|
|
|
|
| Technology Week: Herşey Internet
olacak
Microsoft’un Technology Week-3 Konferansı’nda dikkati çeken en önemli ve ilginç yön, Microsoft’un değişen düşünce yapısıydı. Windos 2000 ile şirket, Unix ve anabilgisayar sistemlerine alternatif yaratıyor. Gelecekteki hedef ise, microsoft.net’e geçiş. Microsoft, microsoft.com yanında net domain’ini de kendine kayıt ettirmiş durumda. Ve 4 sene sonra, kendi ağlarını tamasmen Internet üzerinden çalıştırmayı planlıyor. Microsoft’un bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Technology Week ” seminerleri 6 Şubat 2000 - 11 Şubat 2000 tarihleri arasında New Orleans kentinde yapıldı. Türkiye’den sadece Netron Bilgi İletişim Teknolojileri’nden yazarımız Murat Bayraktar’ın katıldığı hafta hakkında arkadaşımızın görüşlerini aldık: Murat Bayraktar Geçen yıl Nisan ayında ikincisi düzenlenen ve dünya çapında Microsoft ürünlerinin desteğini ve eğitimlerini veren uzmanların katıldığı konferansın üçüncüsü Windows 2000’in çıkmasına bir hafta kala büyük bir katılımla tekrar gerçekleştirildi. Dünya çapında yaklaşık 1100 kişinin katıldığı seminerler, Microsoft ürünlerinin geleceği, Microsoft’un bilgisayar dünyasına sağlamayı düşündüğü katkılar, yeni nesil Windows 2000 tabanlı Backoffice ürünlerinin teknolojileri ve Microsoft’un 2000 yılı vizyonu açısından katılımcılara çok faydalı oldu. Hafta içerisinde Microsoft’tan ürün müdürleri, departman müdürleri ile tanışma ve fikir alışverişinde bulunma şansını elde ettik. Aynı zamanda, ürünlerin dünya çapında eğitimlerini veren uzmanlarla tekrar görüşerek, Nisan ayından beri ne gibi çalışmalar yaptıklarını, Windows 2000 ve teknolojilerine kendi ülkelerinde gelen tepkileri, müşterilerin bu yeni ürüne dünyanın her tarafında nasıl baktıklarını öğrendik. Bilgisayar ağlarımızın geleceği hakkında konuştuk. Gerek Microsoft gerekse başka üreticilerden bu sene içinde beklenen teknolojiler ve bunların ağlarımıza getirecekleri yenilikleri irdeledik. Bütün bu teknolojilerden köşemizde yıl içinde bol bol söz edeceğiz. Konferans süresince benim dikkatimi çeken en önemli ve ilginç şey, Microsoft’un değişen düşünce yapısı oldu. Microsoft, Windows 2000 ve bunun üzerine gelecek uyarlama Backoffice sunucu yazılımları ile, tam anlamıyla kurumsal pazarı hedefliyor. Bütün yeni nesil Microsoft sistemleri, elinize aldığınız CD’nin, yüzlerce şubesi olan, binlerce kullanıcısı olan, çok yavaş uzak bağlantıları olan, Microsoft sistemleri ile beraber aynı zamanda, Unix, Novell Netware, anabilgisayar (Mainframe) sistemlerini, Internet’i, SAP, Peoplesoft gibi dev yazılımları içinde barındıran kurumlara kurulacağı kabulünü yapıyor. Bu amaçla daha küçük işletmelerde kullanılabilecek Windows 2000 uyarlamaları yanında (Bu uyarlamalar içinde Türkçe sunucu sürümü bile var), daha önce Microsoft’ta göremediğimiz Windows 2000 Datacenter Server, Windows 2000 Appcenter Server gibi uyarlamalar geliştirilmiş. Bu şekilde ürünün 64 GB hafıza kullanabilmesi, bir sunucuda 32 işlemci çalıştırabilmesi, bir sunucu kümesinin onlarca sunucu içerirken, aktif kümeleme yapabilmesi gibi yeni destekler ürünlere eklenmiş. Hatta Intel ve Microsoft’tan gelen ve geçen haftalarda bilgisayar camiasının Amerika’da ünlü dergilerinin verdiği haberlere bakarsak ürünün bu sene içinde gerçek 64 bit uyarlamasını da göreceğiz. Microsoft, Windows 2000 ürün ailesini geliştirirken, böyle bir pazarda nasıl kalıcı olabiliriz, bu kadar detaylı