|
| Merhaba,
Mektubuma havadan sudan haber vererek başlayayım. İstanbul’da havalar bir türlü tam olarak ısınmadı. Yine üşüyoruz ve ne giyeceğimizi şaşırıyoruz. Havaların bir türlü ısınmaması korkutmaya başladı beni. Yaz mevsimini çok özledim doğrusu. Havalar böyle oldukça ben de kendimi işlere daha fazla vermeye başladım. Gündüzlerimi toplantılarda, gecelerimi de ofiste geçirir oldum. Özetle bugünlerde sektörde bir toplantı furyasıdır gidiyor. En ilgi çekici toplantılarından biri bana göre Netaş/Nortel Networks’ün toplantısıydı. Toplantının sonunda FutureWorld’den bir Futurist’in yaptığı etkileyici sunumlar beni çok hoş bir yolculuğa çıkardı. Geçmişteki deneyimlerimizden faydalanmak yerine gelecekten ders almamız gerektiğini ısrarla savunan Futurist, sürekli rekabet etmenin de pek bir faydası olmadığını, kendi doğrularımız yönünde ilerleyerek içimizdeki kahramanı aramamızı söyledi!.. Gelecekte iş hayatında ortaklıkların artacağını anlatan Futurist, bu ortaklıklar sonucu oluşabilecek şirket isimlerinden de örnekler verdi; nokisson.com gibi. Bil bakalım kimlerin ortaklığı? Toplantının bir diğer konuşmacısı da ilginç bir araştırmayı katılımcılarla paylaştı. Konuşmacı, bir araştırma sonucunda bir köpek için 11 yılda yapılan harcamaların toplam 13 bin 350 dolar olduğunu söyledi. Herkes önce doğal olarak şaşırdı. Konuşmacının bu örnekle varmak istediği nokta ise “kimbilir bu dolarlarla neler yapılabilirdi?” köpek harcamasından BT yatırımlarına böylelikle “hoş” bir köprü kurmuş oldu! Geçenlerde bir dostum bana çok eğlenceli bir gerçek öykü anlattı. Efendim, uluslararası bir şirket kablolama ve veri iletişimi sistemi kurdurmak istiyor. Birkaç şirketten teklif istiyor, tekliflerini de İngilizce yazmalarını istiyor. Herkes hazırlanıyor ve tekliflerini sunuyor. Katılan şirketlerden birinin yöneticileri genç ve heyecanlı. Teklife şöyle yazıyorlar: We want 4 bin dolar! Bir başka eğlenceli öykü de Ahmet’den geldi. Ahmet de kim deme? Üniversitedeki Teknik Ahmet. Hala aynı aynı misyonu üstlenmiş vaziyette yaşıyor. Teknik serviste milletin derdiyle uğraşıyor ama bugünlerde çok sıkılmış. En çok da Internet kullanıcılarından. Daha önce sana yazmıştım her yerde bir Internet reklam furyasıdır gidiyor. Bu reklamlardan etkilenen herkes de Internet’e bağlanmak için varını yoğunu ortaya koyuyor. -Bu cümle Ahmet’e ait.- Geçenlerde böyle bir kullanıcı telaşla Ahmet’i aramış, “Kardeşim Internet’e bağlanmak için tam 10 gündür uğraşıyorum. Ama sürekli bozuk sinyal sesi alıyorum. Önce normal bir ses geliyor, sonra bir cızırtı başlıyor ve ben de hemen bağlantıyı kesiyorum. Bunun daha önce arkadaşlarınıza anlattım ama bir çözüm bulmadılar’’ diyen dertli Internetdaş’ı Ahmet sabırla dinlemiş. Sonra hep yoğunlaşan cızırtı sesinden sonra mı bağlantıyı kesiyorsunuz demiş. Internetdaş “evet, hemen kapatıyorum” yanıtını vermiş. Ahmet de “Güzel kardeşim o bağlantı sesi, o sese biraz sabredin. Sabrın sonunun selamet olacağını göreceksiniz” yanıtını vermiş. Bu insanlar gerçekten bir alem… Bütün bunlar bir yana sana bu mektubu yazarken e-postama bir baktım, ne göreyim! Bir sürü I Love You mesajı. Bu sektörde her zaman çok sevildiğimi bilirim ama bunların mail olarak bana iletilmesi günün sürpriziydi! Ancak bu sürpriz kısa zaman sonra kabusa dönüştü, çünkü mesajların hepsi virüslüydü. Bilgisayarım çöktü. Bütün jpeg dosyalarım silindi. Neyse ben yine de çok sevildiğimi düşünüyorum! Senden de sevgi dolu mesajlar bekliyorum. Şimdilik hoşçakal. |
|||||||
|