MERNİS’e teklif veren üç kurumdan biri, TÜBİTAK-MAM

MERNİS yaygınlaştırma ihalesine üç kurum teklif verdi. KoçSistem-Meteksan Sistem konsorsiyumu, Bilsa ve TÜBİTAK-MAM.

GAMZE GÖKER

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü MERNİS ilçe yazılımlarının tüm ilçelere yaygınlaştırılması için 17 Mayıs tarihinde ihaleye çıktı. Basına kapalı yapılan ihaleye Bilsa, KoçSistem-Meteksan Sistem konsorsiyumu ve TÜBİTAK-MAM olmak üzere üç aday teklif verdi. Projenin muammen bedeli 2 trilyon 450 milyar TL olarak belirtildi.

Teklif fiyatları haftaya belli olacak.

Fiyat zarflarının bu hafta içerisinde açılacağı bildirilen ihalenin teknik şartnamesinde yükleniciden beklenen hizmetler kısaca şöyle sıralanıyor: 1300 ilçe personelinin eğitilmesi, yeni yazılımın ilçe bilgisayarlarına kurulması ve veritabanlarının oluşturulması, bir çağrı merkezinin oluşturulması, tüm ilçelerde kimlik numaralarının verilmesi, merkezde geçici nüfus ambarı oluşturulması.

“Rekabet engellenmek isteniyor”

İhaleye bir kamu kuruluşu olan TÜBİTAK-MAM’ın teklif vermesi sektörde şaşkınlık yaratırken rekabetin engellenmek istendiğine dair düşünceler oluşmasına neden oldu. İsminin belirtilmesini istemeyen bir sektör temsilcisi şöyle konuştu: “Böyle bir ticari işte hiç bir sorumluluk almadan, kamu kuruluşu olmanın avantajlarından yararlanarak çalışıyorlar. Türkiye’nin 20 yıldır beklediği, ulusal kimlik numaralarının verileceği bir projede, hiç altyapıyı bilmeden çıkıp en ucuz teklif veriliyor. Taahhütname,banka teminat mektubu vermiyorlar. Proje gecikmeye girdiğinde bir kamu kurumunun diğer bir kamu kurumuna ceza kesmesi gibi bir durum da söz konusu değil. Ticari kuruluşlarla karşı karşıya gelip rekabet etmeleri yanlış.

Başka bir sektör yetkilisi ise TÜBİTAK-MAM’ın şartnamenin idari maddelerini karşılayabildikleri inancında olmadığını ifade ederek şöyle bir yorumda bulundu: “Karşılayamazlarsa teknik değerlendirmeyi geçemeyecekler demektir. Bir kamu kuruluşunun ihaleye teklif vermesi rekabet koşullarına uygun değil. Şartnameye göre benzer bir iş yapmış olması isteniyor. Ciro için aranan şartlar var. Fiyat konusunda avantajlılar. Şartlar herkesin yerine getiremeyeceği kadar ağır.”

BThaber olarak söz konusu iddialara karşı TÜBİTAK-MAM yetkililerine ulaşmaya çalıştık. Ancak TÜBİTAK-MAM Başkanı’nın görevinden ayrılması sonucu hiçbir yetkiliye ulaşamadık.

Akıllı kart Türkiye için lüks

Bir hafta içinde sözleşmeler imzalanıp uygulamalar başlarsa 26’ncı hatfa sonunda yani altı ay içinde tüm Türkiye’ye kimlik numaraları verilmiş olacak. Hazırlanan yazılımın kesin kabulünün yapılmadan ihaleye çıkılmış olması da bazı çevreleri tedirgin etti. Kimlik numaralarının belirlenmesi aşamasından sonra üzerinde vatandaşlık numaralarının bulunduğu yeni kimlik kartlarının verilmesi aşamasına geçilecek. Akıllı kart da üretilecek kart seçeneklerinden biri. Ancak kimi sektör temsilcileri daha ucuz yöntemlerin kullanıldığı kimlik kartı uygulamasının tercih edilmesi gerektiğinin altını çizerken akıllı kartın Türkiye için bir lüks olduğunu belirtiyor. Ayrıca Türkiye’nin kendi ürettiği, kendine özgü bir nüfus cüzdanı olması, başkalarının ürettiği kimlik kartlarının kullanılmaması gerektiği, Türkiye’nin bunu yapabilecek güçte olduğu da bildirilen görüşler arasında.

gamzeg@interpro.com.tr