Merhaba,

Bu haftaki mektubuma kadınları anlatan bir şiir ya da bir sözle başlamak istedim. Geçen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü bir kez daha analım düşüncesiyle. Bir bilişimci olarak da önce kadin.com adresine girdim. Karşıma ne çıktı biliyor musun? Boşuna kafanı zorlama ben hemen söyleyeceğim; porno resimler, hem de en kötüsünden…Bense kadınların sorunlarını içeren yazıların, tartışmaların, güzel sözlerin ve şiirlerin olacağını tahmin ediyordum. Olsa olsa en fazla benim okumayacağım günün menüsü vardır diye düşünüyordum.

Yanılmışım….Aslında toplumda kadına bakışı yansıtıyordu Web sitesi. Önce kendime kızdım, toplumun genel bakışından nasıl uzak düşünürdüm sanal dünyayı. Sonra sanal dünyanın da gerçek olduğu gerçeği içimi acıttı…İşte bu nedenle sana güzel bir şiir yazamadım, güzel bir söz de. Dileğim sadece, sanal dünyada da gerçek dünyada da daha az istismar edilmemiz.

Dönelim kendi dünyamıza…Bizim sektörde bir durgunluktur gibiyor. Daha doğrusu bilgisayar şirketleri durgun. Şirketlerin en fazla bu alanda konuştuğu konu yine BDE. Bilgisayarlar yavaş yavaş okullara gitmeye başladı. Geçenlerde duydum ihaleyi kazanan bir bilgisayar şirketi 12 Kasım depremini en şiddetli yaşayan Kaynaşlı’da bir okula bilgisayarları götürmüş. Bir bakmış okul yerinde yok. Her tarafta çadırdan sınıflar. Okul müdürü bilgisayarları “nereye koyacağım, bilgisayarların güvenliğini sağlayamam” gerekçesiyle kabul etmemiş ve geri göndermiş. Anlayacağın deprem sonrasının sarsıntıları ve acıları deprem şiddetinde devam ediyor.

Bilgisayar dünyası durgun ama Internet dünyası, cep telefonu oldukça canlı. Kampanyalar, yeni hizmetler, transferler bu dünyada büyük bir hareketlilikle devam ediyor. Bunlara paralel televizyondan radyoya, bilbordlardan gazetelere kadar her yerde de bu şirketlerin reklamlarıyla dolu.

Yine Internet dünyasında geçtiğimiz hafta bir karışıklık yaşandı. Superonline’dan Doğuş Grubu’na futbolcuları kıskandıracak bir transfer ile geçen Babür Özden’in işten ayrıldığı hatta daha da ileriye giderek işine son verildiği dedikoduları dolaşmaya başladı. Sonunda görüldü ki bu dedikoduların aslı astarı yok. Bu dedikodular acaba nereden çıkıyor?

Bu arada geçtiğimiz hafta duyduğum bir dedikoduyu da sana ileteyim. Oracle’dan Bülent Helvacı’yı hatırlarsın. Hatta ODTÜ’deki günlerden de aklında kalmıştır. Bülent bir tiyatro sanatçısıyla birlikteymiş. Adını tam bilmiyorum ama bir dizide oynuyormuş. Bahar geliyor ya herkesin içi kıpır kıpır. Bu tip dedikodulara bayıldığını biliyorum ilkbaharın da getirdiği hareketlilikle sanıyorum sana önümüzdeki günlerde bu tip haberleri daha sık vermeye başlayacağım.

Türkiye olarak tartıştığımız konulardan biri de kurban bayramı tatiliydi. Bakanlar Kurulu’nun 9 günlük tatil kararına özel sektör patronları karşı çıktı ve “biz 2.5 gün çalışacağız” dediler. Bu kez de bu nedenden dolayı toplum olarak ikiye bölündük. Bilirsin bölünmeleri çok severiz. Benim hangi tarafta olduğumu sorma istersen…

Bu mektubu okuduğun sıralar kurban bayramı tatiline girmiş olabiliriz. Gurbet ellerde nasıl bayram kutlanır bilmiyorum ama ben yine sana iyi bayramlar diliyorum..

Hoşçakal…….