Hakkı Sevand  
Hakkı Sevand - hsevand@tepum.com.tr

Anlam birliğinin önemi

Belli ki Türkiye bir uzlaşma dönemine giriyor. Uzlaşma demek ortak bir dil oluşturmak, sözcüklerden, kavramlardan aynı anlamı çıkarmak demek.

Bilgisayar sektörü olarak biz de müşterilerimizle uzlaşabilsek diyorum. Ortak bir dil kullanabilsek. Kavramları benzer şekilde anlamlandırabilsek. Bazen umutlanır gibi oluyorum. Özellikle genç kuşak yöneticilerin dijital organizasyon konularına önem vermeye başladıkları görülüyor.

Çoğu kez de umutlarım boşa çıkıyor. Yöneticilerin eski bir dünyada yaşamak istediklerini hissediyorum. İşte, bende hayal kırıklığına yol açan bazı yorumlar:

Bilgi yönetimi: “Benim her şeyi bilmem önemli. Ama, benim bildiğim şeyi başkalarının da bilmesi niye gereksin? Bu tehlikeli bile olabilir. Bilgi yönetiminden önce, müşteri dosyalarını kaybetmemeyi öğrensinler.”

Grupsal çalışma: ”Herkes işini iyi yapsa grupsal çalışmaya gerek kalmaz. Proje dokümanlarımızın her bölümünü farklı kişiler hazırlayabilseydi proje sayımızı iki katına çıkarırdık.”

Entegre paket program kullanımı: “Kişilerin bilgisayarlarındaki bilgileri birleştirip bir rapor alabilmek için her hafta bir kişi, tam gününü harcıyor. Ya bir de programlar entegre olsaydı?”

Veri analizi: ”Hangi analiz benim bildiklerimden daha önemli bir sonuç ortaya çıkarabilir ki? Masa başında analiz yapacaklarına, bayilerimizi dolaşıp satışların niye düştüğünü öğrensinler.”

Kurumsal eğitim: “Şimdiye kadar eğitime para ayırmadık da ne oldu? Paramız cebimizde kaldı. Eğitime gideceklerine imla hatası yapmadan yazmayı öğrensinler. Yabancılara rezil oluyoruz.”

Dijital organizasyon: “Bizim işini iyi yapan yöneticilere ihtiyacımız var. Robotlara değil. Her yönetici, bölümündeki herkesle, gerekirse her gün konuşarak, her işi yakından takip etmeli.”

e - posta: “e-posta dedikleri şeyi kurduk da ne oldu? Eskiden memoları masamda konularına göre biriktirirdim. Şimdi yüzlerce posta içinde aradığımı bulamıyorum.”

Elektronik form akışı: “Bilgisayar öncesinde evrak kaydı için bir kişi yeterdi. Şimdi bilgisayara girilecek evrakların onayı için bir yığın insan çalıştırıyoruz.”

Müşteri ilişkileri yönetimi: “Müşteri dediğin elini verirsen kolunu kapar. Gelen telefonlara şimdi bile zor yetişiyoruz. Bir de kapı açarsak ne yaparız?”

Tedarik yönetimi: “Satın almayı elektronik ortamda yaparsak komisyonlar ne olacak? Ya faturasız alımlar? “

İş yönetimi: “En gıcık olanı da bu. Sanki ben işimi yönetmesini bilmiyorum. İşimde gözünüz mü var? ”