|
|
|
| Dr. Ravi Kalakota, e-
Business adlı kitabında tekno-şirket olmanın ön koşullarını şöyle
özetliyor: Entegrasyon, entegrasyon, entegrasyon.
Dr. Kalokota’ya göre tekno-şirketleşebilmek için bilgisayar yazılımlarının, iş süreçleri bazında, entegre kullanımı önem kazandı. “Etkin olmayan, ürettiği sonuçlar açısından doğruluğu kuşkulu, esneklikten yoksun” bilgi ortamları yeni bir olgu değil. Yeni olan bu sorunların gitgide daha kritik bir önem kazanması. “Müşteriler sınırlı tercih olanaklarına sahipken ve bütün rakipler aynı şekilde kötüyken, herhangi bir şirketin daha iyisini yapması için fazla bir neden yoktu” diyor, Dr. Kalakota. Bir şirkette yaşanan veri entegrasyonu sorunlarını görmek için o şirkette hesap tablosu kullanımına bakmak bile yeterli olabilir. Çoğu kez karşılaşılan görünüm, tümüyle bağımsız ve tümüyle kişisel bir yazılım kullanımıdır. Öylesine bağımsız ki, çoğu kez, her kullanıcı standartları bile kendisi belirler. Biraz daha yakından bakınca, programı “iyi bilen” kullanıcıların oluşturmuş olduğu çapraşık bir “raporlama düzeni”nin varlığını keşfederiz. Bu düzenin ana işlevi kişisel rapor dosyalarının birleştirilmesi, ortaya çıkan tutarsızlıkların olması-gereken-mantığı’na göre ortadan kaldırılmasıdır. Bu konuda uzmanlaşmış birisinin birkaç tam gününü alabilir. Sonuçta elde edilen rapor, gecikmeli de olsa, “incelenmek” üzere yönetime verilir. Dr. Kalakota’nın dediği gibi tüm rakipler böyle çalışıyorsa bir sorun yok. Ama rakiplerden biri oyunbozanlık edip şirketini entegre hesap tablosu kullanımına geçirince rekabet koşulları da değişir.
Dr. Kalakota, “ileri görüşlü şirketler önlerinde yatan görevlerin devasa büyüklüğünü anlamaya, elektronik iş teknolojilerini avantaja dönüştürmeden önce kendi içlerinde ortadan kaldırmaları gereken engelleri görmeye başladılar” diyor ve ekliyor: Paket program kullanımında kişisel kullanımdan kurumsal kullanıma, bağımsız kullanımdan entegre kullanıma geçişin zamanı geldi. |
||||||||
|