|
| Sıcak bir Merhaba,
Hem de 24 derece sıcaklıkta, güneşli, pırıl, pırıl bir günde yazıyorum bu mektubumu sana. Mektup dedim de aklıma geldi. Biz niye hala mektuplaşıyoruz? İnsanlar artık birbirine mektup yazmıyor ki… Ya telefon ediyor, ya faks çekiyor, ya da e-posta atıyor. Geçenlerde gazetenin birinde bir haber okumuştum. Postacılar son birkaç yıldır işlerinin çok fazla azaldığını söylemişler. Kimileri bu durumdan çok memnun. Çünkü işleri azalmış ve eskisine göre çok daha az yoruluyorlar. Kimileri de endişeli. Çünkü gelecekte işlerini kaybetme tehlikesi var. Ne olursa olsun yeni teknolojileri kullanmak herkesin hoşuna gidiyor (Bazılarında korku da var tabi ama herkes bu korkusunu kolaylıkla yenebilir). Biz de en kısa zamanda çağın nimetlerinden yararlanıp mail’leşelim. Bak, ne güzel birbirinden renkli, PC ve Internet kampanyaları var. Kampanya satışları genelde iyi gidiyormuş ama artık o kampanyalar da öyle birbirine benzemeye başladı ki kullanıcı için çok cazip olamıyor. 2000’de de geçen yıl olduğu gibi kullanıcıları çekebilecek yaratıcı kampanyalara ihtiyacı var sektörün. HP bugünlerde bir PC kampanyası düzenleyecekmiş. Bak sen de bu kampanyadan yararlanabilirsin. Al ki daha sık mail’leşebilelim. HP’nin kampanyasında temelde eski kampanyalardan farklı birşey yok. Ödeme olanaklarını bilmiyorum ama son derece esnek olacağı kesin. HP, paketin yanında yazıcı verecekmiş. Ama daha önce verilenlerden daha iyi model bir yazıcı olacakmış bu. Biliyor musun geçtiğimiz hafta TBDli’ler 30’uncu yıldönümlerini bir baloyla kutladılar. TBD'nin tüm kurmayları oradaydılar ve çok keyifliydiler doğrusu. Programa baktım bir de ne göreyim, “e-dansöz” yazıyor. Gerçi dansözün farklı bir yanı yoktu ama bilişimcilerin dansözünün adı da böyle olur dedim kendi kendime. Baloda derneğin kurucusu Aydın Köksal’ın keyfine diyecek yoktu. Derneğin gelmiş geçmiş tüm başkanları 30’uncu yıl pastasının bir katını kesmeye geldiler. Köksal, pasta kesmeye dans ederek geldi ve gecenin en güzel dansını da derneğin ilk başkanı Aydın Köksal ve son başkanı İnci Apaydın yaptı. Gecenin bir yarısı ben partiden ayrılırken TBD’liler daha yeni yeni açılmaya başlıyorlardı. Onların ruhları hepimizinkinden genç tabii. Daha nice otuz yıllara. Mektubuma başlarken sıcak havalardan bahsetmiştim. Eeee, artık yaz geliyor. Sektör de toplantılarını havaya uydurdu, açık havaya taşımaya başladı. Hammam diye bir yer var, Sirkeci’de. Yeni düzenlemişler. HP geçen hafta orada bir toplantı yaptı. Diğer toplantılarını da çoğunlukla orada yapacak gibi görünüyor. Yer çok güzel, deniz ve yeşillik. Biliyorsun basın toplantılarında evsahibi birşeyler tanıtır, anlatır sonra da dinleyenlere ‘sorunuz var mı’ diye sorardı ve gelen soruları yanıtlardı. Bu kez öyle olmadı. Toplantının bitiminde anlatan kişi dinleyenlere dönüp, ‘şimdi ben size soracağım’ deyip başladı biraz önce anlattıklarını sormaya. Sorularını doğru yanıtlayanlara da bir bir hediyeler verdi. Ne dersin, bu yeni toplantı biçimi tutar mı? Sektörde olup biteni anlatırken bugünlerde sektörün üzerinde yoğun olarak tartıştığı konuyu da söylememek olmaz. Herşeyden önce tartışılan konunun isminin ne olduğu belli değil. Bilgi Bakanlığı mı, Bilişim Bakanlığı mı? Yoksa Bilgi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı mı? Neyse böyle bir yasa tasarısı TBMM Bilgi Grubu’nda tartışılıyor. Şimdiden iki kutba ayrılmış durumda görüşler. Olsun iyi olur, ya da olmasın iyi olmaz şeklinde. Internet’te çeşitli listelerde ‘lüks’ olup olmadığı konuşuluyor. Şu güzelim memleketimde öyle ilginç şeyler olayor ki insan neye inanacağını şaşırıyor. Belki bunu tartışmamız bile lüks. Internet garip bir dünya. Orada da görüşler ikiye ayrılıyor. Internet özgürdür, hiçbir şekilde sansür edilemez. Ya da porno, terör vs. ile ilgili siteleri sansürden geçirelim, ahlakımız ve güvenliğimizi tehlikeye atar. Başbakanlığın web sitesinde ülkemiz aleyhindeki ve topluma zararli sitelerin bildirilebileceği bir form koyulmuş. Tam adresi şu: http://ppgmatama.basbakanlik.gov.tr/sikayet/vatandas.htm Burada da ikiye ayrılıyoruz. Bu çok yararlı bir uygulama, ya da ispiyonculuk ruhumuz mu kabardı? Yani anlayacağın asgari müşterekte buluşamıyoruz hiçbirimiz. Kal sağlıcakla, |
|||||||
|