Bebek, ağlayıp huysuzlaşarak derdini anlatmak yerine, işaret diliyle anlatıyor. Başta ana baba herkes memnun. Bebeğin iletişim becerisi daha hızlı gelişiyor. Konuşmaya başladığı zaman kendini daha kolay ifade edecek.

ABD, eğitimde insanın zihinsel gelişimine en önem veren ülke. Bebeklere işaret dili, bunun en son kanıtı. Bizdeki durum ise malum. Bırakın bu kadar lüks ve ileri pedagojik yöntemleri, daha orta öğretimde bilgisayar destekli eğitim sağlanamadı. Bakanlık, 2005’i hedeflemiş. 2005’te okullarda işleyeceğini varsaydığımız bilgisayarlar acaba “kaç yaşında” olacak? Bunu herhalde kimse bilmiyor.

Ya BDE’nin “içini” kim, nasıl dolduracak? Bilgisayarı alıp masaya koymakla iş bitmiyor. Yazılımında ne “yazacak”? Bu yazılımı kimler nasıl hazırlayacak? Çocuklara devlet okullarında ezberletilen demode “bilgiler”, aynı demodelikle BDE’ye mi aktarılacak?

Devlet, BDE konusunda son derece yavaş ve geride kaldı. Aynı geriliği, kurulmaya çalışılan Bilgi Bakanlığı’nda da göreceğiz. Ulusal Bilgi Güvenliği biriminde de...

Ne yazık ki eğitimdeki fırsat eşitsizliği, kendisini en çok BDE’de gösterecek. Bazı özel okul ve üniversitelerin BDE konusunda gayet çağdaş ve hızlı uygulamaları var. Buna karşılık o kadar çok sayıda devlet okul ve üniversitesi bu konuda geri ki... Bu farkların bedelini önümüzdeki 10 yıl içinde çok ağır ödeyeceğiz. Devletin bilişim konusundaki vizyonsuzluğu ve mızmızlığının faturası ne yazık ki, bugün 10 yaşında olan 10 yıl sonra 20 yaşında olacak gençlere çıkacak.

Elin oğlu, 6 aylık bebeğine “daha kolay iletişim kursun” diye işaret dili öğretmeyi akıl eder. Biz, daha devlet okullarına bilgisayar alıp takamayız. İşin hala o kadar başındayız ki, yazılımın içeriği hakkında soru soran bile yok.