|
|
|
|
| Ulusal Bilgi Güvenliği
Yasa Tasarısı: Türkiye için bir yol ayrımı
Ulusal Bilgi Güvenliği Yasa Tasarısı, Türkiye'nin bundan sonraki bilişim politikalarına ve dolayısıyla bilişim ekonomisine yön verecek önemli bir yasa olarak tanımlanıyor. HABER MERKEZİ Milli Savunma Bakanlığı'nın iki yıl önce çalışmalarını başlattığı ve devletin bilgi güvenliğini sağlamak üzere bir Ulusal Bilgi Güvenliği Teşkilatı oluşturulmasını hedefleyen Ulusal Bilgi Güvenliği Yasa Tasarısı sektörden ve akademisyenlerden eleştiri almaya devam ediyor. Internet Haftası etkinlikleri kapsamındaki "Bilgi Güvenliği" başlıklı panele katılan bilişim sektörü, sivil toplum örgütleri ve akademi temsilcileri yasayla ilgili eleştirilerini dile getirdiler. Panele katılan BThaber köşe yazarı Şeref Oğuz, UBG Yasa Tasarısı'nın yeryüzünün güvenlik anlayışını sayısal dünyada da sürdürme anlayışının bir sonucu olduğunu ve bu yaklaşımın kayıtdışı bilgi oluşturmaya neden olacağını belirtti. Yasanın ne olduğunun anlaşılması ve tartışılması gerektiğini vurgulayan Oğuz, “Güvenlik için eleğin deliklerini daralttıkça oradan normal insanlar değil ancak virüsler geçer ki onlar her durumda geçer” dedi. Bilgi güvenliğinin güvenlikçilere bırakılamayacak kadar önemli bir konu olduğunun altını çizen Oğuz, Roosvelt’in bir sözüyle konuyu şöyle özetledi: “Güvenliği için özgürlüğünden vazgeçenler, gün gelir ikisinden de o lurlar.”Şirketlerin yüzde 72’si güvenlik duvarı kullanıyor Avrupa şirketlerinin yüzde 28’inin e-ticarete geçememesinin nedeninin güvenlik olduğunu söyleyen Sun Satış Destek Mühendisi Sinan Kezer, e-ticaretle ilgili güvenlik sorunlarını şöyle sıraladı: Standart Internet sorunları, iş mekanizması, ödeme şekilleri, hukuksal sorunlar, ülke içi sorunlar, ülkeler arası sorunlar. Şirketlerin yüzde 72’sinin güvenlik duvarı teknolojisini kullandığını belirten Kezer, kurumların ve şirketlerin bir an önce güvenlik politikalarını üretmeleri gerektiğini vurguladı. 2008’de günde 30 GB veri tüketileceğini açıklayan Kezer, bugün akıllı dört makineden yalnızca birinin bilgisayar olduğunu sözlerine ekledi. Bilginin en alt katmandaki gizliliğinde kriptoloji tekniklerinin kullanıldığını söyleyen Global One Satış Direktörü Kemal Cılız, yıllardır ülkemizde askeriye tarafından kullanılan tekniklerin Internet’e aktarıldığını belirtti. Kurum ve şirketlerin sistemlerine gelen saldırıların yüzde 60’ının kurum içinden geldiğini belirten Aselsan Yazılım Müdürü Selami Atlı bilgi güvenliği politikalarının BİM tarafından değil yönetim tarafından belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin ulusal bilgi güvenliği konusundaki uygulamalarına yönelik tarihi bir analiz yapan A.Ü. İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Haluk Geray, 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu döneminde uygulanması söz konusu olan telgraf teknolojisi için devletin izlediği politika ile bugün Internet için uygulanmak üzere tasarlanan UBG yasa tasarısının üzerine oturduğu devlet politikasını karşılaştırdı. Ulusal enformasyon konusu gündeme geldiğinde devletlerin biri sıkı güvenlikçi, merkezileşmeye ve dağılmanın engellenmesine yönelik, bir diğeri de jeopolitik olmak üzere iki tür yanıt verdiğine değinen Geray, UBG’nin klasik güvenlikçi, TUENA’nın ise jeopolitik yanıtın bir sonucu olduğunu söyledi. “UBG bilgi ekonomisine geçişi engelleyecektir” UBG yasa tasarısının bilginin kullanılmasını dolayısıyla bilgi ekonomisine geçişi engellediğini belirten TBV Başkan Yardımcısı Bülent Gönç, tasarının hem devlete hem de kamu alanına ilişkin düzenleme yaptığını ve kamusal özgürlüklere müdahaleyi içerdiğini söyledi. Gönç ayrıca UBG Teşkilatı’nda sivil toplum örgütleri, özel sektör ve üniversitelerden temsilcilerin bulunmamasını da eleştirdi. İzleyiciler arasında bulunan TOBB yetkilisi Mert Dayanır kendi teknolojisini üretmeyen, donanımının yüzde 90’ını ithal eden bir ülke olarak Ulusal Bilgi Güvenliği Yasa Tasarısı’nın çok anlamsız olduğu yorumunu yaptı. |
|