Teknoloji yüzyılına hoş geldiniz

Almanya Başbakanı Gerhard Schroeder, CeBIT 2000’de fuarın açılışı dolayısıyla yaptığı konuşmasında 21. yüzyılın CeBIT 2000 ile birlikte başladığını söylemişti. Fuarda edindiğimiz izlenimler bu sözün gerçekliğini açıkça ortaya koyuyor. Dünyadaki en büyük ICT pazarı ABD’de olmasına karşın, CeBIT, ABD’nin en büyüğü Comdex’ten kat kat ileride.

Mahir B. Aşut

CeBIT 2000, 400 bin metrekarelik sergi alanı ile dünyanın en büyüğü. Ancak CeBIT’in ICT endüstrisi için anlamı sayısal büyüklüklerin çok çok ötesinde. Gelenekselleşen yapısıyla CeBIT, adeta teknolojik bir kavşak. Yeni ürünler, servisler ve oluşumlar genellikle ilk olarak CeBIT toplantılarında ve standlarında duyuruluyor. Baktığınız anda, tekno-guruların önünüze koyduğu yeni bir dünyayı görebiliyorsunuz.

Belirgin eğilimler, trendler

CeBIT 2000 gezimiz süresince belirli bir konu veya sektörle sınırlı kalmayıp tüm etkinliğin nabzını tutmaya çalıştık. Her ne kadar zor olsa da, yakın geleceği ve geçmişten bugüne yaşadığımız gelişmeyi kavramanın başka yolu yok.

Bilişim günlük hayatın bir parçası

CeBIT 2000, bilişim teknolojilerinin günlük hayatımızda ne denli etkin bir rol oynadığının en belirgin örneği oldu. Kısa bir süre öncesine kadar, sadece bilişim profesyonellerinin ve kurumların ilgi gösterdiği bilişim teknolojileri, özellikle de Internet ve mobil telefonların hayatımıza girmesiyle yediden yetmişe herkesin ilgisini çekmeye başladı. Küresel bir teknoloji şölenine dönüşen CeBIT’e bu yıl tüm dünyadan 11 bin gazeteci katıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan CeBIT yetkilileri, bu rakamın Olimpiyatlara katılan basın mensuplarının sayısını bile geçtiğini belirttiler.

Sular duruluyor

CeBIT ’99, telekomünikasyon endüstrisinin bilgisayar endüstrisi üzerindeki -neredeyse ezici- ağırlığını hisettirdiği, “birleşen teknolojiler” (converging technologies) yılı olmuştu. Bu yıl durum çok farklı olmamakla birlikte sular biraz da olsa durulmuş görünüyor. Neredeyse sınırsız gibi görünen servis ve ürün geliştirme olanakları, uygulanabilir prototiplere ve teknolojilere dönüşüyor. Mobil el cihazlarını yetenekli bilgisayar terminallerine dönüştürecek olan WAP hakkındaki söylentiler ve tartışmalar, yerini somut hizmetler ve ürünlere bırakmış durumda.

CRT’lerden kurtuluyor muyuz ne?

CeBIT 2000, yıllardır alışageldiğimiz ilerlemeleri sergilemekle kalmıyor, gelişmemekte ısrar eden bazı ürünlerin de pabuçlarının dama atılmak üzere olduğunu gösteriyor.

PC endüstrisinde yıllardır kullanılagelen klasik CRT (Cathode Ray Tube) ekranlar çok fazla ilerleme kaydetmeden bugüne dek ulaştılar. Parlak radyasyon tüpleri, nihayet yerlerini plazma ekranlara bırakıyorlar.

CeBIT’in her köşesinde, neredeyse her bilgisayarda klasik bir ekranın yerini plazma ekranların aldığını gördük. Hatta plazma ekranlar, yalnızca sektör devlerinin tekelinde olan birer statü ve kalite sembolü olmaktan çıkıp, en küçük üreticinin dahi ürün yelpazesine girmiş bulunuyor. Derli toplu küçük PC’ler, plazma ekranlar ile destekleniyor. Bir-iki yıl içinde bu ekranların sektörün ana trendi olması kaçınılmaz.