istekleri ve çalışma şekilleri olan ağlarda nasıl kabul görebiliriz diye düşünmüş. Bunun içinde, bu kadar büyük bir sistemin Internet olduğu düşüncesinden hareketle Internet’te kullanılan tüm teknolojileri, standartları ürünün temel yapıtaşları yapmış. Dolayısıyla Windows 2000 ve bu sene içinde göreceğimiz tüm Backoffice uyarlamaları salt TCP/IP kullanan, DNS, LDAP, X.500, DEN (Directory Enabled Networking), DEA (Directory Enabled Applications) gibi standartları destekleyen şeyler olacaklar. İşin ilginç yanı, bütün bu standartlar zaten başka üreticiler tarafından da kullanılan şeyler. Dolayısıyla yeni Microsoft ürünleri, arabağlantı yazılımları istemeden, piyasadaki başka sistemlerle eskiye oranla çok daha ortak çalışabiliyorlar. Bu yenilik, tabii ki bilgisayar ağlarında, her sistemin kendisine göre getirdiği iyi özellikleri kullanan kurumsal pazarda, ürünün çok daha fazla kullanılacağına işaret ediyor. Yeni nesil sunucu Microsoft’un bu sene içinde piyasaya süreceği yeni nesil Backoffice sunucu yazılımları da bu amaç için üretilmiş şeyler. Microsoft Exchange Server 2000, SQL Server 2000 gibi ürünleri hazırlarken de önemli bir parametrenin farkına vararak, pazarın istediği ölçeklenebilirliği, güvenilirliği sunmaya hazır ürünler geliştirmeye başlamış. Bu amaç için ise, Backoffice tipi istemci/sunucu yazılımlarının mimarilerinin tamamen değiştirilmesi gerekiyor. Yani, istemci/sunucu mimarisinin zaaflarından kurtulmuş, üç bacaklı olarak çalışan, web hizmetleri gibi servisler veren yazılımlar ağlarımızda kullanacağımız yeni nesil sunucularımız olacak. Yeni nesil bir sunucu ürünü nasıl çalışmalı acaba sorusuna cevap, “Internet” şeklinde özetleniyor artık. Yazılarımızı takip edenler bilirler, Web sunucuları kesintisiz hizmet veren, hiçbir zaman durmayan şeyler demiştik. Gerçekten de Internet’e bağlanmayı başardığınız andan itibaren www.microsoft.com sayfasına kesinlikle bağlanıyorsunuz. Bu gibi Internet’te fazla hit alan hiç bir web sitesinin kesintiye uğradığını, bir dakika için bile olsa, servis vermeyebildiğini söylemek yanlış olur. Neden mi? Çünkü bu hizmeti veren sunucu yazılımlarında sanal sunucu, sanal site kavramı var. Microsoft’un web sayfasının orada hep olması sağlamak için 50’ye yakın sunucu kullanılıyor web sitesi için (Bu sitenin nasıl çalıştığını merak edenler için detaylı bilgi yine aynı web sitesinde var). Web tarayıcıdan her tık yaptığızda, farkında bile olmadan, belki de başka sunucu üzerinden sayfalarda geziyorsunuz. Bu sayede Internet’te kesintisiz hizmet verebiliyor tüm web sunucuları. O yüzden hiç kimse web sayfalarını anabilgisayarda tutmuyor değil mi? Yeterli güvenliği ve hizmeti, PC teknolojileri verebiliyor çünkü. İşte, ilginç düşünce burada başlıyor, acaba, tüm servislerimizi (Sadece web değil), böyle çalışan şeyler yaparsak, bu ürünler acaba ne kadar ölçeklenebilir, aynı anda kaç kişiye hizmet verebilir, hiç göçmeden ne kadar uzun süre çalışabilir, eğer bu uygulamalar beklediğimiz gibi çalışırsa, PC ve tabii ki Microsoft sistemleri pazarda çok daha ciddi alanlarda kullanılabilirler mi? Bu noktaya geldiğimizde herhangi bir iş için anabilgisayar teknolojilerine artık gereksinim duyulur mu? Bu soruların cevaplarını bu sene içinde yavaş yavaş vermeye başlayacağımızı sanıyorum. Bunun için Windows 2000 ve ailesini uzun süre dayanıklılık, ortak çalışabilirlik ve stres testlerine sokmak gerekiyor tabii ki. Ölçeklenebilirlik İşte bu gibi bir