Akın Evren akine@interpro.com.tr

İlerleyelim beyler…

Teknolojiyi oldum olası severim ve önemserim. Bir sanayi kasabasında doğup büyümenin etkisi mi bilmiyorum ama dökülen demir curufunun kızarttığı gökyüzü resminden, yuvarlak demir haddesinin kızıl bir yılan gibi kıvrılan ve dalgalanan çubuklarına dek birçok fotoğraf karesi belleğime kazınmıştır. Okulumun, sinemamın, sosyal kulübümün, top sahamın ve yüzme havuzumun hep o demiri ateşe döndürerek biçimleyen üretimin yarattığı güzellikler olduğunu küçük bir çocukken yaşayarak kavramışımdır.

Cumhuriyetimizin kuruluş döneminin gözbebeği olan kamu işletmeleri, tüm ülke için temel gereksinimlerin üretim kaynakları olmanın yanısıra endüstrilerin insan kaynağını oluşturdular. İşlik, laboratuvar, çırak okulu görevi yaptılar. Çevrelerinde örnek kentler oluşturdular. Yeni değerler sisteminin görsel simgeleri olarak cumhuriyet devrimlerinin yüzakı oldular. Daha sonra, “devlet malı deniz” zihniyetiyle yozlaştırıldılar. Adam kayırmacılığın ve yiyiciliğin cirit attığı küçük taşra arpalıklarına dönüştürüldüler ve batırıldılar. Şimdi de kamu bütçesinden beslenmeleri olanaksız hale geldiği için satılıyorlar. Son elli yılın en hüzünlü öyküsüdür KİT’ler.

Teknolojinin yaşamımızı iyileştirebilmesi için üretime uygulanması gerekiyor. Doğru seçilmiş teknolojiler kısa sürede kalite artışı, birim maliyette ucuzlama, üretim sürecinin kısalması gibi getirilerle kendisini geri ödüyor. “Alet işler, el övünür” diyen atalar bu gerçeği nice zaman önce sezip belirlemişler.

Tüm dünyada üretim ölçeklerinin yeniden şekillendiği ve iş modellerinin yeni iletişim olanaklarının sağladığı ekonomilerle belirlendiği bir yeniden yapılanma dönemi yaşamaktayız. Şirket birleşmeleri, banka evlilikleri, borsalarda yükselen yeni değerler hep bir yeni dönemin başlangıcını vurguluyor. Bu yeni dönemde üretim artık ulusal devlet yapılarının ötesinde pişirilip kotarılacak ve katma değer yeni kurallara göre üleşilecek. Hukuk da ahlak da bu yeni yapıda yeni şekiller alacak.

Ülkemizin geleceğini planlamakla sorumlu olanlar günlük çıkarlarının kısırdöngüsünden çıkıp bu olupbitenlerle ilgilenmelidirler. Çok uzun sürecek bir denge döneminden önceki bu büyük karmaşa çağında öngörü, hesap kitap ve iyi niyet geleceğin kapısını açacak temel anahtarlardır.