|
|
|
|
| Teknoloji üretimi için Ar-Ge kilit
nokta- 1
TUENA raporuna göre, önümüzdeki 10 yıl içinde bilişim sektörüne, 40-70 milyar dolarlık yatırım yapılacak. Ancak şirketler, bunun ne kadarını araştırma geliştirmeye harcayacak? Yapılan yatırımların geri dönüşü için Ar-Ge yatırımlarının artması gerekiyor. BThaber, bu inceleme yazısında sektördeki şirketlerin Ar-Ge yatırımlarını enine boyuna ele alıyor. ÖZGÜR KARAGÖZ TÜBİTAK’ın şu anda Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’yla birlikte yürüttüğü, ama asıl sahibinin Ulaştırma Bakanlığı olduğu bir çalışma olan TUENA (Türkiye Ulusal Enformasyon Altyapı Ana Planı) kapsamında, önümüzdeki 10 yıl içerisinde bilişim sektöründe Türkiye’de ne kadar yatırım yapılacağı konusu araştırılıyor. Bu araştırmalara göre bilişim sektöründe, önümüzdeki 10 yıl için, 40-70 milyar dolar gibi rakamlardan bahsediliyor. Bu yatırımlara, Türk Telekom benzeri altyapılar, uç noktalarda kullanılacak donanımlar ve yazılımlar dahil. Yerli katkının fazla olmasının, ülke içerisinde yaratılan katma değerin daha fazla olması anlamına geldiğini ifade eden TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Nevzat Özgüven, “40-70 milyar doların, mümkün olduğu kadar ülkemize geri dönmesini bekliyorsak, bunun gereği olan Ar-Ge yatırımlarının da yapılması gerekiyor. Bu yatırımları yapmadığımız ve beklenen teknolojileri kendimiz geliştiremediğimiz takdirde, teknolojiyi geliştirmiş olanlardan alarak bu yatırımı yapmak zorunda kalacağız” diyor. Bilişim şirketlerindeki Ar-Ge çalışmaları ve yapılan yatırımlarla ilgili olarak LBS, Alcatel, Link Holding, Netaş, Vestel, Escort Net ve Escort Computer ile görüştük. Ar-Ge yatırımları şirketlerin cirolarında yaklaşık olarak yüzde 10 oranında yer tutuyor. Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz şirketlerin yetkilileri Avrupa Birliği’ne girme sürecinde olduğumuz bugünlerde bu yatırım oranlarının artırılması gerektiğine dikkat çekiyorlar. Yetkililer, bu yatırımı teknolojiyi geliştirmiş olan kaynaklardan almaktansa, kendi teknolojilerimizi kendimizin geliştirmesi üzerinde duruyorlar. Şirketin temel üretimi, Ar-Ge LBS’de 3-4 kişilik bir grupla çalışmalarına başlayan Ar-Ge biriminde, şu anda 60’a yakın mühendis çalışıyor. İlk günden bugüne çalışmalarında büyük farklar olduğunu vurgulayan LBS Genel Müdür Yardımcısı Turgay Aytaç bu değişikliklerin süreç yönetimi, orta kademe yönetimi, yönetimde kalite sistemleri ve bu kalite sistemlerinin oturtulmasında olduğunu söylüyor. Şirketin temel üretiminin Ar-Ge yapmak olduğunu açıklayan Aytaç, ürün sayısının artmasıyla birlikte, Ar-Ge kadrosunun da büyümesi gerektiğini vurguluyor. Aytaç, uzun vadede iyi kalitenin daha karlı olacağını ifade ederken, ürünlerin kalitesinden ve yönetim süreçlerinden hiç ödün vermediklerini; iyi ürün geliştirmek için içindeki süreçlerin de kaliteli olması gerektiğine inandıklarını belirtiyor. LBS, sadece ürüne yönelik kalite çalışmalarını değil, içerideki sürecin kalitesiyle ilgili çalışmaları da yoğunlaştırıyor. Şirket bugünlerde, bütün süreç altyapılarını otomasyona dönüştürme çalışması içerisinde. Şirket yetkilileri bu çalışma sonucunda, şirketin minimum eğitim, çok otomasyonla çok daha rahat süreç sistemlerine gideceğini iddia ediyorlar. LBS’de ürünlerin altyapılarını geliştirmek ve bu süreçleri iyileştirmek için yapılan Ar-Ge çalışmaları şirketin cirosunun yüzde 15’ini oluşturuyor. En yüksek harcama, telekomünikasyonda Teletaş, ilk olarak PTT araştırma laboratuvarı (Ar-La) ile başlayan bir yapı. 1985 yılından sonra dünyada sayısal santrallerin ortaya çıkmasıyla birlikte, Teletaş da bir sayısal santral üretme hamlesine girişti. Bütün çalışmaların yerel olarak karşılanacağı bir Ar-Ge harcamasının yapılması mümkün olmadığı için, Teletaş bu işe bir teknoloji transferi şeklinde girişti ve ITT ile ortaklık yaptı. ITT ile birlikte daha küçük kapasiteli santraller, radyolink vs. konusunda onlardan gelen teknolojinin üzerine ilaveler de yaparak gelişme yönüne girdi. 