|
|
Kamu kuruluşlarının Internet sayfalarının birer fasofisodan ibaret olduğunu yazmama alınanlar da oldu, sevinenler de. Bütün farfaraya rağmen içerikten ve işlevsellikten yoksun sayfaları hazırlayanlar hemen savunmaya geçtiler. Mevzuat hazretlerinin "ödenek yok" gerekçesi, yine karşıma ilk çıkarılan mazeretti. Ama daha ilginç bir şey oldu. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile yaptığım bir görüşmede bu konuyu da uzun uzun görüştük. İlk gençlik yıllarında "aya seyahat" yazıları yazan, bilim adamı kimliği ile yeniliklere açık bir bakana konuyu anlatmam zor olmadı. Küçük bir ricada da bulundum. Acaba, bakanlığın Internet sayfasından yapılacak bir başvuru ile halk arasında "iyi hal kağıdı" denilen adli sicil belgeleri hazırlanıp, belirli bir gün ve saatte başvuranlara verilemez miydi? Ankara ve İstanbul gibi her gün binlerce insanın bu işlem için kuyrukta bekleyip saatlerini harcamaları önlenemez miydi? Adalet Bakanı hemen telefona sarıldı. İlgili genel müdürü buldu. Önerimi aktardı. "Bir bakın bakalım olanaklı mı?" diye de sordu. Karşıdaki ses, telefonun ahizesinden taşıp bana kadar ulaşıyordu. Bin dereden bin su getirildi. Kimlik bilgilerinin gizliliği hatırlatıldı, ileride "MERNIS" projesi gerçekleşip herkese bir kimlik numarası verildiğinde bu işlemin yapılabileceği söylendi. Kısacası ödenek ve teknik donanımın yanı sıra mevzuat hazretleri, şimdilik (bu genellikle birkaç yıl anlamına geliyor) Internet’le iyi hal kağıdı başvurusuna izin vermedi. Oysa bakanlık büyük proje üzerinde çalışıyordu. Ülke çapında tüm mahkemeler Internet’e bağlanacak, küçük bir kimlik belgesi gelmedi diye aylarca ertelenen duruşmalar birkaç günde bitecekti. Öteki kamu kuruluşları hazır olduğunda bakanlık bu hizmeti tüm yargıç, savcı ve avukatların hizmetine sunmayı planlıyordu. Ama kendisine ait bir hizmeti hemen devreye sokmaya yanaşmıyordu. Hikmet Sami Türk, yarım saat olan randevumu birbuçuk saate çıkardı. Pek çok yenilikten bahsetti. Ama anlattığı kocaman projelerin yanında minicik kalan önerimi kağıtlara boğulmuş, bugün git yarın gel bürokrasisine kabul ettirememenin burukluğu, sesinin her tonuna yansıdı. Kağıttan kaplan yine kazanmıştı. |
|