 |
| akine@interpro.com.tr |
| Zor dönemeç
Bu yeni yıl öylesine hızlı geçip
gidiyor ki, günlerin ardından yetişmek için soluk soluğa kalıyoruz.
Uzatılmış bir bayram tatilinin ardından Mart ayını da tüketmiş
olacağız. Günlerin boşa geçtiği de söylenemez. Önceden
belirlenmiş bir kamu takviminin yavaş da olsa uygulandığını
izliyoruz.
(yazının devamı...) |
|
 |
|
|
| Ziyan olan ziyalar
Ludwig Wittgenstein "Kırmızı
bir şey yok edilebilir ama kırmızı yok edilemez"
der. Bir rengin yok olması için, bu rengi unutmamız
gerekir. Ancak o zaman kırmızı bizim için anlamını
kaybeder. "MERNİS" projesinin unutturulmak
istenmesi de bundan olsa gerek. Ağıllara kapatılan
koyun gibi evlere hapsedilip kelle sayımı yeniden gündeme
gelince, ırkçı parti lideri Haider'in ülkesi
Avusturya'da doğup, Hitler'i ilk karşılaşmada deliye
çeviren L. Wittgenstein'in sözlerini hatırlayıverdim. (yazının
devamı...) |
|
 |
|
|
| Trafik
Internet’e nasıl girer?
Almanya’nın Stuttgart
kentindeki tüm trafik ve kamu taşımacılığı
Internet'ten izlenecek. İsteyen, gideceği yere en hızlı
nasıl gideceğini Internet’ten öğrenecek. Halka bu
kolaylığı sağlamaya yönelik çalışmalara Almanya Eğitim
ve Araştırma Bakanlığı 24 milyon mark destek veriyor.
Kent yerel yönetimi, DaimlerChrysler ve 42 çözüm ortağı
da 20 milyon markla katılıyor. 2003’e kadar kentteki tüm
demir ve karayolu taşımacılığı ve trafiğe ilişkin
tüm dijital bilgiler MOBILIST adlı veritabanında
toplanacak. (yazının
devamı...) |
|
 |
|
|
| Ölümüne rekabet
Internet erişim
kampanyaları tüm hızıyla televizyon ekranlarını işgal
etmeye devam ediyor. Türk milletinin aklı sonradan
gelir, bu kadar yıldır susup sonradan da birdenbire fırlayıp
anlamsız bir rekabete gireriz. Aslında tüketici açısından
rekabet çok iyi, hoş ve güzel. Fakat rekabet ederken
taviz verebilecekleriniz arasında kar olduğu gibi, bir
de kalite unsuru var. Bence Internet erişimi konusunda
anlamsız ve gırtlak gırtlağa bir rekabete girilmiştir.
Kanımca üç aya kalmadan da birileri çıkıp bedava
Internet diyecektir. (yazının
devamı...) |
|
 |
| serefoguz@turk.net |
| Dijitalleşme fırsat ve
tehdidi
ABD’de yılda 2,9 trilyon
evrak üretiliyor (buna fatura ve iş belgeleri dahil) ve
bunun yüzde 95’i sanal ortamda. Bu ülkede dijitalleşme
oranı (Her 100 kişiye düşen Internet) yüzde
47. Türkiye’de ise bu oran yüzde 3 civarında. Fakat
son yıllarda inanılmaz bir tırmanış var. O halde bu
akım bizi de etkileycek. (yazının
devamı...) |
|
 |
|
|
| Yaşasın yeni kral MAVİDİŞ
İlginç insanlar şu
vikingler. Coğrafi zorlamalar nedeniyle yıllar boyunca
doğayla mücadele edip keşiflerde bulunmuşlar. (yazının
devamı...) |
|
 |
|
|
| Internet ve devlet
Türk Telekom Internet
altyapısı hariç bugüne kadar kendisinden bekleneni iyi
kötü verdi ve yıllarca misyonunu yerine getirdi. Eğer
baştan birbirleriyle rekabet eden, liberal piyasa koşullarında
çalışan telekom şirketleri olsaydı çok daha iyi
olabilirdi, ancak köprüyü sattırmam zihniyetinin bile
yavaş yavaş terkedildiği son yıllarımıza bakarsak,
eh artık zaten bu kadar olabilir, diyoruz. (yazının
devamı...) |
|
 |
|
|
| PC ve geleceği
Merhaba, her gün birçok
defa kullandığımız teknolojik cihazları düşünün.
TV’ler, radyolar, telefonlar. Son kullanıcıların
rahatlıkla kullanabilecekleri basitlikte arayüzleri
olan, ancak teknolojinin en son olanaklarını kullanarak
çalışan cihazlar bunlar. (yazının devamı...) |
|
 |
|
|
| Yıkıcı ve yumuşak
Teknolojiler doğarlar,
gelişirler ve ölürler. Ünlü
strateji danışmanı Peter Drucker böyle diyor.
Teknolojilerin ölümü kendi kendine olmuyor. Doğan yeni
bir teknoloji tarafından ölüme mahkum edilerek oluyor.
Bu arada, yeni teknolojilere ayak uyduramayan şirketler
de sahneden çekilmeye mahkum oluyor. Drucker “Önemli
gelişmeler fırsatları değerlendirerek sağlanır,
problemleri çözerek değil” diyor.
(yazının devamı...) |
|
 |
|
 |
|
|
| Yükselen doğu...
Kiliseye, prensliklere ve
feodal sisteme başkaldırı ile elde edilen özgürlükler,
sömürgecilikle elde edilen insan dahil bedava kaynaklar,
bilimsel alanda inanılmaz gelişmeler, teknolojik alanda
üstün ilerlemeler
ve Weber’in protestan etik ile ilgili çalışmalarıyla
“çalışkan iyi bir hıristiyan” olma bilincinin
teorisinin geliştirilmesi, geçtiğimiz birkaç yüzyılda
Batı’nın tartışılmaz üstünlüğünü ortaya
koydu. (yazının
devamı...) |
|
|