| Geçen hafta New York Borsası’nda bilişim
hisselerindeki sürekli düşüş, geçtiğimiz Pazartesi Avrupa’yı da
etkiledi. Önde gelen 100 İngiliz şirketinin hisseleri (bu satırların
yazıldığı sıralarda) neredeyse 100 milyar dolar düştü.
Microsoft aleyhindeki mahkeme kararı, düşüş
sürecindeki ilk adımdı. Oysa karar daha Yüksek Mahkeme’ye gidecek ve
dava, bir sonraki yıla kadar sarkabilecek. Çünkü ilk davanın sadece 6
hafta süreceği söylenmişti. Oysa 19 ay sürdü. Yüksek Mahkeme, kararını
verene kadar Beyaz Saray’da başkan değişecek. Microsoft davası aynı
zamanda siyasi bir dava oldu. Başkan adaylarından George W. Bush, bu
konudaki fikrini gayet açık belirtti: “Çok sayıda insana iş olanağı
sağlayan başarılı bir şirketi bölmek yerine daha uygun bir çare
bulunmalıdır.” Al Gore’un da benzer görüşleri ima ettiğini
okuyoruz.
Microsoft’a ilişkin yerli-yersiz kaygılarla
başlayan Nasdaq sarsıntısı, tamamen farklı bir nedenle diğer bilişim
hisselerine de sıçradı. Farklı neden şu: ABD’de tüketici fiyatları
5 yıldan bu yana görülmedik bir hızla artmaya başladı. Herkes, kredi
faizlerinin de yükseleceğinden korkuyor: Para, pahalılanacak... Bu
beklenti içine giren Wall Street’te geçen Cuma günkü düşüş,
Pazartesi’ye Londra’ya ulaştı. İlk etkilenenler, bilişim ve
teknoloji hisseleri oldu.
Oysa IBM, Intel, Microsoft, Apple, Sun gibi
kuruluşlar önümüzdeki hafta, 2000’in ilk üç ayı için bilançolarını
açıklayınca, borsa endeksi yine yükselecektir. Çünkü bilişim sektörü
değerleniyor. Ve borsa, herkesin çok iyi bildiği gibi, yükseldiği
gibi düşer de, yeniden yükselir de... Önemli olan şu: Hisse
sahipleri, düşerken satmayı, yükselirken almayı bilmeli. Eğilimin
nereye doğru olduğunu da... Teknoloji ve bilişim hisselerinde eğri, sürekli
yükseliş yönünde.
Amer ikan
bilişim sektörünün entelektüel dergisi Wired tarafından hazırlanan
bilişim borsa endeksinin yenisi bir iki ay sonra yayınlanacak. O zaman,
1999-00 döneminde ABD bilişim sektörünün ne kadar hızla değerlendiğini
göreceğiz. Aradaki düşüşler ve kalkışlar, işin doğası gereği... |