Avrupa’da .com şirketleri eksikliği

Avrupa’da henüz Amerika’daki Yahoo, Amazon, eBay gibi güçlü bir dot com şirketi kurulmuş değil ve Avrupalı Internet kullanıcıları yerel kuruluşlar yerine Amerikan kökenli Internet şirketlerini kullanmayı tercih ediyorlar.

Derleyen: AMİL KUNT

Dünyanın en büyük ikinci yazılım grubunun Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison, Internet’in küresel iş dünyasındaki kullanımı göz önüne alınırsa Avrupa’nın elektronik ticaret alanında geride olduğunu ve bu durumda eskiden devlet tekelinde olan telekomünikasyon kuruluşlarının altyapıya yeterli önem vermediğinden ve teleon ile Internet erişim ücretlerinin hala yüksek olmalarından kaynaklandığını ileri sürüyor. Avrupalı işadamları ve politikacılar da Ellison’un bu görüşüne katılıyorlar. Geçtiğimiz ay Berlin’e yaptığı bir ziyarette İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar bir konuşmasında altyapı yetersizliği kadar ABD’nin bu alanda çok ileride olmasının en büyük nedeni olan girişimcilerin Avrupa’da çok az sayıda olduğunu belirtti.

Gerçekten de Avrupa’da henüz Amerika’daki Yahoo, Amazon, eBay gibi güçlü bir dot com şirketi kurulmuş değil ve Avrupalı Internet kullanıcıları yerel kuruluşlar yerine Amerikan kökenli Internet şirketlerini kullanmayı tercih ediyorlar. Örneğin İngiltere’de en çok ziyaret edilen on web sitesinden sadece ikisi İngiliz kuruluşu olup, Yahoo’dan sonra Freeserve adlı İngiliz şirketi ikinci ve BBC’nin web sitesi 10’uncu sırada yer alıyor.

Internet Research Group ve SRI Consulting adlı kuruluşların yaptıkları ortak bir araştırmaya göre 1999 yılında Amerikan şirketlerinin elektronik iş altyapısı için yaptıkları yatırımlar 153 milyar dolar oldu ve 2003 yılında bu yatırımların 348 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Ancak bu gelişmeler karşısında şimdi Avrupa’da elektronik iş konusunda bir canlanma gözleniyor. Son 18 ay içinde şirketlerin yönetim kurulu toplantılarında bu alanda Internet’in getirdiği fırsatlardan yararlanılması yönünde önemli kararlar alınıyor. İngiltere’de Freeserve’in öncülüğünü yaptığı Internet servis sağlayıcıları ile e-ticaret işi gittikçe ivme kazanıyor. Online’a geçiş maliyetinin azalması ile Internet’e bağlanan Avrupalıların sayısı gün geçtikçe çoğalıyor. Son üç ayda dört Batı Avrupalıdan biri Internet kullanırken aynı dönem içinde ergen nüfusun yüzde beşi Internet’e bağlanmış bulunuyor. Son zamanlarda ilk kez görülen bu gelişme ile önümüzdeki bir veya iki yıl içinde Avrupa’da e-ticaret işinin rayına oturacağına inanılıyor.

Başta İskandinav ülkeleri olmak üzere Avrupa’nın bazı ülkelerinde, kişisel bilgisayar sahipliği ve sayısal mobil ve telefon kullanımı Amerika’dan daha yüksek düzeylere erişmiş durumda olup Amerikan şirketleri ürün ve servis alım ve satımı ile finansal işlemlerde daha ileri bir konumda bulunuyorlar. İngiltere’de iki yıl içinde toplam satışların yüzde 15’ini oluşturan veya ülkenin gayri safi yurtiçi üretiminin yüzde 5’ine eşit 65 milyar dolarlık elektronik satışın gerçekleşeceği bekleniyor. Avrupa genelinde şirketlerin 2002 yılında toplam satışlarının yüzde 12’si veya 152 milyar dolarlık bölümünün Internet yoluyla olacağı hesaplanıyor. Amerika’da ise aynı yıl içinde 118 milyar dolarlık satış yapılacağı öngörülüyor.

Internet ile ilgili yatırımların iki yıl içinde getiri beklentisi Avrupa’da yüzde 20 dolayında olurken ABD’de bu oran yüzde 27 düzeyinde. Mori adlı bir araştırma şirketi tarafından açıklandığına göre araştırılan Avrupa şirketlerinin yüzde 68’inde elektronik işinden sorumlu yönetim kurulundan bir kişi bulunurken, bu oran Amerika’da yüzde 91. Öte yandan aynı araştırma kapsamındaki İngiliz şirketlerinin elektronik işinin başında bir yönetim kurulu üyesi bulunuyor. Andersen Consulting şirketinin “eAvrupa Havalanıyor” adlı raporunda da 1998’e göre Avrupa’da bu alanda büyük bir değişimin görüldüğü vurgulanıyor.

Ancak Amerika ve Avrupa’daki elektronik ticaret modelleri arasında da önemli bir fark olduğu da bir gerçek. Köklü ve eski Avrupa şirketleri Internet’i pazarlama, satış, servis ve destek alanlarında kullanırken, Amerika’da yeni kurulmuş küçük şirketlerin bile Internet’i aynı alanlarda kullandıkları görülüyor.

Avrupa şirketlerinin birçoğu Internet’ten tam anlamıyla yararlanmak için gerekli “küresel düşünme” eğilimine henüz yeterli olarak girmiş değiller. Bu nedenle eski, geleneksel iş uygulama modellerinden vazgeçip Internet dünyasına uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılanma veya değişim yapma yönünde bir hayli ağır davrandıkları gözleniyor. Her ne kadar mobil telefon teknolojisi ve kullanımında Avrupa ve özellikle İskandinav ülkeleri Amerika’dan çok daha ileride ise de Avrupa şirketlerinin Internet’i işlerinde kullanımının Amerika düzeyine erişmesi için gerekli değişimleri yapmalarının daha uzun bir süre alacağı belli oluyor.