düşüncesel yenilik, yeni nesil ürünlerde kendini gösteriyor artık. Exchange 2000 Server’da, bu kavrama hizmet edebilmek için, front-end server, back-end server, virtual protocol server gibi yeni kavramlar kullanılmış. Sistemlerimizi teknik olarak biraz incelersek, üretici bağımsız tüm istemci / sunucu yazılımlarının ölçeklenebildiğini ama büyüyemediğini görüyoruz. Türkiye çapında yüzlerce şubesi olan bir bankaya onlarca ya da yüzlerce Exchange Server ya da Lotus Notes Server kurarak, 2 bin-3 bin kullanıcının kağıtsız ortam ve e-posta servislerini bu sistemlere dayandırmak mümkün. Şirketiniz uluslararası bir şirketse, bu sayıyı yeterli sayıda sunucu ekleyerek, onbinlerce kullanıcıya çıkartmak mümkün. İşte buna ölçeklenebilirlik diyorum ben. Soru şu, hangi Exchange ya da Lotus sunucusuna, aynı anda 5000 kişi bağlanıyor? Aynı anda 1000lerce istemciye kesintisiz hizmet vermek ayrı şey, 5000 kişinin olduğu bir bilgisayar ağını bir sürü sunucu ile yönetmek ayrı şey çünkü. Ama Internet böyle değil, değil mi? Yeni bir bedava ürün çıktığında, Microsoft web sitesi dünyanın en fazla hit alan sitesi oluyor bir anda, ya da herhangi toplumsal bir olay olduğunda, onun haberini veren CNN sitesi, onbinlerce kişiye aynı anda hizmet edebiliyor. İşte, bilgisayar ağlarımızın geldiği nokta burası. E-postalar, veritabanları, şirket içi özel uygulamalar ve daha aklınıza ne gelirse onlardan bu gücü bekliyoruz artık. Eğer bu gücü ve devamlılığı onlarda bulabilirsek, tüm kurumsal uygulamalarımızı bunlarda tutabiliriz belki. Bazılarımıza başlarda şaşırtıcı gelen bu düşüncesel değişiklik incelemeye değer bence. Konferansın kısa özeti olarak şu sonucu rahatlıkla söyleyebiliyorum: Deneyecek, öğrenecek, planlayacak çok şey var yeni nesil düşünen bir bilgisayar ağı için. Bize düşen görev belki, herkesi bu konuda uyarmak, teknolojilere dikkat çekmek; ama okuyucularımıza düşenler çok daha zor artık. Şirket içinde Ar-Ge yapmaya, yeni nesil bir bilgisayar ağı çıkarmaya hazırlanmak gerekiyor. Bunun için ise, en başta düşünce yapımızı değiştirmemiz gerekiyor. Hafta süresinde, Microsoft’un şirket içi IT grubundan müdürler ve mühendislerle de tanıştım. Microsoft’un kendisinin, geçen sene 5 Nisan günü, sadece bir haftasonu içinde, kendi ağlarını nasıl Windows 2000 Beta3’e geçirdiğini öğrendim. Bu toplantılarda Microsoft’un kendisinin bilgisayar altyapısının gelecek planlarını da tartıştık. Gelecek 4 senelik plan şöyle: 5 Nisan günü, yaklaşık 470 NT4 domain’i olan sistemden dünya çapında yaklaşık olarak 350 bin kullanıcısı olan 13 Active Directory Windows 2000 domain’ine geçilmiş durumda. Gelecek yılın içinde bir tanesi Europe olmak üzere, üç tane Windows 2000 domain’e geçiş planlanıyor. Ondan sonraki yıl içinde Fransa ve Almanya’nın kriptolama ve bu bilgileri yurtdışına gönderebilme ile ilgili kanunlarının da değişeceği gözönüne alınarak, dünya çapında tek bir Windows 2000 domain’e geçiş olması planlanıyor. Ondan sonraki sene ise, microsoft.net’e geçiş planlanıyor. Microsoft, microsoft.com yanında net domain’ini de kendine kayıt ettirmiş durumda. 4 sene sonra, kendi ağlarını tamamen Internet üzerinden çalıştırmayı planlıyorlar. Gelecek 4 sene içinde belki de tüm bilgisayar ağlarımız Internet olacak. Internet’e bağlanmamış bilgisayar kalmayacak. Herşey Internet üzerinden olacak. Çok ilginç değil mi? İşte buraya gitmek bizim elimizde. Yeterince çalışmak, araştırmak ve hayalgücü yeterli bunun için. |
|