1993 yılından sonra ilk özelleştirmede Teletaş’ın çoğunluk hisseleri satıldı. ITT’yi satın alan şirket Alcatel olduğu için çoğunluk hisseleri de Alcatel’e geçti. Teletaş’ın kuruluşunun ve gelişmesinin Ar-Ge politikalarına bağlı olduğunu vurgulayan Alcatel Genel Müdürü Lütfi Yenel, telekomünikasyon sektörünün yoğun olarak Ar-Ge yapılması gereken bir sektör olduğunu söylüyor. 90’lı yılların başlarında, bütün konularda teknoloji geliştirmek yerine belli noktalarda teknoloji geliştirmek misyonunu edindiklerini belirten Yenel, “İster çokuluslu ister yerel bir şirket olsun; birşeyler üretecekseniz, Ar-Ge katkısıyla üretmelisiniz” diyor. Alcatel’in Ar-Ge çalışmalarının 3 ana başlığı şöyle: Elektronik ödeme ve kartlı telefon sistemleri, santral yazılımları ve işlemci tasarımı. Kartlı telefonlar ve elekronik ödeme sistemlerinde tüm dünyaya Türkiye’den satış ve teknoloji transferi yapan Alcatel’de, santral yazılımı konusunda ise 100 kadar mühendis çalışıyor. Ayrıca, Alcatel’in en büyük işlemci tasarımı merkezi de İstanbul’da bulunuyor. Yenel, Ar-Ge çalışmalarının ana başlıklarının şemsiyesi altında şekil değiştirerek odaklanmasını istedikleri iki başlık daha olduğunu söylüyor. Bunlardan ilki, mikrodalga bölümündeki uzmanlara eğitimler aldırılarak, bir radyo frekans işlemci tasarımcısı oluşturma düşüncesi. Diğeri ise, daha çok santral yazılımıyla birleşecek olan acsess ve transmisyon kısmı. Ciro içerisinde en yüksek harcama yapan şirketlerin telekomünikasyon şirketleri olduğunu ifade eden Yenel, Alcatel’in cirosu içerisinde Ar-Ge yatırımlarının oranının yüzde 7 olduğunu söylüyor. Yazılımda en önemli kaynak, insan Link Holding’te Ar-Ge yapılmadan önce öncelikle teknolojik gelişmeler izleniyor ve hedef kitle tespit ediliyor. Ar-Ge yaparken Microsoft teknolojilerini incelediklerini belirten Link Holding Genel Koordinatörü Hayguri Antikacıoğlu, “Teknolojiyi kullanıcıya pratik hale getirebilmeye çalışıyoruz. Hangi aşamada, hangi araçların kullanılabileceğini araştırıyoruz” diyor. Güneş Sistemi Proje Müdürü İlkay Benian, ürünün 5 sene önce çıkış zamanında en yeni teknoloji olarak bilinen 2 konunun, ilişkisel veritabanları, veri bağıntısı ve grafik kullanıcı arayüzleri olduğunu söylüyor ve artık günümüzde bu teknolojilerin yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Link, Ekim ayında duyuracağı yeni ürününün Ar-Ge çalışmalarına başladı. Yeni üründe bulunan bileşen teknolojisi ile değiştirilebilir, çıkartılabilir uygulama nesneleri arasında iletişim standart hale getiriliyor. Hem süreçler hem de makineler arasındaki iletişim artık tek hale geliyor. Böylece, dağıtık işleme kavramları programcıların hizmetine otomatik olarak girmiş oluyor. 2001 yılının Mart ayında ise, tüm güneş serisi ürünlerinin .com teknolojisine gemiş olması hedefleniyor. Antikacıoğlu, özellikle yazılım sektöründe Ar-Ge’ nin en önemli kaynağının insan olduğunu ifade ederek, insan kaynağıın maliyetinin yüksek olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin de Hindistan gibi, teknoloji ihraç etmeden insan kaynağı kullanan bir ülke olma yönüne doğru gittiğine dikkat çeken Antikacıoğlu, bu yıl içinde yutdışından insan kaynağı alacaklarını söylüyor. |
|