Merhaba,

Sana yağmurlu bir günden yazıyorum. Bilirsin, böyle havalarda hep hüzünlenir, hemen kağıda kaleme sarılırım. Mektubuma biraz karamsar başladım ama, aslında yağan yağmurdan başka sorunum yok. Geçen hafta başında güneşin açmasıyla hepimiz heyecanlandık. Kendimizi yaza hazırlamaya başlamıştık. Neyse ki yaza fazla bir şey kalmadı. Sanırım biraz daha sabretmem gerekecek.

Aslında güneşli havaları sabırsızlıkla beklememin nedeni başka. Daha önce de bahsetmiştim, bu hafta Salı gecesi İnterpro Bilişim Ödülleri Balosu yapılacak. Şimdi bunun sıcak havalarla ilgisi nedir diye kendi kendine soruyorsundur. Elbette baloda giyeceğim tuvaletle ilgili. Biliyorsun, bu balo sektörümüzün en seçkin kişi ve kuruluşlarının biraraya geleceği, yılın en heyecanlı etkinliği olacak. Eh, böylesine önemli bir olay için haftalar öncesinden hazırlanmaya başlamıştım. Ancak sanıyorum güneşli havaların heyecanına kapılıp biraz ince bir kıyafet hazırlatmışım. Neyse ki balo Çırağan Oteli’nde, kapalı mekanda yapılacak. İşte böyle... Havalarla bu denli ilgilenişimin nedeni buydu.

Tabi herşeyin ötesinde hangi projelerin ödül aldıklarını da çok merak ediyorum. Anlayacağın bu balo yılın şöleni olacak. Öğrendiğim kadarıyla törende ödüller sürpriz bir gösteriyle sahiplerini bulacakmış. Fatih Erkoç’un müzikleriyle de çok keyifli bir gece olacağını sanıyorum. Artık önümüzdeki hafta, ayrıntıları anlatırım.

Bu arada son zamanlarda sektördeki halkla ilişkiler sorumluları teker teker işlerinden ayrılmaya ya da başka kuruluşlara geçmeye başladılar. Sanırım geçen haftalarda Software AG’nin 10 yıllık Halkla İlişkiler Müdürü Nur Peker’in Siemens’e geçtiğini yazmıştım. Bu hafta da VİS İletişim Sistemleri Halkla İlişkiler Sorumlusu Azra Çelik görevinden ayrıldı. Bundan sonra yine bilişim sektöründe mi görev yapacak bilemiyorum. Ayrılanlar listesindeki diğer bir isim ise Karma Halkla İlişkiler Müdürü Hülya Düztaş. Hülya Hanım’ın da profesyonel hayatına nerede devam edeceğini henüz bilmiyorum. Gelişmeleri aktarırım sana.

Internetçilere bir yenisi daha eklendi: Doğan Grubu’nun erişim ve portali e-kolay hizmete girdi. Bununla birlikte büyük grupların hemen hepsi bu çılgınlığı bir ucundan yakalamış oldu. E-kolay’ın tanıtım mantığı bana çok ilginç geldi doğrusu. Önce basın toplantısı ile geniş kitlelere bir duyuru yaptılar. Herkes neyin ne olduğunu öğrendikten sonra televizyonda teaser reklamlarına başladılar. Bir bildikleri vardır harhalde dedim.

Televizyon dedim de aklıma geldi: Ne zaman televizyonda Internet, bilişim, bilgisayar ile ilgili bir reklam izlesem hep şu düşünceye kapılıyorum. Bizim sektörümüz neden hep komedi ustalarının çevirdiği reklam filmleriyle anlatılıyor. Yanlış anlama, bir şikayetim yok ama dikkatimi çekti. Bak şimdi sayarsam sen de bana hak vereceksin. Compucom’un bilgisayarsız okul kalmasın kampanyasında Tulum Hayri, Güdük Necmi. E-kolay’ın tanıtım filminde Kemal Sunal (Nam-ı değer İnek Şaban). Pamukbank’ın Internet reklamında Şener Şen. Superonline’ın filminde Okan Bayülgen (Nam-ı değer Zaga). Daha gerilere gidelim: Panasonic cep telefonları reklamlarında Cem Yılmaz.

Bu sektör ancak komiklerle anlatılır gibi bir sonuç çıkıyor buradan da. Acaba sırada kim var?

Şimdi sana bir soru: Bilişim sektöründe Ankaralı olup da İstanbul’a gelen ve buraya işi dolayısıyla yerleşen kaç kişi vardır? Zor bir soru değil mi? Doğrusu ben de bilmiyorum ama birşey duydum; ona da çok hayret ettim. Ankara Koleji mezunu 50’yi aşkın bilişimci geçtiğimiz hafta İstanbul’da Vogue Restoran’da biraraya gelmiş. Dikkatini çekerim. Üç unsur birarada. Bilişimci, Ankaralı ve Ankara Koleji mezunu 50’yi aşkın kişi. Bu organizasyonu yapanları tebrik etmek gerekir. Bu kadar çok ortak noktası olan bu kadar çok kişiyi biraraya topladığı için…

Bu haftalık da bu kadar. Biz de en kısa zamanda Amerika’ya yerleşen bilişimcileri biraraya toplayalım, ne dersin?

Hoşçakal,