Sesin yeni doğası

Özellikle PC’lerde pek fazla ilerleme kaydedilmeyen alanlardan biri de ses teknolojileri idi. CeBIT 2000, 3D surround ve sayısal ses ile ilgili yüzlerce ürüne ev sahipliği yaptı. Tüketicinin beklentisi artık yalnızca ses duymak değil, sesi mümkün olan en iyi biçimi ile hissedebilmek. Üretici şirketler de bu konuyu kavramış görünüyor.

Tabii ki Internet

Internet’in tüm dünyadaki hızlı büyümesi ve yepyeni servisler çerçevesinde giderek kitlelere doğru yayılması, CeBIT 2000’de kendini hissettiren başlıca eğilimlerden biriydi. Hatta CeBIT 2000, Internet’le parladı bile denebilir.

Elektronik ticaret ve Web temelli servislerin sayısında yaşanan artışı bir patlama olarak nitelemek pek yanlış olmasa gerek. Büyük Internet şirketleri CeBIT’e pek fazla rağbet etmedi ancak Avrupa’nın, ağırlıklı olarak da Almanya’nın genç şirketleri CeBIT 2000’de kendilerini gösterdiler. Mobil iletişim + Internet + elektronik ticaret, geleceğin dünyasına açılan pencereden görülen manzarayı oluşturuyordu.

Yazılımda Internet

Internet’in olanaklı kıldığı uluslararası ağlar, bu yıl da yazılım sektörünün arkasındaki itici güç oldu. Uygulama servis sağlayıcılık (ASP) işi giderek önem kazanıyor. Komplike ve pahalılaşan yazılımlar, bu iş dalını daha da cazip kılıyor.

Windows 2000 ve Linux’un çarpıştığı bir arena olarak da CeBIT belirginleşti. Tüm büyük yazılımcılar ve donanımcılar Linux platformunu ön plana çıkardılar. Windows 2000, ise CeBIT’de görücüye çıktı.

Bankacılık sektörü tazeleniyor

Şubelerden kaçış hızlanıyor. Bankaların kendi aralarında başlattıkları elektronik para akışı giderek daha fazla Internet’e yöneliyor. CeBIT 2000, bu konuya yönelik hizmet ve uygulamalara sahne oldu.

Fuarın, 26 temel salonunundan birinin (18. salon) tamamıyla bu alandaki uygulamalara ayrılmış olması kesinlikle bir rastlantı değil. Internet güvenliğinin ağırlıkta olduğu çözümler fuarda yer aldı.

İnsan faktörü yeniden keşfedildi

Teknoloji, bir süredir projelerimizin önünde engel değil. Teknolojik kısıtlar büyük ölçüde aşıldı. Tüm şirketler ve kişiler, diledikleri an diledikleri teknolojiye erişme olanağına sahip durumdalar. Böyle bir ortamda rekabet gücü ve karlılık kavramları yeniden tanımlanmak zorunda. Fikirler ve yetenek, taş ve tahtadan oluşan binalar, arsalar ve teknoloji harikası cihazlardan daha önemli.

CeBIT 2000’de her yanda, her standda bulunan eleman ilanları ve özel görüşme noktaları bu alandaki açığa ve ‘açlığa’ işaret ediyordu. Gartner Group’un verilerine göre önümüzdeki bir kaç yıl içinde yetişmiş personel açığı çığ gibi büyüyecek. Konuya Almanya özelinde bakacak olursak, şimdiden ciddi eleman açıkları var. Türkiye dahi Hindistan’dan programcı ‘ithal’ etmeye başladı! Böyle bir ortamda çalışanlar, şirketlerinden daha çok olanak bekliyor. Şirketler, daha esnek ve daha verici olmak durumundalar. Motivasyon araçları hızla değişmek ve gelişmek durumunda. ABD, bu gerçeği çok önceden kavradı ve yaşamaya başladı. Avrupa, bir adım geriden de olsa aynı trendi izleyeceğini CeBIT 2000’de gösterdi.

mahira@interpro.com.tr