|
|
Bakanlık, devleti ve milleti ilgilendiren en önemli konuların, en üst düzeyde ele alındığı devlet makamı. Bilişimin, devletin en üst düzeyinde ele alınması gerekli mi? Evet, ama konuşmamız gerekenler var. En kısa ve en doğru yoldan bilgi toplumu olmamız gerekir. Devlet ve milletçe çok akıllı ve planlı davranmamız, zaman başta olmak üzere tüm kaynaklarımızı çok verimli kullanmamız lazım. Bunu gerçekleştirdiğimiz oran ve sürede gelişir ve önümüzdeki toplumlar ile arayı kapatırız. Bu yolda ilerleyen ülkelerin devlet ve hükümet organları, yarışın bizzat içinde yer alıyorlar. Strateji belirliyorlar, plan yapıyorlar ve uyguluyorlar. Bizimkiler de bir an önce bilişimi benimsemeli, inanmalı ve aynı şekilde davranmalı. İşte şimdi “bu işi nasıl yapmalı?” kısmı geliyor. Bilişim stratejilerinin oluşturulması, kritik başarı faktörlerinin belirlenmesi, uygulamacılara aktarılması, izleme ve değerlendirme sonuçlarını alarak stratejilerin güncellenmesi bu işin ruhudur, beynidir. Öncelikle yaşayan bir mekanizma geliştirilmeli ve bu mekanizmaya devlet, sivil toplum örgütleri, basın, üniversiteler ve özel sektör, eşit yetki ve haklar ile katılmalıdır. Bu bir danışma kurulu değil, bir karar organı olmalı. Buradaki devlet bacağının bir bakanlık olması gerekiyorsa olsun. Ancak devletin herkesten daha akıllı olduğu varsayımını değiştirmek gerekiyor. Üstün olan, ortak akıl. Bu yaklaşımın bilişimde başarılı olmasını ve devletin tüm yapısına dağılmasını dilerim. Asgari ücret saptama yetkisinin bir komisyona ait olması güzel bir örnek. Bilişim sözcüğü, bilgi teknolojileri ve iletişimin birlikteliğini yansıtır. Sözcüğün bu yaygın kullanımı, teknolojik birleşmeyi de çok güzel ve doğru şekilde aktarır. Dikkatimi çeken konu, güncel bakanlık yasa taslağının bilişimi değil, sadece bilgi ve bilgi teknolojilerini esas alması. Ama buna karşın bağlı kuruluşlar listesine Türk Telekom’u dahil etmesi. Bilişim disiplinler arası bir kavram, birleştirici, bağlayıcı bir öğe ve tüm sektörler için bir kaldıraç. Bu unsurları önde olmalı, herşeyi yönetmeye kalkmamalı. Bizde bakanlık denince; müsteşar, daire başkanları, bağlısı devlet kuruluşları, makam otoları, binlerce memur, tayinler ve siyasi hesaplar akla geliyor. Bilişimin buna ihtiyacı yok. Türkiye’nin buna ihtiyacı yok. Ana amacı bakanlık yaparsak, bilişimi katlederiz. |
|