|
|
|
||||
| Çağın hastalığı... Stresin ne olduğunu
eminim ki hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu yorgunluktan farklı birşey...
En azından fiziksel yorgunluktan...
Ağaçların, temiz havanın olduğu yerlerde ya da deniz kıyısında, iyi bir spor ayakkabı ve rahat giysilerle yüzlerce metre yol yürüsek, bir çay bahçesinde konaklayıp içtiğimiz bir bardak çay bizi dinlendirebilir. Çok yorulduysak en fazla, akşam güzel bir uyku çekeriz. O içtiğimiz çayın ya da kahvenin adı da yorgunluk çayı ya da yorgunluk kahvesidir. Oysa stres böyle değil. Stres dinlendirmiyor. Dinlenmeye izin vermiyor. Uyku bile uyutmuyor. Gerilmiş, fazla gerilmiş bir tel gibi akordumuzu bozmakla kalmıyor, kopma tehlikesine bile yol açıyor. Strese bağlı olarak ortaya çıkan ve ilerleyen o kadar çok hastalık var ki... Kalp ve damar hastalıkları, psikolojik rahatsızlıklar, hipertansiyon, kanser vs. Hepsi herkesten uzak olsunlar ama durum böyle... Organizasyon kitapları stresin birazının iyi olduğunu söyler. Dedikodu gibi ya da, hata oranı gibi “Nasıl olsa sıfıra indiremezsiniz, stresi yönetin” derler. Aslında kısmen doğru olabilir. Stressiz, pir-ü pak olmak kolay mı? Hayatımızdaki tüm kötülükler gibi stres de yaşamı sürdürmemiz esnasında çıkan bir pislik türü... Yeter ki o pisliğin içinde kaybolmayalım. Pislik bizi pisleştiremesin. Stresten kurtulmak için neler yaptığımızı düşünelim. Pek çoğumuz önce sigaraya sarılıyoruz. Sigarayı elimizden düşürmüyoruz. Çok sevdiğim bir arkadaşım ailesinden birini beklenmedik bir anda kaybettiğinde, arkadaşlarının eline tutuşturduğu sigara ile avunmuş. Psikolojik yardıma kadar pek çok yardım da aldı, zorluğu atlattı. Sigara alışkanlığı kötü bir iz gibi kaldı... Kimilerimiz içki ile stres atıyoruz. Alkolü sevenler o kadar çok ki yararlarını anlatmakla kalmıyorlar, adeta içkiye aşıklar. Bu yöntemler kısa vadeli stressavar yerine geçebilir ama ciğer düşmanı oldukları kesin... Biri akciğeri, diğeri karaciğeri mahvediyor. Bağımlılık yapıyor. Limitini bilerek içebilenler her zaman bu kadar disiplinli olabiliyorlar mı, araştırmak lazım. Gözlemlediğim kadarıyla bu el alışkanlığı gibi birşey, ölçüsü yok, içtikçe içiliyor. Ciğerler birikimli olarak mahvoluyor. Stres için bir psikologa danışsak önerebileceği bitkisel ilaçlar, psikiyatra danışsak önerilebilecek kimyasal ilaçlar da var. Doğal yaşamla ilgili kitaplarda stresi zararsız yöntemlerle atma konusunda çeşitli bilgiler var. Bitki çayları içmek, bitki yağları ile sıcak banyo, masaj, nefes alıp verme teknikleri, meditasyon vs. Ayurveda uzmanı Dr. Ender Saraç ve onun kitabına benzer yayınlar iyi bir alternatif sunuyor. Müzik ve dans da zararsız birer stressavar. Konserler, dans gösterileri ya da bizzat yer alabileceğimiz müzik koroları, dans kulüpleri var. Bunun dışında yine doğal yaşama yönelik dinlendirici mistik müzikler ve danslar da var. Dünyada müzikoterapi alanında pek çok araştırma yapılıyor. Eskiden akıl hastanelerimizde uygulanan müzikle tedavi yöntemlerine benzer şekilde, özellikle etnik müziklerden şifa verici özellikte olanları araştırılıyor. Bildiğim kadarıyla Türkiye’den bir tek Dr. Rahmi Oruç Güvenç bu işle ilgileniyor ve uluslararası geçerliliği olan araştırmalar yapıyor. Doğa yürüyüşleri, yüzme gibi sporlar da stresi savar. Bu alternatifler arasında seçme kriterimiz şu olmalı: Stresten en az zararla kurtulmak. Ya da daha iyisi hiç zararsız kurtulmak... Iyi seçelim... |
|