|
|
|
|
| Siber Haklar ve özgürlükler üzerine
Cyber-Rights & Cyber- Liberties, İngiltere’de ve tüm dünya ülkeleri arasında oldukça tanınmış 1997 yılında Yaman Akdeniz tarafından kurulmuş bir sivil toplum örgütü. Bu sivil toplum örgütünün amacı Internet’te serbest konuşma ve gizlilik haklarının desteklenmesi ve toplum bilincinin bu önemli konular hakkında artırılması. PINAR UYLUM DİKİCİ Cyber-Rights & Cyber- Liberties (UK) -Siber Haklar ve Siber Özgürlükler- Kurucusu ve Yöneticisi olan Yaman Akdeniz’le özellikle son günlerde bilişim sektöründe sıkça söz edilen “Internet ve hukuk” kavramı konusunda konuştuk. Türkiye’deki Internet politikasıyla ilgili tartışmalara yeni bir boyut getirmek için çeşitli raporlar hazırlayan Akdeniz, eğer ulusal politikanın uluslararası girişimlerle, özellikle Türkiye’nin temsil edildiği (Avrupa Konseyi, OECD gibi) ya da gelecekte doğrudan temsil edilebileceği (AB gibi) uluslararası kuruluşlarla uyumlu olması isteniyorsa, diğer ülkelerdeki gelişmelerin izlenmesi ve anlaşılması gerektiğini belirtiyor. Dünyada Internet hukuku adına neler yapılıyor? Akdeniz: Dünyada çeşitli platformlarda Internet hukuku ve politikası ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Türkiye'yi yakından ilgilendiren platformlar arasında Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve OECD yer alıyor. Bunlar yakından takip edilmeli, incelenmeli ve Türk Internet politikası ve hukuku geliştirilirken uluslararası platformdaki gelişmeler de dikkate alınmalı. AB çerçevesinde Internet’le ilgili bir takım sorunlar şimdiden çözüldü. Bunlardan bir tanesi kişisel bilgilerin ve verilerin korunması, bir diğeri de dijital imzalar. Bunların dışında da bir çok çalışma yapılıyor ve AB özellikle erişim politikasi üzerinde çok duruyor. Bilgisayar suçları, üye ülkeler tarafından ulusal düzeyde ele alınıyor. Siber suçlar konusu ise ABD Hükümeti tarafından oldukça önemsenmekte. Mart 2000 tarihinde Internet kullanımında Yasa Dışı Faaliyetler Problemi başlıklı raporda, Internet’teki yasa dışı faaliyetlerin ele alınmasında üç farklı yaklaşım öneriliyor. ABD hükümetinin Internet kullanıcılarının haklarını ihlal etmeden yasaların icrasını nasıl planladığı ise açık değil. Internet üzerinde en fazla işlenen suçlar neler? Bu suçlara karşı ne gibi tedbirler alınıyor? Akdeniz: Bilgisayar ve Internet'ten yararlanılarak işlenen ve toplumda da görülen suçlar, hacking, virüs yayma, servis durdurma saldırısı, dolandırıcılık, kredi kartı hırsızlığı, çocuk pornografisi ve korsan yazılım dağıtımı gibi suçları sayabiliriz. Bu gibi suçlara genelde devletler kendileri bir çare buluyor, fakat uluslararası platformda çeşitli polis teşkilatlarının çalışmaları da devam ediyor. Ayrıca şu anda Avrupa Konseyi siber suçlarla ilgili bir anlaşma hazırlıyor. Türkiye’de şu anda, elektronik verilerin doğruluğunu kanıtlama konusunda hiç bir yasa yok. Ancak, Mayıs 1998’de e-Ticaret Hukuk Çalışma Grubu’nun ( Elektronik Ticaret Koordinasyon Kurulunun bir alt kurulu) Türk hükümetine sunduğu raporda bu konular incelenmiş ve Türk hükümetinin e-ticaret için kendi düzenleyici çerçevesini oluştururken uluslararası girişimleri de dikkate alması gerektiği belirtildi. Türkiye'de Internet hukuku konusunda neler yapılmalı? Zamanlama bakımından Superonline'nın başlattığı çalışmalar ve Forum çok yerinde. Türkiye'de bu konuların tartışılmaya başlaması çok önemli. Önemli olan bu aşamada acele etmek değil, doğru kararları vermek ve doğru adımları atmak. Bundan sonraki aşamada devlet ve bakanlıklarla beraber çalışarak çeşitli komisyonlar olusturmak da çok önemli. Geliştirilecek politika şeffaf olmalı ve herkesin fikri alınmalı. Geniş kapsamlı katılımlarla bu tip çalışmalara destek sağlanmalı. Şimdiye kadar İngiltere, AB ve OECD çerçevesindeki çalışmalara katkıda bulundu. Aynı tip şeffaf bir çalışma sistemini Türk Devleti’nden de bekliyorum. Türkiye'de açılan davalar konusunda bilgi verir misiniz? Akdeniz: Türkiye'de Internet'le ilgili açılan davalar elle sayılır kadar az şu anda. Bunlardan en önemlisi Emre Ersoz davası. Dava, Mayıs 1998 yılında 18 yaşındaki Emre Ersöz’ün bir Internet mesajı ile Türk polisine hakaret etmekten hüküm giymesini içeriyordu. Bu Türkiye’de ilk kez görülen bir dava. Ersöz, Türkiye’deki Internet servis sağlayıcılarından biri tarafından işletilen çevirimiçi bir forumda yaptığı yorumlar üzerine Türk Ceza Yasası’nın 159’uncu maddesine göre 10 ay hapse mahkum edildi ve cezası ertelendi. “Internet ve Hukuk” kavramlarını Türkiye’ye yerleştirebilmek için öncelikle atılması gereken adımlar neler olmalı? Akdeniz: Internet hukukunu Türkiye'de oturtabilmek için öncelikle tek boyutlu düşünmemek lazım. Eğer Türkiye içine kapanır ve kabuğundan çıkmadan tek boyutlu düşünürse ‘Bilgi Çağı’nda çok şey kaybeder. Devlet politikası, ‘nasıl kısıtlarız’ biçiminde değil destekleyici olmalı. Önemli olan bazı standartların geliştirilmesi ve özellikle Internet kullanıcılarının haklarının korunması. Bunların en başında kişisel bilgilerin korunması geliyor. İkinci sırada bu konuya bağımlı olarak SPAM'dan korunma geliyor. Bir diğer önemli konu da ISS'lerin sorumlulukları. Bu konuda eğer devlet kısıtlamalar getirirse Internet'in gelişmesi ülkemizde baltalanır. Kimin suçlu olduğu unutulmamalı ve üçüncü şahısların hareketlerinden dolayı ISS’ler sorumlu tutulmamalıdır. pinaru@interpro.com.tr |
|