|
|
Kapıdaki şans ve tehlike Bilişim çalışanı, bilişim toplumu olma yolundaki ülkeler için en önemli kaynak. Daha doğrusu en önemli kıt kaynak. ABD, teknoloji ve eğitim önderliği, yıllardır uyguladığı göçmen politikaları ve dünya gençleri için bir çekim merkezi olma özellikleri ile bu gereksinimi en az sıkıntı ile karşılayabilecek durumda. Oysa yaşlı Avrupa için durum bu kadar kolay değil. AB’nin ağa babalarından Almanya’da şimdiden onbinler düzeyinde olan bilişim çalışanı açığının, önümüzdeki yıllarda yüzbinler seviyesine erişeceği hesap ediliyor. Kendi kaynakları yetmediğine göre, gelsin yabancı kaynaklar. Geçen ay CeBIT’in açılış töreninde konuşma yapan Alman Başbakanı Schröder, bu konunun önemine değindi ve Amerikalı’nın Yeşil kartına karşılık kendilerinin de uygun renkte kartlar hazırlayacakları mesajını verdi. Bazı çevreler bununla, başta Türkiye olmak üzere bazı ülkelere ön çağrı yapıldığına inanıyorlar. Kolları sıvayan işçi tacirleri var. 1960’lar geri mi geliyor? 60’lar geri gelmemeli. Koşullar bugün çok değişik. Bilişim çalışanı Türkiye için de kıt kaynak. Siyasiler ve kamu yöneticilerinin gerçeği görmekten çok uzak olduklarını düşünüyorum. Ama gerçek şu :
Alman Başbakanı bir bilişim politikası uzmanı gibi konuştu. İmrendim. Belki de bizde eksik olan bu anlayış. |
|